TBMM’de Görüşülmekte Olan Anayasa Değişiklik Paketi İle İlgili Bilgilendirme Notu-6

TBMM’de Görüşülmekte Olan Anayasa Değişiklik Paketi İle İlgili Bilgilendirme Notu-6

TBMM’DE GÖRÜŞÜLMEKTE OLAN ANAYASA DEĞİŞKLİK PAKETİ İLE İLGİLİ BASIN BİLGİLENDİRME NOTU -6 28.04.2010

Dün (27.04.2010) TBMM’de 1.Tur müzakereleri yapılan Anayasa değişiklik paketinin 23, 24 ve 25. maddeleri 330’un üzerinde oy alarak geçmiştir.

22. madde ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun Kuruluşu ve işleyişi yeniden düzenlemektedir. Buna göre;

1- Mevcut durumda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 7 asıl ve 5 yedek üyeden oluşan sayısı 21 asıl ve 10 yedek üyeye çıkarılmaktadır. Aynı işlevi gören Kurul Fransa’da 18, İtalya’da 27, İspanya’da 21, Polonya’da 25, Portekiz’de 17 üyeden oluşmaktadır.

2- Mevcut durumda Bakan ve Müsteşar dışındaki asıl ve yedek 10 üyenin 6’sını Yargıtay Genel Kurulu, 4’ünü Danıştay Genel Kurulu seçmektedir.

Yapılan değişiklikle 31’e çıkarılan üye sayısının bakan ve müsteşar hariç geleceği kaynaklar ve seçilme biçimleri şöyledir:

Seçici Kurum/Kaynak

Seçeceği

Asıl üye Yedek üye

Atama Mercii

Yargıtay Genel Kurulu

3

2

Yargıtay Genel Kurulu, Doğrudan

Danıştay Genel Kurulu

1

1

Danıştay Genel Kurulu, Doğrudan

Adli ve İdari İlk Derece Mahkemeleri Hakim ve Savcıları

7 Adli

3 İdari

4 Adli

2 İdari

Doğrudan

Türkiye Adalet Akademisi

1

1

Genel Kurul, Doğrudan

Cumhurbaşkanı (Üst düzey yönetici, öğretim üyesi ve Avukatlardan)

4

Cumhurbaşkanı

Asıl üye Yedek Üye

Toplam 19+2 Toplam

10

(Bakan, Müsteşar)

3- Mevcut halde Adalet Bakanı tüm toplantılara katılmakta ve oy kullanmaktadır. Değişiklikle Adalet Bakanı, üç kuruldan oluşan yeni yapıda kurul toplantılarına katılamayacak, sadece Genel Kurula katılacaktır.

4- Mevcut durumda, Müsteşar katılmadığı zaman toplantı yapılamamakta, değişiklikle bu şart kaldırılmaktadır.

5- Mevcut durumda tüm hakim ve savcıların denetimi, bakana bağlı Adalet Bakanlığı Müfettişleri tarafından ve Bakan’ın izni ile yapılmakta; yeni yapıda adalet müfettişleri HSYK’ya bağlı olacak, hakim ve savcıları denetleyecek bu müfettişlerin atamaları, görevlendirilmeleri bu kurulca yapılacaktır.

6- Mevcut durumda HSYK kararları üzerinde yargı denetimi ve etkili iç itiraz mekanizması mevcut değildir. Yeni düzenleme ile ihraçlara yargı yolu açılmakta, diğer tasarruflarla ilgili iç itiraz mekanizmaları getirilmektedir.

7- Mevcut durumda üyelerin tümünü Sayın Cumhurbaşkanı kendisine her üyelik için arz edilen 3 aday arasından seçip atamakta iken, yeni durumda Sayın Cumhurbaşkanı sadece 4 üyeyi atayacaktır.

8- Mevcut durumda, yüksek yargının dışında, HSYK’ya üye olma imkanı bulunmamakta iken, yeni düzenleme ile ilk kademe mahkemeleri, asıl ve yedek 16 üyeyi seçmektedir.

9- Mevcut durumda HSYK’nın bir müstakil binası, sekreteryası ve kendine mahsus bütçesi yokken; yeni düzenleme ile tüm bu imkanlar sağlanmaktadır.

10- Mevcut yapıda Yargıtay ve Danıştay çoğulcu değil çoğunlukçu bir yapıda HSYK’ya üye seçmekte, yeni düzenleme ile bloklaşma ve çoğunluğun tüm üyeleri seçmesine engel olunmakta nispi temsile dayalı bir seçim yöntemi getirilmektedir.

HSYK’nın yapısının değiştirilmesi üzerine hem muhalefetin hem bazı çevrelerin anlaşılmaz bir şekilde kıyamet kopardığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir.

Hükümetimizin bu yolla yargıyı kuşatmak istediği, yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatının ortadan kaldırılacağı iddia edilmektedir.

Aksine HSYK daha güçlü ve daha çoğulcu ve siyasi etkinin uzağında bir kurum haline getirilmektedir.

Peki, buna rağmen itirazlar nereden kaynaklanmaktadır? İtirazların esas sebebi kapalı kast sisteminin ortadan kaldırılmasından kaynaklanan durumdur. Mevcut halde HSYK üyelerini, Yargıtay, Danıştay seçiyor; sonra HSYK bu iki kuruma seçilecekleri belirliyor. Karşılıklı birbirini var eden bu yapı demokratik değil, asla sağlıklı değil.

Tüm uluslararası mukayeseli hukuk uygulamaları, medeni ve kalkınmış dünya örnekleri, AB Müktesebatı, Avrupa Konseyi ve buna bağlı çalışan ilgili kurulların tavsiye kararları, halkımızın yargıdan beklentisi ve bu yöndeki ihtiyaçları, yargı bağımsızlığı ve hakim teminatı prensibi, yeni düzenlemelerde esas alınmıştır.

Bu değişiklik yapılırken, bizzat yargı kurumlarının talepleri, siyasi partilerin öteden beri hazırladıkları taslaklar ve STK’ların önerileri de büyük çapta göz önünde bulundurulmuştur.

24. madde ile AK Parti hükümetlerinden önce etkinliği ve işlerliği olmayan, ancak 2003’ten beri ekonomik politikaların oluşturulması ve uygulanmasında çok önem verilen Ekonomik ve Sosyal Konsey anayasal güvenceye kavuşturulmaktadır. Böylelikle hükümetin ilgili bakanlarının, gerektiği zaman bizzat Sayın Başbakanın, ilgili sivil toplum kuruluşları ve Meslek odalarının temsilcileriyle bir araya gelmesi, keyfi ve isteğe bağlı, hükümetten hükümete değişebilecek bir durum olmaktan çıkarılmakta ve zorunlu hale getirilmektedir.

Bu durum katılımcı demokrasinin ve ülke menfaatlerinin gereğidir.

25. madde ile 12 Eylül darbesini yapanları, onların tayin ve tespit ettikleri hükümet üyelerini ve yine Milli Güvenlik Konseyi’nin oluşturduğu Danışma Meclisi Üyelerini sorumsuz, yargılanamaz, hesap sorulamaz bir konuma getiren Anayasa’nın geçici 15. maddesi ortadan kaldırılmaktadır.

Türkiye’nin medeni milletler camiasında hakkettiği yeri alması için yapılan bu değişikliklere, kimlerin hangi gerekçe ve mülahazalarla karşı çıktığı kamuoyunun gözünden kaçmamaktadır.

Dün akşam yapılan oylamalar esnasında özellikle geçici 15. maddenin kaldırılması konusunda muhalefet, tabii olduğu samimiyet sınavından geçememiş, adeta vesayetin devamından yana tavır almıştır.

Doç. Dr. Hüseyin Çelik
Genel Başkan Yardımcısı
Tanıtım ve Medya Başkanı