“22 Üyenin 16’sının Yargı Kurumlarınca Seçildiği Bir Kurulda Siyasetin Yargıyı Kuşattığı Şeklindeki

“22 Üyenin 16’sının Yargı Kurumlarınca Seçildiği Bir Kurulda Siyasetin Yargıyı Kuşattığı Şeklindeki



Doç. Dr. Çelik: “22 Üyenin 16’sının Yargı Kurumlarınca Seçildiği Bir Kurulda Siyasetin Yargıyı Kuşattığı Şeklindeki İddiaya Kim İnanır”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Anayasa paketi kitapçığına ilişkin olarak, “Biz bir kitap yayımladık, bizim kitabımız anayasa paketiyle ilgili ayakları yere basan bir kitaptır. CHP’nin yayımladığı dokümanlara bakın, Meclis’teki boş, arkası olmayan iddialarını burada tekrarlamışlardır” dedi.

Çelik, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP’nin ”hayır” kampanyası için hazırladığı dokümanlarda AK PARTi’nin itham edilirken ”ben yargıcı seçeyim, yargıç beni aklasın” gibi bir tutum içerisinde olduğunun iddia edildiğini öne süren Çelik, şunları söyledi:

“Burada yargı ile ilgili olan kısım Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile olan kısmıdır. HSYK’nın yeni şeklinde 22 üye vardır, bunun 16’sını yargı kurumlarının kendisi seçiyor. Sayın Bakan ve Müsteşarla birlikte 18, 4’ünü de Sayın Cumhurbaşkanı seçiyor. 22 üyenin 16’sının yargı kurumlarınca seçildiği bir kurulda, siyasetin yargıyı kuşattığı, oraya müdahale ettiği, özerkliğini kaldırdığı şeklindeki iddiaya kim inanır.”

“Tek partiye dayalı Hükümet olma ile ülkeyi tek partiye mahkum etmek başka şeylerdir”

Anayasa paketine ilişkin AK PARTi’nin yayımladığı kitabın ”ayakları yere basan, dünyadaki örneklerle işin nasıl olması gerektiğini ortaya koyan” bir kitap olduğunu söyleyen Çelik, “CHP’nin yayımladığı dokümanlara bakın, Meclis’teki boş, arkası olmayan iddialarını burada tekrarlamışlardır” dedi. CHP’nin Anayasa paketine ilişkin hazırladığı dokümanda, “tek parti darbesinden” söz ettiğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

“Evet biz bir koalisyon hükümeti değiliz. Türkiye, tek partiye dayalı bir iktidarın 8 yıldan beri tadını çıkarıyor. Bu Türkiye için bir talihtir, bir avantajdır, bir şanstır. Ne zaman Türkiye’de bir parti tek başına iktidara gelmişse Türkiye yukarıya doğru tırmanmıştır. 2002’den bu yana ki durum da aynıdır. Ne var ki tek partiye dayalı hükümet olma ile ülkeyi tek partiye mahkum etmek başka şeylerdir. Tek parti yönetimi ve zihniyeti adeta CHP’nin soyadıdır. Bunu halkımız çok iyi biliyor. Yıllar yılı valileri, CHP’nin il başkanları, bütün kamu çalışanlarını CHP’nin emirber neferleri haline getiren tek parti zihniyetinin ne olduğunu, CHP olduğunu siyasi parti tarihimizi okuyanlar çok iyi bilirler.”

Çelik, muhalefet partilerinin Anayasa değişiklik paketinin içeriğini tartışmayı bir kenara bıraktıklarını, bundan hiç hoşlanmadıklarını, meydanlarda, salonlarda bunun hakkında konuşmadıklarını öne sürdü. Türkiye’nin refah sıçraması yapabilmesi için, gelirin ve refah düzeyinin katlanabilmesi için ayaklarındaki prangalardan kurtulması gerektiğini kaydeden Çelik, “Bu prangalardan birisi de 12 Eylül Anayasası’dır. Ümit ediyorum ki yine bir 12 Eylülde 12 Eylül Anayasası’ndan bu halk kısmen de olsa kurtulacaktır ve hem ekmeğimizi büyüteceğiz, hem özgürlük alanlarımızı genişleteceğiz” diye konuştu.

13.08.2010