Anayasa için partilerden randevu talebinde bulunulacak

Anayasa için partilerden randevu talebinde bulunulacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Anayasa değişikliğiyle ilgili, ''Sayın Başbakan, parti genel sekreterine talimat verdi. Her halde bu hafta içerisinde bir mektup yazılacak ve TBMM'de grubu bulanan partilerden randevu talebinde bulunacak ve onların randevu vermeleri halinde, görüşme talebine olumlu cevap vermeleri halinde, AK Parti'den bir heyet, onların belirlediği bir heyetle görüşecek'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan MKYK sona erdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak, sorularını yanıtladı.

Çelik, 87. MKYK toplantısını gerçekleştirdiklerini belirterek, toplantıda Başbakan Erdoğan'ın Kuzey Afrika'ya yaptığı ziyaretin yanı sıra iç ve dış siyasi, sosyal, ekonomik meselelerin masaya yatırıldığını bildirdi.

Çelik, Başbakan Erdoğan'ın son MKYK toplantısından bugüne kadar gerçekleştirdiği yurt içi ve yurt dışı ziyaretlere ilişkin bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, toplantıda ayrıca bakanların kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili kurula bilgi verdiğini belirtti.

Kurul gündeminde, Türkiye'ye yerleştirilecek füze savunma sisteminin de ele alındığını kaydeden Çelik, radar sisteminin Malatya'nın Akçaada ilçesine bağlı Kürecik beldesine yerleştirileceğini anımsattı.

Bu konuda haksız eleştiriler yapıldığını ifade eden Çelik, şunları söyledi:

''Biliyorsunuz habire özellikle hükümeti eleştirmek isteyenler, politikalarımızı bu manada yerden yere vurmaya çalışanlar, bunun İsrail'e karşı Amerika'nın geliştirdiği bir yöntem olduğunu, bir tedbir olduğunu, Türkiye'nin buna alet olduğunu hep ifade ettiler.

Bir kez daha verilen bilgilerden aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum; önce şu bilinmelidir o bir NATO projesidir, Amerika Birleşik Devletleri projesi değildir. 'Wall Street Journal'da bir yazar böyle yazmış', bu bağlayıcı değildir. Amerikan devletinin resmi açıklamaları, resmi beyanları ne ise onu esas alırız ama biz bir NATO ülkesiyiz ve NATO içerisinde yer alan aktif ve etkin üyelerinden birisiyiz. Bir NATO projesidir ve savunma amaçlıdır. Herhangi bir ülkeyi, devleti hedef alan bir şey değildir tamamen savunma amaçlıdır ve Türkiye'de kesinlikle bir füze rampası kurulmamaktadır. Malumunuz, füze rampalarının Romanya'ya kurulması, radar sisteminin Türkiye'ye kurulması kararlaştırılmıştır.

Daha önce Lizbon toplantısında, Türkiye bu konudaki rezervlerini, itirazlarını masaya getirmiştir ve bu kabul edilmiştir. Türkiye'nin tezleri kabul edildikten sonra, bu radar sistemi kabul edilmiştir ve dediğim gibi Malatya'nın Kürecik beldesinde bu konuşlandırılacaktır. Orada biliyorsunuz daha önce bir NATO üssü vardı, Kürecik ilk defa da böyle bir şeyle tanışıyor değil. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum.''

Toplantıda ''Arap Baharı'', İsrail'in Mavi Marmara baskını sonrasında Palmer Raporu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin İsrail ile birlikte Akdeniz'de petrol arama çalışmaları ve Türkiye'nin buna itirazları gibi dış meselelerinde değerlendirildiğini kaydeden Çelik, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

SORULAR

Çelik, ''Akdeniz'de petrol aranmasıyla ilgili bir eylem planı olup olmadığına'' ilişkin soruyu yanıtlarken, ''Doğu Akdeniz'i İsrail'in veya Rumların bir gölü haline getirmek gibi bir niyetimiz yoktur'' dedi.

Çelik, şöyle konuştu:

''Bazı ülkeler uluslararası, tamamen deniz hukukuna aykırı bir şekilde keyfi bazı tasarruflarda bulunmaya çalışıyorlar, bugüne kadar İsrail'in yaptığı gibi. Özellikle Doğu Akdeniz'i, İsrail'in veya Rumların bir gölü haline getirmek gibi bir niyetimiz yoktur. Türkiye bu konuda son derece kararlıdır, uluslararası hukuktan kaynaklanan ne kadar hakkı varsa bu kullanacaktır, bununla ilgili daha detaylı bir şey söyleyemem. Şu kadar gemi gidecektir, şu kadar firkateyn gidecektir dememe gerek yok onlar teknik detaylardır.''

Çelik, bu çalışmayla ilgili bir ABD şirketinin devreye girdiğinin ifade edilmesi üzerine, ''Yapılan işin kim tarafından yapıldığı değil, bizatihi kendisinin doğru olup olmadığı bizi ilgilendiriyor. Yapanın kim olduğu çok fazla fark etmez, bir ABD şirketi de bir Rus şirketi de bir Yunan şirketi de olabilir. Türkiye'nin itirazı, hangi şirketin yaptığına değil bunun hangi ülke tarafından nasıl yapıldığınadır. Biz yapılan işin doğru olmadığını düşünüyoruz'' diye konuştu.

İNTERNETTEKİ SES KAYITLARI

AK Parti Sözcüsü Çelik, ''MİT ile PKK arasında geçtiği iddia edilen görüşmeye ilişkin ses kaydıyla ilgili muhalefetin değerlendirmelerine nasıl baktıklarının'' sorulması üzerine de şunları kaydetti:

''Hükümetin mensupları Başbakan ve Bakanlardır. 'AK Parti'nin herhangi bir yetkilisi şu tarihte PKK ile şöyle bir pazarlığa oturmuştur' diye birisi bir şey ispat ederse, biz bununla ilgili olarak, onların ne kadar ithamı varsa biz bunu kabul etmeye hazırız ama 16 yıldan beri, Abdullah Öcalan'ın yakalanıp İmralı adasına gönderilmesinden bu yana devletin çeşitli kademeleri bu görüşmeleri yapmaktadırlar ve terörü önlemeye yönelik, bitirmeye yönelik yapılan görüşmelerdir. Devletin istihbarat birimleri başka unsurlardan da destek alarak dünyanın her tarafında bu ve benzeri görüşmeleri yapabilirler.

Asker görüştüğü zaman, daha önce askerler görüşüyordu, asker görüştüğü zaman siz askerleri şerefsizlikle suçlayacaksınız, efendim MİT görüştüğü zaman MİT'i şerefsizlikle suçlayacaksınız veya bir başka bürokrat görüştüğü zaman onlara bu ithamları yönlendireceksiniz. Bu tek kelimeyle ayıptır ve muhalefete de yakışmıyor, ana muhalefete de yakışmıyor, MHP'ye de yakışmıyor. Bu arada hem sayın Kılıçdaroğlu'nun hem sayın Bahçeli'nin maalesef yine çok kabul edilemez çirkin diyebileceğimiz lafları var. Biz daha önce hep söyledik, siyaset nezih bir dille yapılmalıdır. Bu şeref, şerefsizlik polemiğine de ben bir nokta koymak istiyorum. Daha önce burada bir vesile ile söyledim, tekrar söylüyorum; Sayın Başbakan sahip olduğu şerefi eğer zekat olarak verirse, ömür boyu sayın Kılıçdaroğlu'na da sayın Bahçeli'ye de bu yeter. Dolayısıyla artık bu meseleyi bence kapatsınlar. Bu şekilde bu ifadelerle bu tarzda, bu tonla konuşmanın Türkiye'de kendilerine de partilerine de hiçbir faydası yoktur.''

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN PARTİLERLE GÖRÜŞÜLECEK

Hüseyin Çelik, bir gazetecinin TBMM'nin açılmasına az bir süre kaldığını anımsatarak, anayasa değişikliği konusunun öncelikli gündem olup olmadığına'' ilişkin soruyu da cevaplandırdı. Çelik, parti olarak, diğer siyasi partilerden anayasa konusunu görüşmek üzere randevu talebinde bulunacaklarını bildirdi.

''Sayın Başbakan, parti genel sekreterine bu konuda bir talimat verdi. Herhalde bu hafta içerisinde zannediyorum mektup yazılacak ve TBMM'de grubu bulanan siyasi partilerden randevu talebinde bulunacak'' diye konuşan Çelik, söz konusu partilerin görüşme talebine olumlu cevap vermeleri halinde, AK Parti'den bir heyetin kendileriyle, onların belirlediği bir heyetle görüşeceğini söyledi.

Çelik, amaçlarının seçimlerden önce bütün diğer partilerin taahhütte bulunduğu gibi Türkiye'yi sivil, demokratik standartları yüksek bir anayasaya kavuşturmak olduğunu kaydetti.

Çelik, ''TBMM zemininde diğer siyasi partilerle bunu yapmak istiyoruz. Onlar da buna ümit ediyorum ki yanaşırlar, iyi niyetle ve peşin hükümlerden arınmış bir şekilde eğer onlar da bu çalışmalara katılırlarsa, Türkiye gerçekten uzun yıllardan yapılması gecikmiş olan bir şeyi yapmış olacak, bir büyük problemi aşmış olacak'' diye konuştu.

Çelik, cezaevi nakil aracının yanması sonucu 5 mahkumun da hayatını kaybettiğini anımsatarak, yanan araçta ''10 numara yağ'' olarak da adlandırılan kalitesiz motorinin kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını söyledi.

Çelik, konuyla ilgili Adalet Bakanlığı ve ilgili şirketin bir araştırma başlattığını belirterek, kamu vicdanını rahatsız eden konunun üzerine gidileceğini ve kim suçlu ise ortaya çıkarılması gerektiğini sözlerine ekledi.