“Yaptığımız Hizmetlerden, Yatırımlardan Dolayı Verdiğimiz Rahatsızlık İçin CHP’den Özür Diliyoruz”

“Yaptığımız Hizmetlerden, Yatırımlardan Dolayı Verdiğimiz Rahatsızlık İçin CHP’den Özür Diliyoruz”


Doç. Dr. Çelik: “Yaptığımız Hizmetlerden, Yatırımlardan Dolayı Verdiğimiz Rahatsızlık İçin CHP’den Özür Diliyoruz”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapılan yatırımlarla ilgili iddialarına ilişkin olarak, “Benim CHP’ye, AK PARTi Sözcüsü olarak AK PARTi camiası adına bir özür borcum var. Ben şimdi CHP’lilere diyorum, ‘değerli CHP’li dostlarımız; yaptığımız hizmetlerden dolayı, yaptığımız yatırımlardan dolayı size verdiğimizden dolayı özür diliyoruz. Hani belediyeler yatırım yaptığı zaman var ya, diyorlar halkımıza verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz. Biz de yaptığımız hizmetlerden dolayı, yaptığımız yatırımlardan dolayı verdiğimiz rahatsızlık için CHP’den özür diliyoruz” dedi.

Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği bazı iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun fındık üreticisine yönelik bazı ifadeler kullandığını belirten Çelik, Fiskobirlik’in, 2002’de iflas eden bir kuruluş olduğunu ve fındık paralarını ödeyemezken, fındık paralarının artık ödenebildiğini belirtti. Çelik, 2002’de 1.6 TL olan fındığın bugün 4.5 TL civarında satıldığını, fındığa verilen desteğin ise dönüm başına 150 TL’yi bulduğunu anlattı. Giresun ve Ordu arasına bir hava alanı yapılmasının AK PARTi iktidara geldikten sonra tekrar yatırım programına alındığını, projesinin bitirildiğini ve Şubat ayında, yani bir ay sonra bunun ihalesinin yapılacağını belirten Çelik, “Şimdi bu yapıldığı zaman sakın ola ki Sayın Kılıçdaroğlu, ben söyledim, bak Giresunlular, Ordulular, benim söylememle size hava alanı yapıldı falan gibi bir havaya girmesin. Ordu ve Giresun arasına yapılacak olan hava alanının da maliyeti yaklaşık 270 trilyon Türk Lirasıdır, yani 270 milyon Türk Lirasıdır. Bu programdadır, onun için kimse boşuna buralarda kahramanlık yapmasın” dedi.

“CHP AK PARTi’ye dil uzatırsa çok büyük haksızlık yapmış olur”

Sivil havacılıkla ilgili bazı gelişmeleri de aktaran Çelik, şunları söyledi:

“AK PARTi iktidara geldiği zaman 35 hava alanımız vardı, bunun 25’i aktifti. Şu anda 46 hava alanımızın 46’sı da aktif vaziyettedir ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü, Türkiye’nin 2015 yılında 55 milyon taşıma kapasitesine ulaşacağını öngörmüştü. Ancak AK PARTi iktidarında Türkiye 2005 yılında 55 milyonu yakaladı. 2015 yılında değil 2005 yılında 55 milyon yakalandı. Türk Hava Yolları, Avrupa’nın 9’uncu büyük hava şirketiydi, şu anda Türk Hava Yolları Avrupa’nın 4’üncü büyük şirketidir. 60 noktaya direkt uçuş yapılıyordu, şu anda Türk Hava Yolları 130 noktaya direkt uçuş yapıyor. Biz Türkiye’de hava alanı olmayan bir vilayet bırakmayacağız. Belki her vilayetin bizatihi kendi içinde hava alanı olmayacak. Ama vatandaşlarımız 45 dakikada, azami 1 saatte mutlaka hava alanına ulaşabilecekleri bir imkana kavuşacaklar. Mesela, Adana ile Mersin arasında. Çukurova hava alanını yapıyoruz, Bu, hem Mersin’in, hem Adana’nın, bütün civarın yararlanacağı bir hava alanı olacak. Zafer hava alanı, Iğdır hava alanı, Bingöl hava alanı, Şırnak hava alanı, Hakkari hava alanı, hepsi planlanan, bir kısmı projesi yapılan, bir kısmı ihalesi yapılan, bir kısmı inşaatı devam eden hava limanlarıdır. Havacılık konusunda, özellikle sivil havacılık konusunda eğer CHP, AK PARTi’ye dil uzatırsa, kesinlikle çok büyük bir haksızlık yapılmış olur.”

“Nereye giderseniz, neyi eksik bulursanız, bilin ki orada bizim ya projemiz var, ya programa girdi, ya yatırımı var”

Kılıçdaroğlu’nun limanlara ilişkin iddialarına da yanıt veren Çelik, şöyle devam etti:

“Sayın Kılıçdaroğlu bir önceki gidişinde Ordu’da halka hitap ediyor; “Bu Hükümet ne yaptı” diyor. Arkası denize dönük, arkada da sahil yolu var. Vatandaş diyor ki, arkaya bak arkaya, arkaya bakarsan görürsün. Karadeniz Sahil Yolu 1988’de temeli atılan bir tesisti. 1988-2002, 14 yılda 2,5 trilyonluk bir harcama yapılmıştı. AK PARTi Hükümeti döneminde 2002 ile 2008 arasında yaklaşık 5,2 katrilyonluk bir yatırım yapılarak bu sahil yolu bitirilmiştir. Sahil yolu, Karadenizli vatandaşlarımız için bir eziyetti, fakat artık halkımız zevkle orada seyahat ediyor. Yayla turizmi açıldı. Karadeniz’in artık o makus talihi yeniliyor. Başka ne yokmuş orada? Liman yokmuş. Bakın bizim Hükümetimiz Giresun’a liman yaptı, maliyet 28 trilyon. Giresun’un ilçesi Tirebolu’ya liman yapıldı, maliyeti 48 trilyon. Bunlar bizim Hükümetimiz döneminde yapıldı. Samsun Limanımız var, Rize Limanımız var ve Rize Limanının genişletilmesiyle ilgili 25 trilyonluk bir yatırım daha yapılıyor. Ordu için 100 trilyonluk bir liman yapılması için etüt çalışması, etüt ve proje çalışmaları devam ediyor. O da bizim gündemimizde, programımızda, bunu da bizim Hükümetimiz yapacak. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’na şunu söylemek isterim: Nereye giderseniz, neyi eksik bulursanız, bilin ki orada bizim ya projemiz var, ya programa girdi, ya yatırımı var, onun için boşuna kendinizi de üzmeyin. Bu arada gemi üretimi açısından da Türkiye çok büyük bir merhale kat etti. Sadece bizim Karadeniz sahilinde, Sürmene’de, Karadeniz Ereğlisi’nde ve Samsun’da yaptığımız tersane maliyeti yaklaşık 125 trilyon Türk Lirasıdır. Üç yerde tersaneler yapılmıştır, bitirilmiştir ve faaliyete geçmiştir. Bunu da buradan özellikle CHP’li dostlarımıza bildirmek isterim.”

“Böyle basit şeylerle uğraşmayın”

CHP’nin, AK PARTi için aldatanlar ve kandıranlar partisi dediğini ifade eden Çelik, “AK PARTi ya, A’sını, K’sını alıyor. Kelime oyunları yapmaya başladınız mı bunun nerede duracağına siz karar veremezsiniz. Bütün insanlara harflerden hareket ederek size yakıştırma yapma hakkı doğar” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“Demokrat Parti, malum 60 darbesiyle kapatıldı, Adalet Partisi kurulmuş. Vatandaş soruyor, bu AP ne demek? Bazı Adalet Partililer de kestirmeden diyorlar ki, yani bu Allah’ın partisi demek. Bunu CHP’liler duyuyorlar. Diyorlar ki, onların ki de iş mi? Bizimki Cenabı Hakkın partisidir diyorlar. Bunu böyle değerlendirebilirsiniz. Şimdi siz aldatanlar, kandıranlar partisi derseniz, CHP’ye de birisi cürüm ve hile partisi der, buna mani bir hal mi var? CHP’ye, cehalet ve hile partisi der, başka şeyler de yakıştırır, o bana yakışmadığı için ben yakıştırmıyorum. Ayıp bu. Tek kelimeyle ayıp. Onun için böyle kelime oyunlarıyla, kelimelerin baş harflerinden hareket ederek yakıştırmalar yaparsanız, başka insanlara size başka şeyler yakıştırma hakkı doğar. Bunu yapmayın, böyle basit şeylerle de uğraşmayın.”

“Başbakanın enerjisine, hayallerine, yaptıklarına sizin hayalleriniz ulaşamaz”

AK PARTi Sözcüsü olarak AK PARTi camiası adına CHP’ye bir özür borcu olduğunu kaydeden Çelik, “Burada CHP’den özür dileyeceğim. Niye biliyor musunuz? Ben şimdi CHP’lilere diyorum, değerli CHP’li dostlarımız; yaptığımız hizmetlerden dolayı, yaptığımız yatırımlardan dolayı size verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz. Hani belediyeler yatırım yaptığı zaman var ya, diyorlar ‘halkımıza verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz.’ Biz de yaptığımız hizmetlerden dolayı, yaptığımız yatırımlardan dolayı verdiğimiz rahatsızlık için CHP’den özür diliyoruz, hem de çok özür diliyoruz” dedi. Doç. Dr. Hüseyin Çelik şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan her hafta sonu, hatta hafta içleri bir yerde açılışlar yapıyor. Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki, ‘Mardin’de 78 yatırım yaptıklarını söyledi, açılış yaptılar, fakat listesini bize vermediler, sorduk yok dediler.’ Şimdi ben Mardin Valimizden listeyi aldım. Okulların boyası, badanası yapılmış, bu bir tesis kabul edilmiş. Bu da, yalanın küpü, karesi falan değil. Yok böyle bir şey. Bakın Ardahan Valisinin gönderdiği bir bilgi notu var. Orada CHP’li milletvekilleri basın toplantısı yapmışlar, bunu bazı köşe yazarlarına servis etmişler, efendim daha önce açılanlar açılmış, işte istinat duvarları açılış kapsamına konmuş, işte ek binalar yapılmış, işte onlar da tesis kabul edilmiş. Bunların hepsi okkalı yalan. Şimdi CHP adına kalemşörlük yapmaya teşne olan bazı köşe yazarlarımız var, onları da biz biliyoruz, onların cemaziyülevvelini de, ahirini de biliyoruz. Onlar da hemen kaleme sarılmışlar, efendim işte bak Başbakan neler de açıyormuş. Başbakanın enerjisine, hayallerine, yaptıklarına sizin hayalleriniz ulaşamaz kusura bakmayın. O köşe yazarlarını da söylüyorum, CHP’lilere de söylüyorum. Çünkü onlar zaten kankadırlar, onu biz biliyoruz. Bakın, o istinat duvarı dedikleri şey nedir biliyor musunuz Ardahan’da Büyük Alabalık Deresi denen bir dere var, DSİ 1.7 milyon Türk Lirası harcama yapmış, yani 1 trilyon 700 milyarlık bir harcama yapmış. Burada taşkın koruma yapmış, bir dere düzenlemesi yapmış. Bu da 2007-2010 arasında süren bir yatırım, yani öyle az buz ve kolay bir yatırım değil. Şimdi bunu istinat duvarı diye küçümseyeceksin. Onarım var diyorlar, onarım yok; birinci yalan bu. Hastane yatırımı var, güya hastane açılmış bir daha açılmış; böyle bir şey de yok. Emniyet ve Hükümet konağının ek binaları deniyor, hayır bunlar tepeden tırnağa yeni ve dev yatırımlardır; bu da yalan. TOKİ açılışları diyor, TOKİ açılış kapsamında değil. Kars-Ardahan Yolu ve buranın üzerindeki köprüler, o da listede değil. Yani daha önce yapılanların mükerrer yapıldığını falan iddia ediyorlar, yok böyle bir şey. TEDAŞ binası diyorlar, o da yok… Mardin Valimiz onu nota da ilave etmiş, diyor ki; ‘eğer onarımları koysaydık 78 tane eğitim tesisi falan demezdik, 178 tane olurdu o zaman’ diyor. 496 konut Denizli’de, artı cami, artı ticaret merkezi, alt yapı, çevre düzenlemesi 1 tane tesis diye geçiyor bu listede. 55 ayrı park düzenlemesi, belediyenin yaptığı 55 parkın düzenlemesi 1 madde geçiyor. Eğer bunu kabartmak isterseniz 55 parkın adını teker teker yazarsanız, o zaman liste 70, 80 değil 300, 500 olur. 20 adet spor tesisi belediyenin yaptığı 1 kalem geçiyor. 60 adet çocuk oyun parkı bir kalem geçiyor. Ve İl Özel İdaresinin yaptığı bütün KÖYDES ve BELDES kapsamında yaptığı bütün yatırımlar 1 madde olarak geçiyor. Mesela bir tanesi 227 köyün sokaklarının parke taş döşenmesidir. 227 köyün adını yazıp ayrı ayrı tesis diye açabilirsiniz, geçmişte biz bunları gördük. Yapılan diyelim ki 48 köyün yolunun asfaltlanması, işte 10 köyün diyelim ki içme suyu şebekesinin yapılması. Bunların hepsi, toplamı 1 madde olarak geçiyor. Şimdi bunlar ortadayken, CHP çıkıp diyor ki; efendim, hayali açılışlar yapıyorlar, Başbakan işte daha önce açılanları yapıyor. Bir boya, badana yapıyorlar ve bunu da açılış diye gösteriyorlar, bize söyledikleri şey bu.”

“Rakamlarla, kelimelerle oynayarak siyaset yapılmaz”

Kılıçdaroğlu’nun “SSK benim zamanımda mı daha çok zarar etti, sizin zamanınızda mı çok zarar etti?” sözlerini hatırlatan Çelik, “Ben daha önce de demiştim ki, önce samimiyet ve dürüstlük” diye konuştu. Çelik şunları kaydetti:

“Daha önce SSK müstakildi. Şimdi SSK diye bir şey yok artık. SGK var, Sosyal Güvenlik Kurumu var. Emekli Sandığı, SSK, BAĞKUR birleşti SGK oldu. Oransal olarak azalmış mı çoğalmış mı? Bunun dökümünü istedim. Mesela 2010 yılı için 32 milyar Türk Lirası öngörülen açık eski ifadeyle 32 katrilyon, bu 26 olarak gerçekleşti. Şimdi alınan tedbirlerle birlikte. Senin zamanında SSK vatandaşa 1 ilaç veriyordu, 3’ünü vermiyordu. SSK’nın vatandaşa verdiği hizmetin kalitesi ortadaydı. Türkiye’de şu anda sadece ilaç giderleri, sadece sağlığa giden giderleri vatandaşımız biliyor. Şimdi 10 rakamı içindeki 2 mi daha büyük, yoksa 50 içerisindeki 5 rakamı mı daha büyük? Şimdi meseleyi böyle değerlendirmeniz lazım. 50 rakamı içerisinde 5, biliyorsunuz 10’da 1 eder. Ama 10 içerisindeki 2 yüzde 20 eder, 10’da 2 eder. Hesabı böyle yapacaksınız, SSK açıkları artmış mı-azalmış mı bunu hesaplayacaksınız. Rakamlarla oynayarak, kelimelerle oynayarak siyaset yapılmaz… Çarpıtmak ayıp, çamur atarsanız o bumerang etkisi yaparak o çamur sizin suratınıza sıçrar. Ve yine Sayın Kılıçdaroğlu aleni bir şekilde üstüne basa basa Sayın Başbakana yalan söylüyorsun diyor. Biz bu güne kadar bu üsluptan kaçındık. Kime yalanın, kime doğrunun yakıştığını halkımız çok iyi biliyor.”

“CHP, Jakoben devlet anlayışının, dayatmacılığın aslında sembolü ve adıdır”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ‘bütün özgürlüklerin garantisi biz olacağız’ sözlerini de anımsatan Çelik, “Şimdi bunu CHP söyleyince tabi insanın gayri ihtiyari gülesi geliyor. CHP, Türkiye’de Jakoben devlet anlayışının, tek tipçiliğin, dayatmacılığın aslında sembolü ve adıdır” dedi. Bugünlerde yargıyla ilgili kıyametler koparıldığını kaydeden Çelik, “Çünkü CHP yargıyı kendi arka bahçesi kabul ediyor. Çünkü onlar hala Mahmut Esat Bozkurt’un şekillendiği yargının özlemi içindedir, bunun devam etmesini istiyorlar. Biz de diyoruz ki, hayır, yargı milletin yargısı olsun. Yargı sizin ön bahçeniz, birinin arka bahçesi olmasın, milletin adalet bahçesi olsun” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“Sonra çıkıp milleti sokağa çıkmaya, direnmeye, mahalle mahalle, sokak sokak direnmeye çağırıyorlar. Ve sıkılmadan, utanmadan Atatürk adına da nutuklar icat ediyorlar. Ben bir bilim adamıyım, Atatürk’ü, Atatürkçülüğü, efendim Nutuk’u en iyi bilenlerden biri olduğumu iddia ediyorum. Ben Atatürk’ün böyle bir nutkunu bilmiyorum. Türk çocuğu Cumhuriyeti tehlikede görürse, efendim eline geçirdiği taşla, sopayla, silahla jandarmam var, polisim var, adliyem var demeden Cumhuriyeti savunacaktır. Bunun adı anarşidir. Atatürk böyle bir şey demedi. Atatürk’ü kullanarak, Atatürk’ün arkasına geçerek siyaset yapmayın. Her seçimde CHP yine sıkılmadan Atatürk’ün partisiyiz der, Atatürk’ün koltuğunda oturuyoruz derler CHP genel başkanları. Atatürk’ü seçime sokar ve kaybettirirler. Şimdi Atatürk hayatta olsa hepinizi kovardı. Sayın Kılıçdaroğlu, sizin ne kadar özgürlükçü olduğunuzu Dersim’e, Dersimlilere sorun İnsanları mağaralara kapatarak, gazla zehirlemek eğer özgürlük anlayışınız gereğiyse, ona bir şey diyemem. Bu açıdan birini itham ederken, birini ilzam ederken, birine çamur atarken şöyle birkaç kere düşünmeniz lazım. Attığınız bütün çamurlar size iade edilecektir.”

02.02.2011