Kimse süreci tıkayıcı bir rol oynamasın

Kimse süreci tıkayıcı bir rol oynamasın

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Türkiye’nin yeni, sivil, ileri demokrasiye dayalı bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Lütfen kimse süreci tıkayıcı bir rol oynamasın. Eğer armudun sapı, üzümün çöpü hesapları yapılırsa veya birileri davul tozu, minare gölgesi türünden şeyler gündeme getirirse, o Uzlaşma Komisyonu uzlaşma komisyonu olmaktan çıkar” dedi.

“Türkiye’nin ileri demokrasiye dayalı bir anayasaya ihtiyacı var”

Çelik, Kanal 24 Televizyonunda katıldığı canlı yayında yeni anayasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Türkiye’nin yeni, sivil, ileri demokrasiye dayalı bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “Fakat siyasi partiler içerisinde ön şartsız, arkadaş ortak aklı bu masanın etrafında bir araya getirelim ve bunu halkımızla paylaşalım diyen şu anda tek parti var, o da AK Parti, İktidar Partisidir. Milliyetçi Hareket Partisi’nden, BDP’den, CHP’den farklı sesler geliyor” diye konuştu. Partilerin, Uzlaşma Komisyonu’na üye verdiklerini kaydeden Çelik, şunları söyledi:

“Biz diyoruz ki, ‘Olmazlarla başlamayalım bu işe”

“Ümit ediyorum ki olmazlarla işe başlamazlar. Bütün partiler her konuda aynı hassasiyetleri taşımış olsaydı, aynı şeyleri düşünmüş olsalardı farklı parti olmalarına gerek olmazdı. Şüphesiz ki her siyasi partinin farklı bir ideolojisi olabilir, farklı hassasiyeti, öncelikleri olabilir. Ancak biz diyoruz ki, olmazlarla başlamayalım bu işe. Diyelim ki, 60-70 madde veyahut da konu topladık, bir araya getirdik. Efendim, bunların önce üzerinde anlaştığımız, uzlaştıklarımızı şöyle bir kenara ayıralım. Diyelim ki 70 başlığın 50’sinde anlaştınız. Bunlar uzlaşmayla ve oybirliğiyle geçmiş olan meseleler olsun. Geriye kalan 20’siyle ilgili olarak da farklı yöntemler olabilir Uzlaşma Komisyonu’nda anlaşma olmadığı zaman. Halkın sesine kulak verilebilir, farklı anket yöntemleri geliştirilebilir, liderler devreye girebilir. Ama lütfen kimse süreci tıkayıcı bir rol oynamasın. Eğer armudun sapı, üzümün çöpü hesapları yapılırsa veya birileri davul tozu, minare gölgesi türünden şeyler gündeme getirirse, o Uzlaşma Komisyonu uzlaşma komisyonu olmaktan çıkar. Bizim anayasa komitemizde bu irade, bu kararlılık, bu arzu bir kez daha teyit edildi.”

Türkiye’nin gerçek anlamda ileri demokrasiye dayalı bir anayasa yapması halinde ekonomik olarak da yansımalarının olacağını belirten Çelik, “Bizim kredilendirme, derecelendirme notlarımız artı artı artı gider” diye konuştu.

“Cumhuriyetten taviz vermek gibi bir şey söz konusu değil”

Çelik, masaya peşin hükümlerle veya kırmızı çizgilerle oturmuyoruz demenin, hiçbir konuda hassasiyetin olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Demokratik Cumhuriyet, zannediyorum ki bütün siyasi partilerin ve bütün milletin ortak paydasıdır, Cumhuriyetten taviz vermek diye bir şey söz konusu değildir. Hukukun üstünlüğü kavramından taviz vermek söz konusu değildir. Düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğünden taviz vermek söz konusu değildir. Din ve vicdan özgürlüğünden taviz vermek söz konusu değildir. Piyasa ekonomisinden taviz vermek söz konusu değildir, yani hür teşebbüsten söz ediyorum. Bunların hepsi bizim ortak paydalarımızdır, bunlar müştereklerimizdir. MHP, CHP, diğer partiler ne kadar bu konularda hassassa, bunların üzerine ne kadar titriyorlarsa, biz de en az onlar kadar titriyoruz, bu konularda zaten bir tartışma söz konusu değil. Ama böyle efendim şu olmazsa ben yokum, şu gelmezse ben işte gitmem, şu olursa bırakırız gibi bazı sözler duyuyoruz. Ümit ediyorum ki, ayın 19’unda Uzlaşma Komisyonunun ilk toplantısında gayet güzel bir uyum olur, Türkiye’nin beklentisi ve hepimizin beklentisi budur.”