“Diktatörlüklerde İşleyiş Çok Hızlı Ama Sakat, Demokrasilerde İse Yavaş Fakat Sağlamdır”

“Diktatörlüklerde İşleyiş Çok Hızlı Ama Sakat, Demokrasilerde İse Yavaş Fakat Sağlamdır”


Doç. Dr. Çelik: “Diktatörlüklerde İşleyiş Çok Hızlı Ama Sakat, Demokrasilerde İse Yavaş Fakat Sağlamdır”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç.Dr. Hüseyin Çelik, FOX TV’de yayınlanan “Çalar Saat” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yüksek Askeri Şura’da yapılan atamaları değerlendiren Doç. Dr. Çelik, sürecin “kriz” olarak nitelendirilmesini eleştirdi. Türkiye’nin her geçen gün biraz daha demokratik bir Cumhuriyet olduğunu ifade eden Çelik, “Bürokratik Cumhuriyetlerde sivil ve askeri bürokrasinin iradesi, millet iradesinin her zaman önündedir. Millet iradesi devreye girdikten sonra birileri için bu şaşkınlık oluşturabilir, yani buna alışmayanlar için şaşkınlık oluşturabilir. Türkiye’de şu anda kurallar çalışıyor. Millet iradesine dayalı olan iktidarlar elbette milletin ordusunda kimlerin komuta kademesinde olacağında söz sahibi olacaktır. Bunu başından itibaren söyledik. Diktatörlüklerde işleyiş çok hızlı, ama sakattır. Fakat demokrasilerde işleyiş yavaş, fakat sağlamdır” dedi.

Doç. Dr. Hüseyin Çelik, programda Yüksek Askeri Şura’da yapılan atamaları değerlendirdi. YAŞ sürecinin kriz olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını kaydeden Çelik, “Meşruiyet içerisinde kesinlikle krizden söz edilemez, kuralları çalıştırırsanız, hukuku çalıştırırsanız kriz diye bir şey olmaz. Sonuçta Türkiye bir hukuk devletidir ve kurullar çalıştırıldığı zaman da sonuca varılabiliyor. Ama 1 gün önce, 5 gün sonra olabilir. Başından beri biz buna kriz demedik, kriz zaten yoktu, mesele hallolmuş durumda” dedi.

“Türk Ordusu hiçbir zaman komutansız kalmaz”

Türkiye’nin bugüne kadar hep bürokratik bir Cumhuriyet görünümüyle geldiğini belirten Çelik, “Türkiye her geçen gün biraz daha demokratik bir Cumhuriyet oluyor, bürokratik Cumhuriyetlerde sivil ve askeri bürokrasinin iradesi, millet iradesinin her zaman önündedir. Millet iradesi devreye girdikten sonra birileri için bu şaşkınlık oluşturabilir, yani buna alışmayanlar için şaşkınlık oluşturabilir. Türkiye’de şu anda kurallar çalışıyor. Millet iradesine dayalı olan iktidarlar elbette milletin ordusunda kimlerin komuta kademesinde olacağında söz sahibi olacaktır. Bunu başından itibaren söyledik. Diktatörlüklerde işleyiş çok hızlı, ama sakattır. Fakat demokrasilerde işleyiş yavaş, fakat sağlamdır” dedi. Türk ordusunun hiçbir zaman komutansız kalmayacağını kaydeden Çelik, “Hiçbir makam boş kalmaz, nitekim öyle oldu, iyi de oldu… Dedik ki şu anda ordumuzda 15 tane orgeneral var, bunlardan birisi Genelkurmay Başkanı olacak, birisi Kara Kuvvetleri Komutanı olacak, birisi 1. Ordu Komutanı olacak vesaire. Başka bir ülkeden herhalde orgeneral ithal ederek ordumuzun başına getirmeyi kimse aklının köşesinden geçirmez. Dolayısıyla, biz başından itibaren rahattık” diye konuştu. Özellikle hükümetlere, siyasi iradeye; belli isimlerin dayatılmasının geçmişte alışkanlık olabileceğini ifade eden Çelik, şunları söyledi:

“Ama bugünkü Türkiye’de artık böyle bir şey söz konusu değildir. Altını çizmek istiyorum, millet iradesi devrededir, Sayın Başbakan, biliyorsunuz halk tarafından icra ile görevlendirilmiş olan bir insandır. Sayın Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanıdır. İkisinin de devrede olması ve makul bir çözümün bulunmuş olması, aslında bizim alışmamız gereken şeydir. Genellikle siz yanlışa alıştığınız zaman doğrular size garip gelir. Ben hep şunu söylüyorum: Deliliğin standart olduğu yerde akıllılık sapmadır.”

“Türkiye’de teamül darbe yapmaktır”

Çelik, Amerika Birleşik Devletleri’nde, İngiltere’de, Fransa’da, İtalya’da kimin genelkurmay başkanı, kimin kara kuvvetleri komutanı olacağının vatandaş tarafından sorgulanmadığını belirterek, “Vatandaş bunu sormaz, düşünmez ve merak bile etmez. Niçin? Çünkü vatandaş şöyle düşünüyor: Benim adıma benim yetkilendirdiğim, görevlendirdiğim insanlar bu işin nasıl olması gerektiğine zaten karar verecekler diyor” dedi. Kılıçdaroğlu’nun ‘teamüller var buna dokunmayın’ şeklindeki sözlerini anımsatan Çelik, “Türkiye’de teamül darbe yapmaktır, Türkiye’de teamül askerin sivil siyaseti organize etmesidir, şekillendirmesidir, toplum mühendisliği yapmasıdır. Bu teamül dediğimiz şey, sürekli yapıldığı için alışkanlık haline gelmiş olan davranışlardır. Hukukun olduğu yerde, Anayasanın, yasaların olduğu yerde teamül falan diye bir şeyden söz edemezsiniz” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“Bugüne kadar dediğim gibi, efendim darbe planları hazırlamak bir teamül olabilir. Sivil ve askeri bürokrasinin millet iradesi üzerinde, özellikle yöneten iktidar üzerinde vesayet oluşturmaya çalışması, onu etkilemesi, yönlendirmeye çalışması, bir teamül olabilir. Ama Türkiye her geçen gün demokratikleşen bir ülkedir. Yeniden Amerika’yı falan keşfetmeye talip değiliz. Kalkınmış, demokratik standartları yüksek, hukukun üstünlüğüne dayalı ülkelerde bu işler nasıl yapılıyorsa, asker-sivil ilişkileri nasılsa, bizde de öyledir, öyle de olacaktır bundan sonra.”

09.08.2010