“Boykot Sadece Telkin Düzeyinde Olmadı, Korkutmaya, Sindirmeye Varan Bir süreç Yaşanmıştır”

“Boykot Sadece Telkin Düzeyinde Olmadı, Korkutmaya, Sindirmeye Varan Bir süreç Yaşanmıştır”


Doç. Dr. Çelik: “Boykot Sadece Telkin Düzeyinde Olmadı, Korkutmaya, Sindirmeye Varan Bir süreç Yaşanmıştır”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, AK PARTi Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sonrası düzenlediği basın toplantısında, BDP’nin referandumu boykot kararını değerlendirerek, “Bu boykot maalesef sadece telkin düzeyinde olmadı, sadece telkin, tavsiye değil, gerginliklere, şantaja, korkutmaya, sindirmeye varan, hatta zaman zaman fiili müdahalelere varan bir süreç yaşanmıştır” dedi.

Çelik, MYK sonrasında parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, referandumun ele alındığını ifade etti. Hüseyin Çelik, “Dolmabahçe Toplantıları”nın kurumsal hale getirildiğini belirterek, 25 Eylül Cumartesi günü, medya grup başkanları ve genel yayın yönetmenleri düzeyinde yazılı ve görsel basın temsilcileriyle bir toplantı yapılacağını bildirdi. Çelik, Başbakan Erdoğan’ın, referandumun ardından yaptığı konuşmada, “kendisiyle ilgili yakışıksız sözler sarf eden, inciten sözler söyleyenlere hakkını helal ettiğini” anımsatarak, ”Bu demokratik bir erdemdir. Bildiğiniz gibi futbolcular sahada zaman zaman birbirlerine karşı seslerini yükseltebilirler, çelme takabilirler ama eğer rakibinin elinden tutup kaldırabiliyorsa skor belli olduktan sonra tokalaşabiliyorsa veya formalarını değiştirebiliyorsa bu spor centilmenliğidir. Bunun gibi siyasette bu centilmenliğin olması gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Başbakan’ın tavrı bu siyasi centilmenliğin bir örneğidir” diye konuştu. BDP’nin, referandumu boykot kararına da değinen Çelik, şunları kaydetti:

“Bu boykot maalesef sadece telkin düzeyinde olmadı, birçok ilde, bunun detaylı örneklerine girmek istemiyorum, sadece telkin, tavsiye değil, gerginliklere, şantaja, korkutmaya, sindirmeye varan, hatta zaman zaman fiili müdahalelere varan bir süreç yaşanmıştır. Ama buna rağmen BDP’nin belediyeyi elinde bulundurduğu sekiz ilin ikisinde kesinlikle boykot uygulanmamıştır. Bu iller Tunceli ve Iğdır illeridir. Diğer taraftan, 2 ilde ileri düzeyde boykotun etkilerin olduğunu görüyoruz ki bu illerde hepinizin bildiği gibi Hakkari ve Şırnak illeridir. Diğer taraftan Diyarbakır, Batman, Van ve Siirt’te de ikinci dereceden bir etkinlik gösterilmiştir boykotla ilgili olarak. Ve burada da kısmen yarı yarıya boykotun tuttuğunu söyleyebiliriz. Değerlendirmeleri şuna göre yapmak lazım: Değerli basın mensupları, belediye seçimlerinde, yerel seçimlerde daha çok insanlar ön planda olduğu için birisinin bir akrabası il genel meclis üyeliğine, birisi belediye meclis üyeliğine, birisi belediye başkanlığına vesaire aday olduğu için seçimlere katılma oranı da çok yüksektir, seçimlere de ilgi daha fazladır. Milletvekili seçiminde de buna benzer bir durum var. Ama referandumlarda bunu görmüyorsunuz. Mesela 2007’de yapılan referandumda Diyarbakır’da seçime katılma oranı yüzde 53’tür. Van’da yüzde 64-65 civarındadır. Referandumu referandumla mukayese etmek lazım. Buna göre bir değerlendirme yaptığınız zaman, bütün boykota rağmen mesela Güneydoğu’da 105 bin oy artışı oldu evetler 105 bin oy daha fazla artmıştır. Bunun da bu şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Sözünü ettiğim bu BDP’nin belediye elinde bulundurduğu 8 vilayetin dışında Mardin, Muş ve Ağrı’da da kısmi olarak boykotun etkisini gösterdiğini söyleyebiliriz. Ama bu illeri istisna ederseniz Doğu ve Güneydoğu’da biliyorsunuz 23 il vardır, 11 ilde şu veya bu düzeyde boykotun etkisinin olduğu görülüyor. Ama 12 ilde de boykotun hiç bir şekilde etkisinin olmadığını görüyoruz.”

“Hayır oyu veren insanımızın oylarını da önemsiyoruz”

MYK’da yapılan bir başka değerlendirmenin de hayır oyu verenlere ilişkin olduğunu ifade eden Çelik, “Yüzde 42 hayır oyu veren insanımızın da oylarını çok önemsiyoruz. Onları da saygıdeğer buluyoruz. Onlarla ilgili olarak da ilçe bazında analizler yapacağız, il il analizler yapacağız. Bu referandumda hayır oyu veren insanların hangi sebeplere bağlı olarak hayır oyu kullandığı, hangi endişelere dayalı olarak hayır oyu kullandığını da tespit edeceğiz ve ona göre bir yaklaşım sergileyeceğiz” dedi. Çelik, ayrıca 16 metropol şehirden 11’inden evet, 5’inden ise hayır çıktığını belirterek, “Bazıları kıl payıdır, bazıları daha açık farklarla hayır demişlerdir. Bu büyük şehirlerimizle de ilgili olarak gerekli değerlendirmeleri elbette yapacağız” diye konuştu.

14.09.2010