Büyükelçinin uyarılması söz konusudur

Büyükelçinin uyarılması söz konusudur

Çelik, parti genel merkezinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hüseyin Çelik, Büyükelçi Ricciardone'nin sözlerine gösterdiği tepkiye ilişkin bir soru üzerine, ''Biz öyle ilk aklımıza geleni söyleyen bir hükümet, iktidar, parti değiliz. Netice itibarıyla parti sözcüsüyüm. Ben parti adına böyle bir açıklama yaptığım zaman kimlerle neyi konuşmuş olabileceğimi herhalde tahmin etmeniz lazım. Onun için burada herhangi bir tereddüt yok'' dedi.

Çelik, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

''Sayın ABD elçisi, 15.30'da Dışişleri Bakanlığı'na gidecek. Aslında bilmeniz gereken şey şu, daha önce ABD elçiliğine yönelik bir canlı bomba eylemi ve onun sonucunda meydana gelen gelişmeler var, bunu Sayın Müsteşarla paylaşmak üzere gidiyor. Bunun üzerine randevu almış, zaten bu daha önceden belirlenmiş kendileri de bu yönde bir açıklama yaptılar.

Ancak bu ziyaret, görüşme esnasında, benim aşağı yukarı açıkladığım ve benim gösterdiğim tepkiye benzeyen bir tepkinin gösterileceğini de tahmin etmeniz gerekiyor. Bu yönde dikkatinin çekilmesi ve uyarılması da söz konusudur.''

Bugünkü randevunun bu konuyla ilgili değil önceden belirlendiğinini altını çizen Çelik, ''Ancak bu gelişmeyle birlikte Sayın Büyükelçinin, Dışişleri tarafından uyarılması ve dikkatinin çekilmesi de söz konusudur. Bunu da zaten tahmin edebilirsiniz'' dedi.

Çelik, ''ABD Büyükelçisinin yaptığı açıklamaların ışığında Ergenekon ve Balyoz davalarının arkasında ABD'yi gösterenlere söyleyecek bir şeyleriniz var mıdır'' sorusuna ise ''Somut deliller olmadan 'biri böyle demiş' benim onların peşine takılıp yorum yapmam doğru değil. Birinin bu konuda somut bir delili varsa bunu ortaya koyması lazım. Ama ben zaten Sayın Büyükelçinin sözleri ile ilgili olarak söylemem gerekenleri söyledim. Şu anda söyleseydim yine bunları söylerdim. Bunun arkasındayım, parti olarak da bunun arkasındayız'' diye yanıtladı.

97 kişi hazır bulundu

Çelik, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında üçüncü bölgesel toplantının yapıldığını belirten Çelik, daha önce Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerini içine alan toplantılar düzenlendiğini söyledi. Bugün Karadeniz Bölgesin'den milletvekilleri, il ve belediye başkanları ile kadın ve gençlik kolları başkanlarının katılımıyla yapılan toplantıda 97 kişinin hazır bulunduğunu ifade eden Çelik, Batı Karadeniz bölgesindeki 5 vilayetin katılımıyla da daha sonra bir toplantı yapılacağını dile getirdi.

Toplantılarda genel meselelerin yanı sıra bölgesel ve il bazındaki meselelerinin de masaya yatırıldığına işaret eden Çelik, AK Parti'nin teşkilat ağırlıklı çalışan bir siyasi parti olduğunu vurguladı. Toplantıda Başbakan Erdoğan'ın başta iç politika olmak üzere içte ve dışta meydana gelen gelişmelerle ilgili katılımcılara detaylı bilgi sunduğunu anlatan Çelik, Başbakan Erdoğan'ın ayrıca Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'ya yaptığı gezilere ilişkin intibalarını ve verilen mesajları katılımcılarla paylaştığını söyledi.

Erdoğan'ın toplantıda yaptığı konuşmada AK Parti hareketinin bir gönül hareketi olduğunu söylediğini hatırlatan Çelik, Erdoğan'ın vatandaşla bire bir temasın önemini vurguladığını kaydetti.

Yerel seçimlerin 2014 yılının Mart ayında yapılacağına işaret eden Çelik, seçim öncesi dönemde olabileceklere ilişkin partinin hassasiyetleri hakkında Erdoğan'ın katılımcıları bilgilendirdiğini anlattı. Çelik, ''Özellikle son zamanlardaki çözüm süreciyle ilgili olarak hem Sayın Başbakan gerekli açıklamaları yapmıştır hem de söz alan milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, teşkilat mensuplarımız, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde çözüm sürecinde halkımızın çok büyük çapta ümitli olduğunu, bu süreci desteklediklerini ve bu sürecin sabote edilmemesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini istemişlerdir. Bu son derece memnuniyet verici bir şeydir'' diye konuştu.

Toplantıda katılımcıların yerel meseleleri de dile getirdiğini belirten Çelik, ''Arkadaşlarımız Karadeniz vilayetleri ile Doğu ve Güney Doğu illeri arasında bir kardeş il bağlantısı kuralım demişlerdir'' dedi.
    
''3 bin 391 soruşturma ve inceleme izni verildi''

    
Çelik, açıklamasının ardından gazetecilerin de sorularını yanıtladı. Çelik, bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'li belediyelere yapılan operasyonu siyasi olarak nitelendirdiğini hatırlatması üzerine bugüne kadar AK Parti hükümetleri döneminde belediyelerle ilgili 3 bin 391 soruşturma ve inceleme izni verildiğini belirterek, bunların bin 535'inin AK Partili belediyeler için, bin 26'sının CHP'li belediyeler için ve 450'den fazlasının da MHP'li belediyeler için verildiğini söyledi. 27 ile İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından teftiş onayı verildiğini anlatan Çelik, bunların 16'sının AK Parti, üçü CHP ve 1'inin de MHP'li belediye olduğunu dile getirdi.

Çelik, ''Manzara bu iken 'Niye AK Parti'li belediyelere inceleme, soruşturma izni vermiyorlar, teftiş onayı vermiyorlar, bizim belediyeler de şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar' diyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu'nun şöyle bir saplantısı var, eğer birisi CHP'liyse CHP'ye yakınsa veya CHP ile ideolojik yakınlığı varsa DHKP-C'li de olabilir, ona kimsenin bir şey dememesi gerekiyor. Yok böyle bir şey. Eğer bir yerde usulsüzlük varsa bir yerde yolsuzluk varsa bu da tespit edilmişse burada bir operasyonun yapılması, buna müdahale edilmesi hukuk devleti açısından kaçınılmazdır. Biz hep şunu söyledik, bizim belediyemiz de olsa biz pisliğin üzerine oturmayız. Yanlış yapanın yanına koymamak hukuk devletinin gereğidir'' diye konuştu.
    
Temyiz Mahkemesi kurulması
    
Çelik, ''Yeni Anayasa'da yargı bölümüne ilişkin AK Parti'nin önerileri Meclis'e sunulmuştu. Bazı çevreler o düzenlemeyi bir reform olarak nitelendirirken, bazı çevreler de aslında yargıya vurulan bir darbe olarak nitelendiriyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu yanıtlarken, Anayasa Mahkemesi hariç tüm yüksek yargının Temyiz Mahkemesi adı altında tek çatı altında toplanması kararının AK Parti'nin iradesi ile verilmiş bir karar olduğunu söyledi.

Düzenleme ile Danıştay ve Yargıtay'ın yok edilmediğini belirten Çelik, yüksek mahkemelerin bir çatı altında toplanmasının AK Parti'nin icat ettiği bir şey olmadığını ifade etti. Yargının bütünlüğü açısından Temyiz Mahkemesi oluşturulmasının son derece isabetli olduğunu dile getiren Çelik, ''Bu bir reformdur. Bu olması gerekendir. Yargıya bir müdahale söz konusu değil. Yargı bağımsızdır, yargı tarafsızdır, öyledir ve öyle kalmalıdır. Bu konuda son derece hassasız. Teklifimizi verdik. Önümüzdeki süreçte kamuoyu tarafından tartışılacak'' dedi.
    
''Her konuda yüzde 100 mutabık olacaksınız diye bir şey yok''
    
Çelik, ''Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland'ın, İsrail'in Şam'daki bir tesisi vurmasının ardından Başbakan Erdoğan ve Davutoğlu'nun İsrail'e yönelik sözlerini eleştirdi ve bunu kendilerini üzdüğünü söyledi, tahrik edici yorumlar olarak nitelendirdi. Buna ilişkin bir değerlendirmeniz olacak mı'' sorusu üzerine, konu İsrail olunca Türkiye'nin ABD ile özellikle İsrail eksenindeki ve İsrail genel başlığı altındaki birçok konuda hemfikir olmadığını söyledi. Dolayısıyla İsrail ile ilgili bir konuda ABD Dışişleri Sözcüsü'nün veya bir başkasının farklı bir yorum yapmasının söz konusu olabildiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:

''Bizim yorumlarımız da onların hoşuna gitmiyor, onların yorumları da bizim hoşumuza gitmiyor. Biz, ABD ile dost ve müttefik bir ülkeyiz ama dost ve müttefik olduğunuz ülkelerle her konuda yüzde 100 mutabık olacaksınız diye bir şey yok. Ama bu şu anlama gelmiyor, biz Amerika ile yine dost ve müttefik bir ülkeyiz ve bu ilişkilerimizi sürdürüyoruz, birçok konuda işbirliğimiz var, bundan sonra da olacaktır. Sayın Büyükelçi'nin sözlerine tepki göstersek de Dışişleri Sözcüsü'nün sözlerine tepki göstersek de bizim söylediklerimiz de onların hoşuna gitmese de biz dost ve müttefik ülkeleriz ama dost ve müttefik olduğumuz ülkelerle her konuda yüzde 100 mutabık olacağız diye bir şey yok. Yeryüzünde zaten böyle bir şey bulamazsınız. Böyle bir şey söz konusu değil. Biz tabii ki bağımsız bir ülkeyiz, NATO içerisindeyiz, biz NATO'nun bir üyesiyiz, ABD ile bizim bu manada bir savunma işbirliğimiz var, sadece ABD ile değil NATO kapsamında var. Amerika ile ticari ilişkilerimiz var, ABD ile çok ciddi ekonomik ilişkilerimiz var ve her düzeyde ilişkilerimiz var. Bugün artık uluslararası bir mahiyet kazanmış olan terörle mücadele konusunda işbirliklerimiz var. Karşılıklı desteklerimiz var, bunu herkes biliyor, bütün dünya biliyor ama yüzde 100 mutabık olacağız diye bir şey yok meselenin özü budur.''
    
İmralı süreci
    
''Salı günü BDP'nin grup toplantısında Gültan Kışanak, İmralı ile süreçte bir ayın kaybedildiğini ifade etmiş ve 'Biz İmralı'ya gitmek istiyoruz' demişti. Başbakan Erdoğan da 'Teröristle kucaklaşan BDP'li İmralı'ya gitmeyecek' ifadesini kullanmıştı. Dün Selahattin Demirtaş'ın bir açıklaması var, 'Heyeti BDP belirleyecek' şeklinde. Süreçte bir tıkanma var mı yok mu'' sorusunu yanıtlarken Çelik, konuya ilişkin iradenin Hükümet'e ait olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın bu konuda söylenmesi gereken ne varsa söylediğini dile getiren Çelik, Başbakan Erdoğan'ın sözleri üzerine ilave edecek bir sözü olmadığını vurguladı.

Çelik, dershaneler ile ilgili yürütülen çalışmaya ilişkin bir soru üzerine de dershaneler üzerine yapılan çalışmaların neticesinde ortaya bir manzara, bir rapor çıktığına işaret etti. Ortaya çıkan sonucu Başbakan Erdoğan'ın da bulunduğu bir toplantıda kendi aralarında bir kere daha müzakere edeceklerini anlatan Çelik, daha sonra konuyu kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.