“Dış Politika Öfke ve Duygusallıkla Yapılmaz”

“Dış Politika Öfke ve Duygusallıkla Yapılmaz”


Doç. Dr. Çelik: “Dış Politika Öfke ve Duygusallıkla Yapılmaz”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, dış politikanın öfkeyle ve duygusallıkla yapılmayacağını belirterek, “AK PARTi’nin dış politikası çok yönlüdür. Çok hassas olarak yapılmaktadır. Çok ciddi dengeler gözetilerek yapılmaktadır. Adeta sırtımızda yumurta küfesi ve yumurtaların arasından yürür gibi büyük bir hassasiyetle dış politika yapılmaktadır” dedi. Çelik ayrıca, ”Libya’daki vatandaşlarımızın sağ salim kendi ülkelerine dönmeleri, ailelerine, akrabalarına, sevenlerine kavuşmaları bizim şu anda en birincil meselemizdir” diye konuştu.

Hüseyin Çelik, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. MKYK’da iç ve dış sosyal, siyasal ve ekonomik gelişmelerin değerlendirildiğini belirten Çelik, TBMM çalışmaları ile ilgili bilgilerin ele alındığını söyledi. Seçim İşleri Başkanlığı’nın, önümüzdeki Haziran ayında yapılacak genel seçimle ilgili bilgi verdiğini belirten Çelik, Teşkilat Başkanlığı’nın da bir sunum yaptığını ifade etti.

“Libya’da 25 binin üzerinde ekonomik faaliyet gösteren Türk vatandaşı var”

Libya’da çok ciddi olayların meydana geldiğini kaydeden Hüseyin Çelik, hükümetin ve AK PARTi’nin bu olayları çok büyük bir dikkat, hassasiyet ve endişeyle izlediğini dile getirdi. Libya’nın dost ve kardeş bir ülke olduğunu vurgulayan Çelik, bu ülke ile tarihi, kültürel ve kardeşlik bağları bulunduğunu söyledi. Libya’da 25 binin üzerinde ekonomik faaliyet gösteren ve çalışan Türk vatandaşının bulunduğunu hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:

”Dost ve kardeş Libya halkı bu süreci şiddete, daha fazla can kaybına gitmeden, talana ve yağmalara müsaade etmeden huzur ve barış içerisinde atlatacaktır diye temenni ediyoruz. Kuzey Afrika’da ve Ortadoğu’da meydana gelen halk hareketlerini aynı format ve aynı karakterde görmek temel bir yanlıştır. Her ülkenin ayrı bir yapısı ve her ülkedeki olayların farklı bir karakteri vardır. Dolayısıyla toptancı olarak hepsine aynı gözle bakmak ve aynı olaylarmış gibi değerlendirmek bizi yanılgıya düşürür. Basın yayın organlarında çıkan bazı haberler var. Sayın Başbakan’ın Mısır’la ilgili söylediği sözler hatırlatılıyor, Mısır yönetimine yönelik çağrısı hatırlatılıyor. Sayın Başbakanımızın kime, ne zaman, ne şekilde hitap edeceği veya ne söyleyeceğinde esas belirleyici olan şey birilerinin arzusu ve ısmarlaması değil, bizatihi kendi halkımızın, kendi vatandaşımızın can ve mal emniyeti, milli menfaatlerimiz ve söz konusu olan halkların yine mal ve can güvenliği, huzur ve barış içerisinde yaşaması ve karşılıklı menfaatlerdir. Esas olan budur. Kime ne zaman, neyin söyleneceği malumunuz ciddiyet gerektirir. Dış politika öfkeyle ve duygusallıkla yapılmaz. AK PARTi’nin dış politikası çok yönlüdür. Çok hassas olarak yapılmaktadır. Çok ciddi dengeler gözetilerek yapılmaktadır. Adeta sırtımızda yumurta küfesi ve yumurtaların arasından yürür gibi büyük bir hassasiyetle dış politika yapılmaktadır. Bunların göz ardı edilmemesi gerekiyor.”

“Şimdiye kadar 2 bin 850 Türk vatandaşı tahliye için talepte bulundu”

Başbakan Erdoğan başta olmak üzere, hükümetin birçok unsurunun Libya’daki Türk vatandaşlarının özellikle can güvenliğini temin ederek sağ selamet Türkiye’ye dönmesi için büyük bir çaba harcadığını belirten Çelik, şimdiye kadar 2 bin 850 Türk vatandaşının tahliye için talepte bulunduğunu bildirdi. Hüseyin Çelik, ”Libya’daki vatandaşlarımızın sağ salim kendi ülkelerine dönmeleri, ailelerine, akrabalarına, sevenlerine kavuşmaları bizim şu anda enbirincil meselemizdir. Üzerinde en hassasiyetle durduğumuz mesele budur” dedi. Başbakan Erdoğan’ın konuyu yakından takip ettiğini vurgulayan Çelik, paniğe gerek olmadığını, Libya’daki diplomatik görevlilerin Türk vatandaşlarına yardımcı olmaya çalıştıklarını dile getirdi. Yakınları Libya’da bulunan vatandaşlardan endişeye kapılmamalarını isteyen Hüseyin Çelik, ”Paniğe gerek olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Devletimiz vatandaşlarının yanındadır. Gereken ne ise o yapılıyor” diye konuştu.

Havaalanında bir problem yaşanması durumunda İskenderiye üzerinden Türk vatandaşlarının tahliyesi yoluna gidilebileceğini kaydeden Çelik, ”Her halükarda vatandaşlarımızı o kaotik ortamdan çıkarmak için devlet üzerine düşeni sonuna kadar yapacaktır” dedi.

“Şubat 2001 krizi olmasaydı bugün Hazine’nin 382 milyar TL daha az borcu olacaktı”

2000 ve 2001 yıllarında Türkiye’de ciddi ekonomik krizler yaşandığını da hatırlatan Hüseyin Çelik, 2001 Şubat krizinin bugün 10. yıl dönümü olduğunu söyledi. Bu krizin faturasının maliyetinin çok büyük olduğunu vurgulayan Çelik, Şubat 2001 krizi olmasaydı bugün Hazine’nin 382 milyar TL daha az borcu olacağını belirtti.

21.02.2011