“Seçim Barajının Düşürülmesi Önerisine Soğuk Bakıyorum”

“Seçim Barajının Düşürülmesi Önerisine Soğuk Bakıyorum”


Doç. Dr. Çelik: “Seçim Barajının Düşürülmesi Önerisine Soğuk Bakıyorum”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, 15 Temmuz’da Habertürk TV’de yayınlanan “Habertürk Gündem” kuşağında Habertürk Televizyonu Ankara Temsilcisi Ünsal Ünlü’nün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Doç. Dr. Çelik, CHP’nin seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesi önerisine soğuk baktığını belirterek, “Türkiye demokratik standartları yüksek bir Anayasaya kavuşsun, o barajlar da zaman içinde kendiliğinden inecektir” dedi. 2007’de Meclis’in yüzde 87 temsil oranına sahip olduğunu belirten Çelik, bunun çok yüksek bir oran olduğunu söyledi. Anayasada, seçimlerin temsilde adalet, yönetimde istikrarı sağlaması gerekliliğine işaret edildiğini anımsatan Çelik, “Yönetimde istikrarın olabilmesi için barajın olması gerekiyor, temsilde adaletin olması için de barajın olmaması gerekiyor, bu ikisi arasında bir şey yok. Ve o istikrarı sağlayamıyorsunuz. Dolayısıyla istikrarın devamı için Türkiye’de barajın olması gerekiyor, yönetimde yani temsilde adalet için de barajın olmaması gerekiyor” dedi.

“Türkiye standartları yüksek bir Anayasaya kavuşsun barajlar da kendiliğinden inecektir”

Çelik, 1971-1980 döneminin Türkiye’nin; koalisyonlarla, ağırlıklı olarak da MC koalisyonlarıyla, yönetildiği bir dönem olduğunu belirterek, “Türkiye aşağıya doğru gitmiştir, her meselede aşağıya doğru gitmiştir. 83-91 arasında tek ANAP iktidarı var, burada ise Türkiye yukarıya tırmanmıştır” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“1991-2002’de koalisyon dönemidir. Türkiye karaya vurdu resmen, dibe vurdu. 2002’den şimdiye kadar bakın 7-8 senedir yine tek parti Hükümeti var ve Türkiye’de de bu anlamda önemli bir mesafe katedildi. Dünyanın birçok yerinde koalisyonlar var, doğrudur. Mesela İskandinav ülkelerinde koalisyonlar var, birçok Batı Avrupa ülkesinde koalisyonlar var. 4 yıl boyunca bunların çıkardığı kanunlar, bizim 6 ayda çıkardığımız kanun kadar yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işleyişi ve çalışması açısından 10 partinin Meclis’e girmesi sıkıntı yaratıyor. Neden? Çünkü biz değişim ve dönüşüm sürecinde olan bir ülkeyiz. Onlar bütün sistemlerini oturtmuşlar, müesseselerini oturtmuşlar, demokratik gelenekleri yerli yerine oturmuş. Türkiye de buna adım adım gidiyor. Anayasamızdan bir başlayım. Şu Anayasa referandumunu geçirelim. Türkiye şöyle demokratik standartları yüksek bir Anayasaya kavuşsun, o barajlar da zaman içinde kendiliğinden inecektir.”

15.07.2010