“Nerede İhtiyaç Olursa, Biz Orada Gider Çalışırız”

“Nerede İhtiyaç Olursa, Biz Orada Gider Çalışırız”


Doç. Dr. Çelik: “Nerede İhtiyaç Olursa, Biz Orada Gider Çalışırız”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, bazı parti yöneticilerinin seçim çevrelerinin değiştirileceği iddialarına ilişkin, ”Bana da diğer arkadaşlarıma da nerede ihtiyaç olursa, biz orada gider çalışırız” dedi.

Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme yönelik açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ”Haziran ayında yapılacak seçimlerde AK PARTi’nin bazı önde gelen isimlerin seçim çevrelerinin değiştirileceğine dair iddialar var, sizin de isminiz geçiyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?” sorusuna Çelik, şu yanıtı verdi:

”Kimin nereden aday olacağını Pazartesi günü saat 16.00’da listeler Yüksek Seçim Kuruluna verildikten sonra herkes görecek. Dolayısıyla bu aşamada benim söylediğim her şey spekülasyonlara neden olabilir. Aday adaylık süreci tamamlanmıştır. Şu anda adaylıklar belirlenmektedir. Bana da diğer arkadaşlarıma da nerede ihtiyaç olursa, biz orada gider çalışırız. Daha önce grup başkanvekiliydim, adından, Kültür Bakanıydım, ardından Mili Eğitim Bakanıydım, şimdi genel başkan yardımcısıyım, yarın bir başka görev, başka bir mekan söz konusu olursa orada da var olmaya devam ederiz. Bazı arkadaşlarımız bayrağı başkalarına devredebilir. Sayın Başbakan dün grup konuşmasında bununla ilgili detaylı bilgiler de verdi. Onun için bu konuda spesifik bir açıklama yapacak değilim.”

”ÖSYM’nin sınavla ilgili acemilik yaptığını söylediniz. Bu acemilik 20 milyon insanın kafasının karışmasına neden oldu. ÖSYM’nin yeni acemilikler yapmayacağın nasıl taahhüt edebilirsiniz?” sorusu üzerine, ”ÖSYM’nin yaptığı acemilik bazı gazetelerimizin tahrik edici tavrı karşısında hafif kalır. Bir yanlışlık, bir acemilik varsa, onun hesabı sorulur, üstüne gidilir, bir musibet, bin nasihatten daha önemlidir, nitekim onlar da yeni kurulmuş bir sistemde gerekli tedbirleri alırlar, mesele bu” diye konuştu.

“Kimse kendi saadetini başkasının felaketinde aramasın”

”Hükümetinize karşı bir tezgah olduğunu söylediniz. Tezgahın içinde kimler olduğunu söyleyebilecek misiniz?” sorusu üzerine AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Çelik, şunları söyledi:

”Biz kendimizi savcı yerine koymayacağız. Konu adalete intikal etmiştir. Ama bir kaç günden beri eski karın ağrısı olan insanların adeta ekranlarda boy göstererek bu meselede ne kadar tahrik edici konuştuklarına bakarsanız bu tezgahın içinde kimlerin olduğunu da çok rahatlıkla çözersiniz. Eski başkan kendisi skandalla görevden alınınmış bir başkan, ‘korkudan konuşamadığını’ söylüyor. Eğer korkudan konuşamıyorsun, Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetelerinin birine manşet olacak bir şekilde nasıl konuşabiliyorsun. Ve seninle ilgili olup bitenler halen yargıda sonuçlanmış değil. Eski YÖK Başkanı, yürütme kurulu üyesi… Ha buradaki şey şu; şu komşunun evi yansa da yumurtamı pişirsem. Senin yumurtanın pişmesi için 20 milyon insanın tedirgin edilmesine değmez. Kimse kendi saadetini başkasının felaketinde aramasın. Doğru değil insani de değil”

”ÖSYM’nin budan sonra basına kitapçık vermemesini doğru bir tavır olarak mı görüyorsunuz, bir çeşit cezalandırma değil mi bu?” sorusu üzerine Çelik,”Bundan sonra ÖSYM basına teker teker vermek yerine kitapçığı internete koyacak bütün insanlık bunu görecek. Dolayısıyla herkese vermek basına da vermek anlamına gelecek. Daha şeffaf bir sistem var şu anda” dedi.

“107 bin denek üzerinde anketler yapıldı”

”5 binin üzerinde aday adayı vardı, hangi aşamaya gelindi, nasıl bir liste var önünüzde?” sorusuna Çelik, şu karşılığı verdi:

”6 bine yakın aday adayı var. Temayül yoklamaları yapıldı. Mevcut milletvekilleri ve il başkanları katılmadı. Onlarla ilgili de 107 bin denek üzerinde anketler yapıldı. Hangi milletvekilinin, hangi başkanın performansı nedir, ne kadar karşılığı vardır, ne kadar yoktur, ne kadar olumlu- olumsuz etkisi vardır, bunlar tespit edilmiş durumda. Şu anda bu heyet aday listelerini hazırlarken elbette bu da önlerindeki donelerden birisidir. Temayül yoklamalarından sonra birinci komisyon kuruldu. Bu komisyonlar adayların aşağı yukarı üçte ikisine yakını yüz yüze ve çeşitli yöntemlerle elediler. Sonra ortak komisyonlar o ilin milletvekili sayının iki katı olacak şekilde üst komisyona gönderdiler. Diyelim ki A ilinin 8 milletvekili varsa 16 kişi yukarıya gönderildi. Sayın Başbakan’ın başkanlığındaki komisyon bu kişileri, mevcut milletvekillerini, istifa edip aday olan il başkanlarını veya bu sürecin hiç içinde olmayan ve partimizin adaylık teklifinde bulunduğu insanlarla birlikte bu listeyi şekillendirecektir ve vaktinde YSK’ya teslim edecektir.”

“Gençlerimiz ve aileleri müsterih olsunlar”

Çelik, ”Sınavdan önce arama motorlarında, internette, sınav cevap anahtarının algoritmasının temelini oluşturan bir kelimenin aranmasının tavan yaptığının bilgisi var. Bunu nasıl değerlendirirsiniz. Bunu bilgiye de tezgahın bir parçası olarak mı yorumlarsınız?” sorusu üzerine şunları kaydetti:

”İnternet, dünyanın en büyük nimetlerinden biridir. İnsanlar maalesef tuvaletlerin kapısının arkasına yazacakları şeyleri internete yazar oldular. İnternette akla hayale gelmeyecek kadar dolaşıyor. 1 milyon 400 bin öğrencinin kağıtları değerlendirildi. Ama birileri mahkemeye giderek iptal etmeye çalışıyor. Bu kargaşa yaratmaya yöneliktir. Yarın diyelim ki bizim dediklerimizi yalanlayan bir gelişme yaşanırsa ben çıkıp bunu paylaşırım. Hatırlayın ‘KPSS sınavıyla ilgili bazı gölgeler vardır bazı şüpheler vardır. ÖSYM gereğini yapmalıdır’ diye açıklama yapmıştım. O gün çünkü böyleydi. Ama bugün böyle değil. Öğrenciler kendi aralarında yazışmalarında bazı şeyler kullanabilirler. Ama bu sınavda şaibe olduğu, bu manada hata olduğu anlamına gelmez. Gençlerimiz ve aileleri bir kez daha söylüyorum. Müsterih olsunlar.”

Çelik, ”ÖSYM’de farklı bir kadrolaşmadan bahsettiniz. Bu kadrolaşmanın bir adı var mı?” sorusu üzerine, ”İsterseniz ben şimdi adlandırmayım. Düşünürseniz şifresini bulursunuz. Ben size ipucunu verdim siz gerisini bulursunuz” dedi.

07.04.2011