Biz kimsenin şamar oğlanı falan değiliz

Biz kimsenin şamar oğlanı falan değiliz

Doç. Dr. Çelik: “Bizim Onun Bunun Kirli Çamaşırları Üzerinden Siyaset Yapmak Gibi Bir Yöntemimiz Asla Olmadı”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ''Bizim onun bunun kirli çamaşırları üzerinden siyaset yapmak, onun bunun günahlarını teşhir etmek gibi bir yöntemimiz asla olmadı, buna tenezzül bile etmedik, buna tebessüm de etmedik'' dedi.

Çelik, AK PARTi milletvekili adaylarıyla Oğuzeli ilçesini ziyaretinde, bugün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bir açıklama yaptığını, AK PARTi'ye ve hükümete saldırdığını söyledi. Bahçeli'nin kullandığı kelimeleri kullanarak, ''ağzını kirletme'' niyetinde olmadığını ifade eden Çelik, ''Kem söz sahibine aittir. Biz her zaman dedik ki, kim nezaketini bozarsa bozsun, kim bize ağız dolusu hakaret ederse edersin biz o seviyeye düşüp o dille konuşmayacağız. Sayın Bahçeli'nin konuştuklarını çok ciddiye aldığımdan ya da çok ciddi gördüğümden değil, halkımızı çok ciddiye aldığımdan bu bilgileri paylaşmak istiyorum'' diye konuştu.

“Biz kimsenin şamar oğlanı falan değiliz”

İki MHP'linin özel hayatlarıyla ilgili bazı görüntülerin internette yer aldığını ifade eden Çelik, ''Keşke böyle şeyler olmasaydı'' dedi. Çelik, eskiden insanların ''tuvaletin arkasına yazdıklarını'' şimdi internette yazdığını belirterek, şöyle devam etti:

''En fazla aleyhte yazı yazılan ekip AK PARTi'dir. Başbakanımız ile ilgili karikatürler yazılıp çizilip, internet ortamına bakarsınız, yorumları okursanız milyonlarca sayfa tutar. Oğuzeli'nden bütün Türkiye'ye sesleniyorum; sayın Baykal ile ilgili kaset çıktı ortaya. Anayasa müzakerelerini yaptığımız gece yarısı TBMM'de bu haber yayıldı. Ben şahidiyim. Sayın Başbakanımız o zamanki Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım'ı çağırdı. Dedi ki, 'Binali bey, bu rezilliğe son verin ve kiminle konuşacaksanız konuşun, bunu kaldırın ortadan. Ayıp bu, yakışmıyor.' Bizim onun bunun kirli çamaşırları üzerinden siyaset yapmak, onun bunun günahlarını teşhir etmek gibi bir yöntemimiz asla olmadı, buna tenezzül bile etmedik, buna tebessüm de etmedik. Bunu çok net bir şekilde söylüyorum. Bizim tavrımız bu olmasına rağmen Sayın Başbakanımız, Tanıtım ve Medyadan Sorumlu olarak bana sıkı sıkı tembihledi; 'sakın ola ki arkadaşlarımız bu meseleyi kesinlikle ağızlarına almasınlar, bunun üzerinde de konuşmasınlar.' Sayın Başbakan böyle asil bir tavır ortaya koymasına rağmen, CHP'nin o zamanki Genel Başkanı Deniz Baykal, sayın Başbakan'ı hedef alan, bunun sorumluluğunu hükümete yıkan, AK PARTi'ye yıkan çok talihsiz bir beyanda bulundu ve bunu sürdürdü. Şimdi birileri sizi itham ederse, birileri size iftira ederse sevgili Oğuzeliler siz ne yaparsınız? Biz kimsenin şamar oğlanı falan değiliz, birisi suratımıza tokat attığı zaman öbür tarafı göstermeyiz, kusura bakmasınlar. Mehmet Akif Ersoy diyor ya, 'Yumuşak başlıysam kim demiş uysal koyunum, kesilmeye gelir ama çekilmeye gelmez boynum.' Biz izzeti nefsimizle yaşayan insanlarız.''

“Bu zihniyeti ayaklar altına aldık”

Çelik, o dönemde CHP'nin genel başkanına ve CHP'nin itham ve iftiralarına gerekli cevapların verildiğini söyledi. Bugün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, çalışma arkadaşlarıyla ilgili ortaya çıkan ''nahoş'' görüntüleriyle ilgili olarak yine AK PARTi'yi, AK PARTi hükümetini ve Başbakan'ı hedef alan, ''son derece çirkin itham ve iftiraların'' yer aldığı bir açıklama yaptığını ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

''Ben bu itham ve iftiraları kesin bir dille reddediyorum. Başbakanımız, hükümetimiz ve partimizle ilgili söylenen o kem sözleri sayın Bahçeli'ye aynen iade ediyorum. Biz saadetini başkasının felaketinde arayan bir ekip değiliz. İlk günden itibaren Başbakanımızın her vesileyle bize söylediği şudur; 'siyasetin imanı güzel ahlaktır.' Eğer siyasetiniz etikten mahrum olursa, ahlaki değerlerden mahrum olursa o siyaset, o siyaseti yapan insanları canavarlaştırır. Altını çiziyorum, biz bugüne kadar ahlaki değerleri her zaman baş tacı ettik. Onun bunun günahlarını teşhir etmeyi de, teşhirciliği de hiçbir zaman için benimsemedik, bu zihniyeti de ayaklarımızın altına aldık. Şu veya bu televizyonun bunu yayınlamış olması, şu veya bu internet sitesinde bunların çıkmış olmasının faturasını AK PARTi'ye yıkmak veya AK PARTi'yi bundan sorumlu tutmak, kelimenin tam anlamıyla densizliktir. Hukuk yolu açıktır. Elbette kişiler kendilerine yapılan bir haksızlık varsa bunu mahkeme yoluna gidebilirler ve Hanya Konya neyse ortaya çıkacaktır ama bütün teşkilatlarına bir genelge yayınlayarak veyahutta Türk kamuoyuna bir açıklama yaparak bu pisliği AK PARTi'ye bulaştırma çabası kesinlikle kabul edilemez. Biz kesin bir dille bunu reddediyoruz. Biz temiz siyaset yapmaya devam edeceğiz. Biz siyasette nezaketi, nezih olmayı, zarafeti elden bırakmayacağız.''

“Sayın Bahçeli'ye daha makul olması talebinde bulunuyorum”

Çelik, haksızlık yapanlara, iftira çamuru sıçratmaya çalışanlara kesinlikle boynun bükülmeyeceğini, olması gerekenin de bu olduğunu belirtti. ''Ben Başbakanım adına, partim adına ve tüm AK PARTi camiası adına sayın Bahçeli'ye daha makul olması talebinde bulunuyorum ve teklifinde, çağrısında bulunuyorum'' diyen Çelik, barış içinde yarıştan söz ettiklerini, bütün siyasi partilerin rakipleri olduğunu, ancak kimsenin kendilerinin düşmanı olmadığını söyledi. Rekabet zemininde, ahlaki değerleri gözardı etmeden, hukuk çerçevesinde kalarak rakipleriyle yarıştıklarını dile getiren Çelik, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin bugün yayımladığı bildiriyi, kamuoyunun bu gözle değerlendirmesini istedi. Çelik, parti sözcüsü olarak bu ithamlara cevap verdiğini ifade etti. Kömür yardımlarına ilişkin muhalefetin kendilerine çeşitli eleştirilere bulunduğuna işaret eden Çelik, devletin kasasından verilen yardımın sosyal devlet olmanın gereği olduğunu söyledi. Vatandaşın kendilerine minnet duyması için bu yardımların yapılmadığını belirten Çelik, ''Niçin yapıyoruz? Vatandaş kendi devletine ve hükümetine karşı memnuniyet duysun diye yapıyoruz, minnet duyulsun diye değil'' dedi. Başbakan Erdoğan'ın İstanbul'da, ''muhteşem'' bir proje açıkladığını, bunun tasasının CHP'lilere düştüğünü ifade eden Hüseyin Çelik, şöyle dedi:

''Bir CHP'li bakan ertesi gün ne dese beğenirsin; diyor ki, 'Tamam anladık da bunun hafriyatını nereye dökecekler?' Bakar mısınız? Şimdi her şey bitti, bunun hafriyatını nereye dökeceğiz… Bunlar milletten kopuk, milletin değerlerinden kopuk, milletin ruhundan kopuk. CHP seçim beyannamesini yayınlıyor. Ne zaman? Tam cuma günü, cuma saatinde. CHP Genel Başkan Yardımcılarından Prof. Hurşit Güneş televizyondan konuşuyor. Bir seyirci bir e-mail gönderiyor. Diyor ki, 'Siz başka bir vakit bulamadınız mı? Memlekette beş vakit namaz kılmayan insanların çoğu da cumaya gider. Siz niye cuma saatine bunu koydunuz?' Ne dese beğenirsin? 'Onlar da cumayı kaza etsinler.' Oğuzeli'nde cumayı kaza ederler mi? İşte bu, buna cehalet derler. İsminizin başında profesör olabilir ama bu kadar mı ülkenize yabancısınız?''

 30.04.2011