CHP İl Kongresi Esnasında Van’da Meydana Gelen Olaylarla İlgili Basın Açıklaması

CHP İl Kongresi Esnasında Van’da Meydana Gelen Olaylarla İlgili Basın Açıklaması


CHP İl Kongresi Esnasında Van’da Meydana Gelen Olaylarla İlgili Basın Açıklaması

1- Benim veya herhangi bir Genel Merkez görevlisinin hiçbir surette bu meseleyle ilgisi de yok, bilgisi de yok.

2- 2 Nisan Cuma günü, yani olayın cereyan ettiği gün, MKYK toplantımızın ardından yaptığım mutat basın toplantısı esnasında Sn. Baykal’ın, bu olayı benim ve akrabalarımın organize ettiğine dair iddiası soruldu. Ben kesin bir dille bu işle uzaktan yakından alakam olmadığını, bu eylemin esasen bir Ak Parti organizasyonu da olmayacağını ifade ettim.

Akraba olarak bula bula, Sayın Baykal’ın programının yapıldığı Düğün Salonunun altında dükkanı bulunan kardeşimin kayınbiraderi bulundu ve buradan hareketle konu benimle ilişkilendirilmeğe çalışıldı. Kendi kayınbiraderimden bile sorumlu olamayacağım gibi, kardeşlerimin kayın biraderlerinden sorumlu tutulmam akılla bağdaşmaz.

3- Protestocular arasındaki 4 AK Partili gösterilerek bunun bir AK Parti Organizasyonu olduğu CHP tarafından iddia ediliyor. Orada onlarca BDP’li, eski CHP’li herhangi bir parti ile ilişkili olmayan sıradan vatandaşlar var. CHP ısrarla partimizi ve şahsımı konu ile ilişkilendirme gayretiyle bu gerçeği gizliyor.

Nitekim mahalli basına beyanat veren esnaftan birçok insan, bunun spontane bir tepki olduğunu ve kimsenin teşvikiyle değil, kendi iradeleriyle Sayın Baykal’ı protesto ettiklerini söylüyorlar.

4- Van’da, CHP üyelik kartını Sn. Kılıçdaroğlu’na uzatarak “bunu Sayın Baykal’a götür, taşımaktan utanıyorum” diyen vatandaşın görüntüleri basına intikal etti. Bu durumu CHP, söz konusu iddialarla örtbas etmeğe çalışıyor.

5- Ben, “konunun benimle ilişkili olduğuna dair iğne ucu kadar bir delil bulunursa Sn. Baykal’dan 72,5 milyonun huzurunda özür dilerim” dedim. CHP’li Sn. Ateş “Sn. Çelik, demek istiyor ki ben işimi sağlam yaparım, iz bırakmam” diyor.

Bu yorumu ayıplıyorum. Benim sözümü böyle çarpıtmak ancak CHP zihniyetinin yapabileceği bir şeydir. Aynı iddiamda ısrarlıyım.

6- Benim 2 Nisan’da MKYK toplantımızdan sonra yaptığım basın toplantısı esnasında konu ile ilgili açıklama yapmış olmamı, CHP, “suçluluk telaşı ile” yapılmış bir açıklama olduğunu iddia ediyor.

Halbuki ben o basın toplantısında Parti Sözcüsü sıfatıyla Partimiz adına yapılanları ayıpladığımızı ve kınadığımızı açık bir dille ifade ettim.

Konunun benimle ve Genel Merkezimizle ilgili olmadığını zaten biliyordum. Basın Toplantısı yapmadan önce Van İl Başkanımızı arayarak bilgi aldım. Van İl Başkanımız, Parti olarak işin içinde olmadıklarını, girişimin AK Partiyle ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Geç açıklama yapıp, geç tepki göstermiş olsaydık, bu sefer CHP’liler niçin geç tepki gösterdiğimizi sorgulayacaklardı.

7- AK Partinin siyasetinde kaba kuvvet ve şiddetin yeri yoktur ve olamaz. Biz Demokratik yollarla, yasal zeminde Sayın Baykal’la veya başka birileriyle ilgili olarak bir protesto organizasyonu yapmak istersek, bunu açıkca yaparız ve sahipleniriz. Ancak bizim siyasi terbiyemizde Siyasi Parti Liderlerine taş, yumurta ve benzeri cisimler atmak; liderlerin yakasına yapışmak yoktur.

8- Salı günü, (06.04.2010) AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığım Basın Toplantısında, konunun Yargıya intikal ettiğini, suçlu bulunacak kişi veya kişilerin, kim olursa olsun, Partimizden ve İktidarımızdan himaye görmeyeceğini açık bir dille ifade ettim. Aynı Basın Toplantısında Sayın İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü’ne çağrıda bulunarak, olayda şayet bir güvenlik zaafı varsa veya ihmali olan güvenlik görevlileri varsa onlarla ilgili de gereğinin yapılmasını Parti olarak talep ettiğimizi ifade ettim.

Nitekim dün (08.04.2010) itibariyle Sayın İçişleri Bakanımızın talimatıyla iki mülkiye müfettişi konuyu araştırmak üzere görevlendirilmiştir.

9- 4 AK Partilinin protestocular arasında yer alması, AK Partinin kurumsal olarak bunun arkasında olduğunu göstermez.

Ayrıca taş atan, yumurta atan bir AK Partili tespit edilirse onları parti olarak cezalandırırız. Nitekim bu amaçla Van İl Başkanlığı bir inceleme başlatmıştır. Sözlü protestoya gelince, bunların çok daha ileri olanlarını CHP’li Milletvekilleri Sayın Başbakan TBMM kürsüsünde konuşurken yapıyorlar. TBMM oturumlarında özellikle Sayın Başbakan kürsüde konuşurken CHP’li milletvekilleri hiç de yakışık almayan laflar atmaları da kamuoyunca bilinmektedir.

CHP’li vekillerin Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili, Sayın Başbakan’la ilgili terbiye sınırlarını zorlayan aleni hakaret içeren ifadelerine bugüne kadar Sayın CHP Genel Başkanı’nın seyirci kaldığı da herkesçe bilinmektedir.

10-Haziran 2005 tarihinde, Sayın Başbakan’a Trabzon’da yumurta atan Ethem Küçük isimli şahıs, bir ay sonra, zamanın CHP’li Trabzon Belediye Başkanı tarafından işe alınarak ödüllendirilmiştir. Biz sadece Sayın Baykal’a değil, tüm siyasi parti liderlerine atılmış taşı, kendi liderimize atılmış gibi değerlendirir ve gereğini yaparız.

11-CHP Genel Başkanı, Van’da uğradığı hayal kırıklığını, Partisinin oradaki zaafını bir mazerete sığınarak izah etmeğe çalışıyor. Bu boşuna bir gayrettir.

12-Şahsımla ve kan bağım olan hiçbir akrabamla ilişkili olmadığı halde Sayın Baykal’ın adımı vererek, konuyu benimle ilişkilendiren iftirasına karşı bir liralık manevi tazminat davası açtım. Konuya Yargının daha bir açıklık getireceğine inanıyorum. Kaldı ki, birinin kan bağı bulunan yakınları bile, bir yanlış yaparsa, suçların kişiselliği prensibinden dolayı o insanı, suça iştirak etmediği veya bir şekilde suçla ilişkili olmadığı sürece sorumlu tutamazsınız.

13-Başta Sayın Baykal olmak üzere, CHP’liler benim bilgim ve haberim olmadan Van’da hiçbir şeyin olamayacağını iddia ediyorlar. Nitekim bu tutum, dönemin 100.Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın tutuklanması esnasında da aynen sergilenmiştir.

Sayın Başbakanımızın Van’a son gelişi esnasında yapılan protesto gösterileri, araba yakmalar, esnafın işyerlerine verilen zararlar ve daha bir çok kaba kuvvet ve şiddet içeren görüntüler hala toplumun hafızasında mevcuttur. Eğer iddia edildiği gibi bir gücüm olsaydı, ben önce bunlara mani olurdum.

Doç. Dr. Hüseyin Çelik
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı
Tanıtım ve Medya Başkanı

09.04.2010