“Zaman Zaman Bu Toplumda İrtica Nöbeti, Sara Nöbetleri Gibi Gelir, İrtica Yaygaraları...

“Zaman Zaman Bu Toplumda İrtica Nöbeti, Sara Nöbetleri Gibi Gelir, İrtica Yaygaraları Koparılır”


Doç. Dr. Çelik:

“Zaman Zaman Bu Toplumda İrtica Nöbeti, Sara Nöbetleri Gibi Gelir, İrtica Yaygaraları Koparılır”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, “Zaman zaman bu toplumda irtica nöbeti, sara nöbetleri gibi gelir, irtica yaygaraları koparılır. Birkaç yıl önce okullarda mescit avına çıkmıştı bazı gazeteler. ‘Üç tane lise öğrencisi yakalasak da bir resmin çeksek, efendim okulları mescit sarmış’ diye haber yapsak… Son günlerde nedense irtica tehlikesi, irtica yaygarası yok şimdi ortada. 28 Şubat döneminin bayat yöntem ve argümanları ile sanki hükümetimiz özel hayata yaşam biçimine müdahale ediyormuş gibi özel zevklerine ve tercihlerine sınırlama getiriyormuş gibi bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor” dedi. Tütün ve alkollü içecekler piyasası ile ilgili bir düzenleme ve denetleme üst kurulunun bulunduğunu ve bu kurulun bir yönetmelik yayımladığını, bu yönetmelikte tütün ve alkollü içkilerin satışına, sunumuna ve reklamına yönelik bazı düzenlemeler yapıldığını kaydeden Çelik, ”Gazetelerimizin, birilerinin de yönlendirmesiyle, özellikle pazarı ellerinde tutan ticari kaygıları olan bazı insanların da yönlendirmesiyle, sanki içkiye yasak geliyormuş gibi ‘efendim denize nazır içebilir miyim?’ ‘Kırda içemezsiniz, kır düğününde bunu sunamazsınız’, ‘alkol satın alma yaşı 24’e çıktı…’ Bunların hiçbirinin gerçekle ilgisi yok” dedi. Çelik, “Kimse dananın altında buzağı aramaz” diye konuştu.

AK PARTİ Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, içki yasağı olarak gündeme gelen tartışmaları da değerlendiren Hüseyin Çelik, şöyle konuştu:

”Zaman zaman bu toplumda irtica nöbeti, sara nöbetleri gibi gelir, irtica yaygaraları koparılır. Birkaç yıl önce okullarda mescit avına çıkmıştı bazı gazeteler. ‘Üç tane lise öğrencisi yakalasak da bir resmin çeksek, efendim okulları mescit sarmış’ diye haber yapsak… Son günlerde nedense irtica tehlikesi, irtica yaygarası yok şimdi ortada. 28 Şubat döneminin bayat yöntem ve argümanları ile sanki hükümetimiz özel hayata yaşam biçimine müdahale ediyormuş gibi özel zevklerine ve tercihlerine sınırlama getiriyormuş gibi bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor. Bu da doğru değil. Biz 8 yıldan fazladır iktidardayız. Biz demokrasinin çoğulcu vasfına inanıyoruz. İnsanların dinleri, mezhepleri, hayat tarzlarını düzenleme biçimi açısından hür olduğuna inanıyoruz ve demokratik bir devlette de buna müdahale edilmemesi gerektiğine inanıyoruz ve etmiyoruz.”

Kamuoyuna içki yasağı olarak sunulan haberlerle ilgili görüşlerini de aktaran Çelik, tütün ve alkollü içecekler piyasası ile ilgili bir düzenleme ve denetleme üst kurulunun bulunduğunu hatırlattı. Bu kurulun bir yönetmelik yayımladığını ve bu yönetmelikte tütün ve alkollü içkilerin satışına, sunumuna ve reklamına yönelik bazı düzenlemeler yapıldığını kaydeden Çelik, şunları söyledi:

”Gazetelerimizin, birilerinin de yönlendirmesiyle, özellikle pazarı ellerinde tutan ticari kaygıları olan bazı insanların da yönlendirmesiyle, sanki içkiye yasak geliyormuş gibi ‘efendim denize nazır içebilir miyim?’ ‘Kırda içemezsiniz, kır düğününde bunu sunamazsınız’, ‘alkol satın alma yaşı 24’e çıktı…’ Bunların hiçbirinin gerçekle ilgisi yok. Yönetmelik elimde. ABD’de alkol satın alma yaşı 21, Türkiye’de 18. Dünyanın her yerinde medeni ülkelerde alkol ve sigaranın üretimi, satışı, reklamı, sunumu ile ilgili kanunlarla veya yönetmeliklerle yapılmış düzenlemeler vardır. Kanunlardaki ve yönetmeliklerdeki hükümleri yerine getirmek kaydıyla isteyen bunların üretimini,satışını, sunumunu, tüketimini de yapabilir. Bu konuyla ilgili hükümetin tavrından kaynaklanan, hükümetin tercihi olan bir kısıtlama söz konusu değildir. Neye dayanarak bu yönetmelik hazırlanmıştır? Anayasa’nın 58. maddesi gençlerin alkol bağımlığından korunması hükmünü getirmektedir. Devlete bunu görev ve vazife olarak vermektedir. 4207 Sayılı Kanun, 4733 Sayılı Kanun bu konularda, alkollü içecekler ve tütünlü mamullerle ilgili olarak bazı kısıtlamalar ve yasaklar getirmektedir. Bu yönetmelik bu çerçevede hazırlanmıştır.”

“Bir alkollü içeceğin adını taşıyan spor kulübü olabilir mi?”

Bunun dışında Türkiye’nin uluslararası alanda taraf olduğu, imza attığı bazı deklarasyonların bulunduğunu belirten Çelik, alkol ile ilgili Avrupa şartının bu yönetmelik hazırlanırken göz önünde bulundurulduğunu bildirdi. Avrupa Alkol Eylem Planı gibi bazı tavsiye kararları olduğunu hatırlatan Çelik, medeni, kalkınmış, çağdaş ve demokratik dünya, bu işi nasıl yapıyorsa, buna ne tür kısıtlamalar getirmişse üst kurul tarafından hazırlanan bu yönetmeliğin de bu esaslar, bu prensipler çerçevesinde belirlendiğini vurguladı. Hüseyin Çelik, şöyle dedi: ”Bugün bir gazetede ‘alkol satın alma yaşı 24’e çıkarıldı’ diye bir haber var. Bu kuyruklu bir yalandır. Bu yönetmelikte alkol satın alma yaşı 18 olarak bulunmaktadır. Bir alkollü içeceğin adını taşıyan spor kulübü olabilir mi? Yönetmelik ‘olamaz’ diyor. Bu, bütün dünyada böyledir. Yönetmelik diyor ki ‘Kurumlar, kuruluşlar satışını yapan üretimin yapan, sunumunu yapanlara 6 ay süre veriyoruz.’ Adı geçen spor kulübüne bir yıl süre veriyor.”

Bunun da son derece makul bir süre olduğunu kaydeden Çelik, ”şurada yasaklanıyor” ve ”insanların alkol tüketimine mani oluyor” şeklindeki haberlerde bunun muhafazakar olan hükümetin zihniyeti ile ilişkilendirilmesinin kesinlikle doğru olmadığını söyledi. Anayasanın, yasaların ve uluslararası sözleşmelerin hükümlerine dayalı olarak bireyleri ve kamuyu korumayı esas alan düzenlemeler yapıldığını vurgulayan Çelik, bunun esas amacının bireyi ve kamuyu korumak olduğunu dile getirdi. Çelik, “Mesela birisi diyor ki yılbaşı sepetine koyamazsınız. Arkadaşlar, sizin bir dostunuz, eşiniz içki satın aldı size hediye olarak sepete koydu gönderdi, bunu kim denetleyecek Allah aşkına, böyle bir şey söz konusu mudur? Uç örneklerden hareket ederek kimse dananın altında buzağı aramaz. Mesele bundan ibarettir” diye konuştu.

“Bu bir düşünce özgürlüğüdür, bu bir hissetme özgürlüğüdür”

Son günlerde yaşanan Kars’taki İnsanlık Anıtı ile ilgili tartışmalara da değinen Çelik, bir sanat eseri karşısında insanların tepkilerini ifade etme, beğeni yönünde veya beğenmeme yönünde sempati veya antipati yönünde ifade etme özgürlüğü olduğunu ifade etti. Bir sanat eseri karşısında heyecanlanıp şaheser de olağanüstü de muhteşem de denilebileceğini, ancak memnuniyetsizliğin de beğenmemenin de bazı negatif kelimelerle ifade edilebileceğini dile getirdi. Hüseyin Çelik, şöyle devam etti:

”Bu bir düşünce özgürlüğüdür, bu bir hissetme özgürlüğüdür. Kimsenin neyi hissettiğine siz karar veremezsiniz. Bu Sayın Başbakan için de geçerlidir, herhangi bir vatandaş için de… Kars’taki olayla ilgili Sayın Kültür ve Turizm Bakanı açıklama yaptı. SİT alanı içinde yapılmıştır, buradan kaldırılması gerekiyor. Bunun üzerine kıyametler koparmanın anlamı var mı? Bunun dışında, Mersin’de kız ve erkek öğrenciler 45 santimden fazla yaklaşmayacak haberleri… İnsanlar robot falan değil. Kimse kumpasla ölçüm yapamaz. Öyle bir şey söz konusu değil. Başbakanlığın, Milli Eğitim Bakanlığının bir genelgesi mi var, bir tüzük, yönetmelik mi var? Hayır. Mersin Milli Eğitim Müdürü, bunu yalanlıyor. ‘Yok böyle bir şey’ diyor. Mersin Valiliği, ‘yok ama bakalım inceleyelim’ diyor. Buna rağmen sanki Türkiye’nin en önemli meselelerindenmiş gibi televizyonlarda dakikalarca bu haber yapılıyor. Bunu bir şeyle izah edemezsiniz.”

12.01.2011