“AK PARTi Pisliğe, Yolsuzluğa Bulaşmış Olan Kim Olursa Olsun Adalete Hesap Vermesi...

“AK PARTi Pisliğe, Yolsuzluğa Bulaşmış Olan Kim Olursa Olsun Adalete Hesap Vermesi İçin Ne Gerekiyor


Doç. Dr. Çelik:

“AK PARTi Pisliğe, Yolsuzluğa Bulaşmış Olan Kim Olursa Olsun Adalete Hesap Vermesi İçin Ne Gerekiyorsa Yapar”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ”İster AK PARTili, ister MHP’li, İster CHP’li, ister BDP’li veya başka bir partiden belediye kim olursa olsun AK PARTi, çamurun üzerine asla oturmaz. Pisliğe, yolsuzluğa, usulsüzlüğe bulaşmış olan kim olursa olsun, onun adalete hesap vermesi için ne gerekiyorsa bunu yapar” dedi.

“CHP hayal avcılığı yapıyor”

Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Herhangi bir delil olmamasına rağmen ”Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olarak CHP’nin hayal avcılığa yapmaya devam ettiğini” savunan Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir anamuhalefet partisi liderine yakışmayacak şekilde bir yalan ortaya attığını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, dün yapılan CHP TBMM Grup Toplantısında, dönemin Kayseri Valisi olan İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman Güneş ile ilgili bazı iddialar ortaya attığını hatırlatan Çelik, şöyle konuştu: ”Kayseri’de vali iken Sayın Osman Güneş Bey’in imzaladığı metin de müsteşarlık makamına oturduktan sonra Sayın Bakanın oluruna sundukları belge şu anda elimde. Sayın Kılıçdaroğlu’nun gerçekten iddia ettiği gibi 4 Aralık 2007’de imzalanmış bu yazı. Fakat Sayın Kılıçdaroğlu’nun, aynı gün Ankara’da da yine ‘onaylayarak meseleyi kapatıyor’ dediği konu kesinlikle doğru değildir ve çok aleni bir yalandır. 13 Aralık 2007 tarihinde Sayın Osman Güneş, Sayın Bakanın oluruna bu meseleyi sunuyor. Yani aradan geçen süre 13 gün. Tam 9 gün fark var. Sayın Kılıçdaroğlu, bunları çok ustalıkla, insanın gözünün içine baka baka ne yazık ki söyleyebiliyor. Bu doğru değildir.”

“İçişleri Bakanlığı bu iddiaları asla görmemezlikten gelmemiştir”

Elazığ Belediyesi’ndeki iddialara da değinen Hüseyin Çelik, CHP’lilerin bu konuda açıklamalarda bulunduğu hatırlatarak, ”CHP Grubunda bu, istismar edildi. Sanki orada bir yolsuzluk, bir usulsüzlük tespit edilmiş, keşfedilmiş de bütün Bakanlık mekanizması, Sayın Bakan, Sayın Müsteşar, bütün Bakanlık müfettişleri, bu işi örtbas etmeye çalışmışlar da Sayın Kılıçdaroğlu ve partisi, bunları ortaya çıkarmış gibi bir manzara oluşturuldu ve Sayın İçişleri Bakanı ile ilgili maalesef terbiye sınırlarını zorlayan sözler söyledi” dedi. 22 Mayıs 2009 tarihinde Elazığ’da sürecin başladığını belirten Çelik, şunları kaydetti:

”Ortaya bir iddia atılmıştır, İçişleri Bakanlığı bu iddiaları asla görmemezlikten gelmemiştir. Bakanlık müfettişlerini göndererek orada ön inceleme izni vererek inceleme yaptırmıştır. Bakanlık müfettişleri, yaptıkları incelemelerde iki ayrı rapor hazırlayarak buradaki iddiaları savcılara göndermişlerdir. İçişleri müfettişleri, savcılara diyor ki, ‘biz bu işleri araştırdık, bu sizin işiniz. Buyurun siz gerekli yargılamayı, incelemeyi yapın…’ Bu raporlar işleme konmuştur. Sonra da bazı iddialarla ilgili Bakanlık müfettişleri diyelim ki 17 iddia var, Bakanlık müfettişleri, ‘bunun 8 tanesi ile ilgili inceleme ve soruşturma izninin verilmemesi uygundur’ diyorlar. Çünkü bir delil yok ortada. İddia var, delil yok. 9’u ile ilgili olarak da inceleme ve soruşturma devam ediyor, bu çalışma devam ediyor. Elazığ Belediye Başkanı ile ilgili inceleme ve soruşturma izninin verilmemesine gelince, çünkü belediye başkanının doğrudan dahli olan bir konu tespit edilemiyor. Ancak oradaki bazı bürokratlarla ilgili soruşturma izni verilmesiyle ilgili İçişleri Bakanlığına teklifte bulunuluyor ve Sayın Bakan da buna onay veriyor.”

“AK olan ismimize kara bulaştırmayız”

Hukuk devletinde denetim mekanizması olduğuna işaret eden Hüseyin Çelik, bakan da, başbakan da olunsa müfettişlerin verdiği raporlara göre hareket edilmesi zorunluluğu olduğunu dile getirdi. Soruşturma izni konusunda İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın aldığı kararların Danıştay tarafından onaylandığını hatırlatan Çelik, Danıştay’ın, savcılığın başvurması üzerine soruşturma izninin verilmemesi ile ilgili bir kararı bozduğunu ve soruşturma yapılması kararı verdiğini ifade etti. Çelik, şunları söyledi:

”Buradan hareketle, sanki Sayın Bakan, sanki hükümet, sanki partimiz bir yanlışlığa bile bile göz yumuyor, kendi partisinden olan bir belediye başkanına karşı korumacı bir tavır sergiliyormuş gibi bir algı oluşturulması hakkaniyetle, adaletle ve vicdanla bağdaşmaz. İster AK PARTili, ister MHP’li, İster CHP’li, ister BDP’li veya başka bir partiden belediye kim olursa olsun AK PARTi, çamurun üzerine asla oturmaz. Pisliğe, yolsuzluğa, usulsüzlüğe bulaşmış olan kim olursa olsun, onun adalete hesap vermesi için ne gerekiyorsa bunu yapar. Biliyorsunuz, Edirne’de CHP’li belediye başkanı yolsuzluklardan dolayı mahkum oldu. Bunu CHP’li belediye yaparsa da yanlıştır, AK PARTili belediye yaparsa da yanlıştır. Ama Elazığ Belediye Başkanı ile ilgili bu saate ve bugüne kadar yargının verdiği bir karar yoktur. Aleyhinde vermiş olduğu bir karar yoktur. Bakanlık müfettişlerinin de ‘burada suç vardır’ dediği bir durum da söz konusu değildir. Eğer böyle bir karar çıkarsa, bakanlık müfettişlerinin raporları sonucunda böyle bir şey ortaya çıkarsa, ya da yargının incelemeleri sonucunda böyle bir şey ortaya çıkarsa partimiz, kim olursa olsun onunla ilgili gerekeni yapar. Biz ak olan ismimize kara bulaştırmayız, kara sürdürmeyiz. Bugüne kadar bu tavır sürdürülmüştür, bundan sonra da sürdürülecektir. Herkesin bunu böyle bilmesi gerekiyor. Ancak CHP’nin başka bir malzemesi olmadığı için kara çalmayı politikalarının esası haline getirmiştir, yalan söyleyerek bir rant devşirmeye çalışmaktadır.”

12.01.2011