“Bu Anlaşmada Türkiye Kendisini Hiçbir Siyasi Kayıt İle Sınırlandırmamıştır”

“Bu Anlaşmada Türkiye Kendisini Hiçbir Siyasi Kayıt İle Sınırlandırmamıştır”

Doç. Dr. Çelik: “Bu Anlaşmada Türkiye Kendisini Hiçbir Siyasi Kayıt İle Sınırlandırmamıştır”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan anlaşmayla ilgili olarak, “22 Eylül 2003 tarihinde Sayın Ali Babacan, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı sıfatıyla Amerikalılarla, Türkiye’nin Irak’ın işgaliyle doğan ekonomik zararlarının telafi edilebilmesi için 8,5 milyar dolar krediye çevrilebilir 1 milyar dolarlık bir hibe için anlaşma imzalamışlardır. Bu anlaşmada Türkiye kendisini hiçbir siyasi kayıt ile sınırlandırmamış, Kuzey Irak’a gerekli hallerde asla girmeme taahhüdünde bulunmamıştır” dedi.

Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu basın toplantısında, 2003 yılında Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin iddialara da yanıt verdi. Çelik, 2003 yılında Ali Babacan’ın Amerika Birleşik Devletleri yetkilileriyle imzaladığı bu anlaşmayı Kılıçdaroğlu ve Partisinin yıllardır adeta ağızlarına sakız haline getirdiklerini ifade etti. Çelik anlaşamaya ilişkin şunları söyledi:

“İşin özü şudur: 22 Eylül 2003 tarihinde Sayın Ali Babacan, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı sıfatıyla Amerikalılarla, Türkiye’nin Irak’ın işgaliyle doğan ekonomik zararlarının telafi edilebilmesi için 8,5 milyar dolar krediye çevrilebilir 1 milyar dolarlık bir hibe için anlaşma imzalamışlardır. Bu anlaşmada Türkiye kendisini hiçbir siyasi kayıt ile sınırlandırmamış -bunun altını çiziyorum- bu anlaşmada Türkiye kendisini hiçbir siyasi kayıt ile sınırlandırmamış, Kuzey Irak’a gerekli hallerde asla girmeme taahhüdünde bulunmamıştır. Ancak Amerikan tarafı, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmasını, ödemenin geri kalanını askıya alma sebebi sayacağını ifade etmiştir. Bunu şuna benzetebilirsiniz: Kıbrıs Barış Harekatından önce Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’nden silah ve mühimmat alıyordu. Kıbrıs’a yapılan bir müdahalede Amerika’nın ambargo koyacağı belliydi ve bu ifade edilmekteydi. Nitekim bunu yaptılar. Ama bu, onların böyle davranması veya davranacağı, bizim Kıbrıs Barış Harekatını yapmayacağımız anlamına gelmiyor; meseleyi buna çok rahatlıkla benzetebilirsiniz. Türkiye’de ekonomik şartların hızla iyileşmesi üzerine yapılan yeniden değerlendirmede 8,5 milyar dolarlık krediye veya 1 milyar dolarlık hibeye gerek olmadığı sonucuna varılmış ve anlaşma Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne onay için gönderilmemiş, dışişleri bakanlıkları arasındaki nota teatisiyle anlaşma iptal edilmiştir; meselenin özü, aslı, esası budur değerli arkadaşlar. CHP, 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesinde bu meseleyi yine diline dolamış, bunun üzerine 4 Temmuz 2007 tarihinde Dışişleri Bakanlığı’nın 101 numaralı Bakanlık açıklamasıyla mesele kamuoyuyla paylaşılmıştır. Söz konusu açıklama, hala Dışişleri Bakanlığının web sitesindeki yerinde durmaktadır, bunu buradan çıkınca rahatlıkla tıklayıp görebilirsiniz. Şimdi gerçek bu iken, hal böyle iken Sayın Kılıçdaroğlu’nun Sayın Başbakanı ihanetle suçlaması ve bu anlaşmayı Sayın Başbakanın yakasına asacağım şeklindeki yakışıksız ifadeleri, kesinlikle yine dediğim gibi milletin ferasetine, milletin değerlendirmesine sunulacak olan bir meseledir.”

28.07.2010