Anaların ağlamaması için önemli bir atmosfer yakalandı

Anaların ağlamaması için önemli bir atmosfer yakalandı

Çelik, Küresel Düşünce Topluluğu'nca TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen, ''Özgürlüğe Postmodern Müdahale: 28 Şubat'' konulu sempozyum sonrası, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin 28 Şubat soruşturması kapsamında eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Erdal Ceylanoğlu'nun Ankara Adliyesi'ne çağrılmasını sorması üzerine Çelik, ''Sayın Ceylanoğlu 28 Şubat soruşturması nedeniyle ifadeye çağrılmış durumda. Bu yargının bir tasarrufudur, soruşturma devam ederken. Kim ne zaman nasıl çağrılır buna yargı karar verecektir, hukukçular karar verecektir. dolayısıyla benim bunun üzerine bir yorum yapmam doğru olmaz. Daha önce malumunuz birçok kimse sorgulandı bugün de kendisi sorgulanıyor. Çok bir şey söylemek istemiyorum bu konuda'' dedi.

Çelik, Ceylanoğlu'nun Sincan'da yürütülen tanklarla ilgili emri veren kişi olduğunun hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

''Ben bu konuda söylenmesi gerekenleri sempozyumda söyledim. Buna çok fazla bir şey ilave etmek istemem. Her zaman şunu söylüyoruz 'ister e-muhtıra ister postmodern darbe, ister fiili darbe… Bunlar artık Türkiye'nin gündeminden çıkmalıdır. Ordumuz da bu virüslerden kesinlikle temizlenmelidir. En ufak ayrıntısına kadar temizlenmelidir. Bizim bu coğrafyada güçlü olan bir orduya her zaman ihtiyacımız oldu, bugün de ihtiyacımız vardır ama milletinin iradesinin emrinde sadece kendinin görev ve sorumluluk alanı içerisinde bulunan yüksek hareket kabiliyetine sahip bir ordu bizim özlemimiz olan ordudur. Ordu bugün kendi sorumluluk alanına çekilmiştir. Bu da Türkiye'nin geleceği açısından son derece hayırlıdır. Ama geçmişte olup bitenleri yok saymak mümkün değildir. Kim ne yaptıysa bence yanına kar kalmamalıdır. Gelecek nesiller için bu son derece önemlidir.''

12 Eylül askeri darbesine yönelik soruşturmanın hatırlatılması üzerine ise Çelik, ''Hedef 2023'' isimli seçim beyannamelerinde, ''milli demokrasi'' vadettiklerini anımsattı.

Çelik, şöyle devam etti:

''Milli demokrasinin olabilmesi için bürokratik cumhuriyetin bütün arızalarının giderilmesi gerekir. Türkiye bugün bürokratik cumhuriyetten, demokratik cumhuriyete geçmeye çalışıyor. Bu değişim dönüşüm ve reform süreci sabahtan akşama olmaz. Yasalarda bu değişikliği yapsanız bile sistemde ve şekilde bu değişiklikleri yapsanız bile zihniyet olarak bir mentalite devrimine de Türkiye'nin ihtiyacı vardır. Bu öyle sabahtan akşama olmaz ama Türkiye, demokratik bir cumhuriyet olma yolunda emin adımlarla yoluna devam ediyor.''
    
4. Yargı Paketi
    
''Dördüncü Yargı Paketi'yle ilgili hala imzaların tamamlanmadığı belirtiliyor. Acaba pakete ilişkin bir sıkıntı mı var. Ayrıca paketle KCK'lıların da serbest bırakılacağına ilişkin iddialar var. Bu anlamda acaba bir pazarlık oluyor algısı yaratılmaması için mi pakette bir ilerleme kaydedilmedi'' sorusuna Çelik, ''KCK'yla da çözüm süreciyle de başka şeyle de bunun uzaktan yakından bunun bir ilgisi yok'' yanıtını verdi.

Programa gelmeden önce Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile bir kez daha görüştüğünü vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

''Mesele tamamen imzaların tamamlanmasıyla ilgili. Biliyorsunuz Sayın Hükümet Sözcümüz Bakanlar Kurulu toplantısından sonra 4. Yargı Paketi'nin hükümet tarafından kabul edildiğini, tasarı olarak kabul edildiğini ve TBMM'ye gönderilmesine karar verildiğini söyledi. Ancak, bazı imzalar eksik olduğu için o prosedür tamamlanmadan Meclis'e gitmez ama, tekrar altını çiziyorum burada bir tereddüt yok. Burada, çözüm süreci ile ilintili olarak herhangi bir yeni çalışma yok. 4'ncü Yargı Paketi, Bakanlar Kurulu'nda kabul edildiği şekliyle en kısa zamanda TBMM'ye gönderilecektir. Bu konuda bir tereddüt hasıl olmaz.''
    
''Hepimiz kazanırız, ülkemiz kazanır''

    
Çelik, ''Öcalan'ın mektubu kamuoyuna yansıdı. Bazı ifadeler var, 15 Ağustos tarihi gösteriliyor. Bu anlamda süreci nasıl buluyorsunuz'' sorusunu ''Bizim burada söyleyeceğimiz tek şey şudur; Türkiye bu çözüm süreciyle birlikte, kan akışının durması, insanların ölmemesi, anaların ağlamaması için bence önemli bir atmosfer yakalamıştır, herkesin buna katkıda bulunması gerekiyor'' şeklinde cevapladı.

Hüseyin Çelik şu ifadeleri kullandı:

''Netice itibarıyla bunlar ancak konuşularak sonuca ulaşılabilecek şeylerdir. Şu anda bu süreci yöneten, ilgili kurumlar ve birimler vardır. Hep birlikte süreci takip ediyoruz. 'Şu gün şu olacak, bugün bu olacak' deme yetkisine ben sahip değilim ama hepimizin yapması gereken bu sürece olumlu katkıda bulunmaktır. Duygularımızı, aklımızın önüne geçirmemektir, aklımızı her zaman duygularımızın önünde tutmaktır. Böyle yaparsak hepimiz kazanırız, ülkemiz kazanır, gelecek nesillerimiz kazanır. Bu sürece böyle bakmamız gerekiyor.''