Aktif ve etkin bir dış politikamız var

Aktif ve etkin bir dış politikamız var

Çelik, bir dizi açılış ve ziyaret için geldiği Konya'da, Karatay Belediyesi Kongre ve Gençlik Merkezi Temel Atma Töreni'ne katıldı. Çelik, burada yaptığı konuşmada, Konya'ya her geldiğinde kenti gelişmiş ve değişmiş olarak gördüğünü söyledi. 

Konya'nın modern bir şehir görünümüne kavuştuğunu aktaran Çelik, ''Yeşilliğinden, refüjlerin düzenlenmesine, çiçeklerinden, yollarında üst geçit ve alt geçitler bulunmasına kadar, Konya modern ve muhteşem bir şehre dönüşmüş. Her tarafta yeni yeni şantiyeler var, şehir adeta şantiye halinde. Bu değişim ve dönüşüm faaliyeti devam ediyor. Bundan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek başta olmak üzere ilçccedil;e belediye başkanlarımızı ve katkısı olan herkesi tebrik ediyorum'' diye konuştu. 

Türkiye'de şehirleri çok daha modern, yaşanır, hayatın zevkle devam edeceği şehirler haline getireceklerini söyleyen Çelik, şunları kaydetti: 

''Böyle bir kararlılığımız var. Türkiye'nin itibarı büyük, aktif ve etkin bir dış politikamız var. Türkiye sağlam bir kaptanla yoluna devam ediyor. Başımızda Başbakanımız, halkın duası ve desteği devam ettiği sürece, gerek yerelde gerek genelde halkımızın yüzünü güldürmeye devam edeceğiz. Gençlik merkezimiz hayırlı olsun.'' 

Eskiden beri tarım kenti olan Konya'nın 4 tanesi resmi, 10'dan fazla organize sanayi bölgesi ile sanayi ve ticaret kenti haline de geldiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti: 

''Konya, kültür, tarih ve turizm merkezi. 5 yıldızlı otellerin sayıları gittikçe artıyor. Belki Konya'da kum, deniz, güneş turizmi yok. Ama dünyada tatil turizmi ikiye ayrılıyor. Bir de kültür turizmi var. Kültür turizminde insanlar daha aktiftir, daha fazla para harcarlar ve esas turizm, dünyadaki kültür turizmidir. Konya, Selçuklu Devleti'nin başkenti olması nedeniyle, Osmanlı Devleti zamanında da bir kültür, ilim merkezi olması sebebiyle bu bölgede çok büyük potansiyel sunuyor. Eğer hedefiniz 10 milyon turisti ağırlamaksa, tabii ki yapılması gereken daha çok iş, gidilecek daha çok mesafe var. Bu potansiyel, bu birikim Konya'da var.'' 

''Onlara doğru adresi göstermemiz lazım''

Konya'nın 4 üniversitesi, 3 tıp fakültesi olan Türkiye'deki nadir şehirlerden birisi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları ifade etti: 

''Çocuklarımıza 'yanlış yapma' dediğimiz zaman, onlara doğru adresi göstermemiz lazım. Eğer kültür merkezlerimiz olmazsa, ilim-irfan yuvaları olmazsa, gençliği yanlış yerlerden ve yanlış alışkanlıklardan alıkoyamazsınız. Çocuklarımızdaki enerjiyi güzele, hayıra kanalize ederek, o enerjisini boşaltmasını sağlayabiliriz. Nefret insanda var olan bir duygudur. 'Nefret etme' demeyin, nefret duygusundan nefret etmesini sağlayın. Yanlışa karşı, savaşa, haksızlığa, zulme, kötülüğe karşı nefret etmesini sağlarsan, o çocuğu eğitmiş olursun. Dolayısıyla bir üniversitenin yanında yeni yeni gelişmekte olan, çok büyük hamleler yapan Karatay ilçemizde Gençlik ve Kongre Merkezi'nin temelinin atılmış olmasını hayırlı bir hizmet olarak görüyorum.'' 

''Mimari, sükunet halindeki felsefedir''

Tarihi mimariye karşı haksızlık yapıldığını anlatan Çelik, şunları kaydetti: 

''Bizim, dünyanın en seçkin mimari tarzlarından birisi Selçuklular'la gelen, Osmanlılar'la zirveye ulaşan bir mimarimiz var. Ankara'da Cumhuriyet kurulurken bir Ulus mimarisi var. Mimar Kemalettin'e baktığınız zaman neo-klasik dediğimiz bir mimari tarz var ve binaların bir kişiliği, bir kimliği var. Ulus'tan başlayın, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kadar gelin, bu şekilde. Sıhhiye köprüsüyle birlikte züppelik başlar. İhtiyaç ağırlıklı beton yığınlarıyla doldurmuşuz biz Ankara'yı. Daha sonra da devam etmiş. Belediye başkanlarımızın kulaklarına küpe yapması gereken, Alman Hegel'in bir sözü var. Diyor ki; 'Mimari, sükunet halindeki felsefedir. Mimari, suskun felsefedir, cisimleşmiş felsefedir'. Bir milletin estetik kaygısını mimariden daha iyi yansıtan, ortaya koyan başka bir şey hayal edemezsiniz. Halka, 'abuk subuk evler yapmayın' dediğimiz zaman, önce hükümet konaklarımızı, adliye saraylarımızı, okullarımızı, postanelerimizi, kongre ve kültür merkezlerimizi devlet olarak vatandaşa numuneler halinde inşa etmeliyiz. Devlet yanlış yaparsa, vatandaşa, 'neden doğruyu yapmıyorsun' deme hakkına sahip olmaz. Bu mimari eserler seçilirken geleneksel mimarimizden ilham alan, ondan esintiler olan, modern mimarinin bütün imkanlarını bünyesinde barındıran mimari eserler ortaya koyabilmemiz gerekiyor.''