Seçimleri değil Türkiye’nin istikbalini düşünüyoruz

Seçimleri değil Türkiye’nin istikbalini düşünüyoruz

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ağrı'ya gelen Çelik, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde düzenlenen ''Siyaset Akademisi''nde yaptığı konuşmada, çözüm sürecine ilişkin yıllardan beridir Doğu'dan, Batı'dan, PKK'lıdan, askerden, polisten ve korucudan 40 bin küsur insanın hayatını kaybettiğini söyledi. 

Kendilerinin iktidara geldiğinde ret, inkar ve asimilasyonu bir tarafa ittiklerini belirten Çelik, ''Bizim derdimiz, terör örgütünü hoşnut etmek, PKK örgütünü hoşnut etmek, onların sempatisini kazanmaktan ziyade, kendi Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru ve mantıklı taleplerine, devlet olarak, hükümet olarak karşılık vermektir'' diye konuştu.

Kan dökmek ve can almakla bu sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

''Tabii kötü taraf şu; PKK diyor ki 'bunlar kendiliğinden mi oluyor. Biz kan döküyoruz, canımızı veriyoruz, kanımızın karşılığında devlet bize taviz veriyor.' Eğer meseleye böyle yaklaşırsanız, bu hem gerçeğin çarpıtılması olur hem de hakkın inkarı olur. Eğer kan dökmekle can almakla bu iş olsaydı 1991, 1992, 1993 ve 1994'te her yıl 4-5 bin PKK'lı ve bine yakın güvenlik görevlisi, polis, asker, korucu şehit oluyordu. Eğer o gün AK Parti gibi bir devlet aklı olsaydı bu böyle olmazdı. AK Parti devlet aklı haline geldikten sonra iş değişti tabii. Çünkü bu meselenin kültürel, ekonomik, diplomatik, dini, psikolojik ve sosyolojik boyutları var.''

Hükümet olarak konuyu bütün olarak ele aldıklarını anlatan Çelik, ''Şimdi PKK ve BDP istedi diye mi biz TRT Şeş'i kurduk sanki. Onlar bundan hoşnut oldular mı ki TRT Şeş'e 'TRT caş' demiyorlar mı? Onların siparişi üzerine mi kurduk sanki. Memnun olmadılar. PKK ve BDP istese de istemese de biz Kürt vatandaşlarımızın meşru, makul ve mantıklı taleplerini yerine getirdik, getiriyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz. Hiç kimse buna engel olamaz'' dedi. 

''MHP şehit cenazelerini kullanarak siyaset yapıyor''

Başbakanın büyük bir liderlik örneği göstererek, 'bu fitne bitsin' diye süreci başlattığını belirten Çelik, ''Burada güzel bir hava var. Temenni ediyorum ki toprağa cemrenin düşmesi gibi. İnşallah insanların gönlüne de sevgi cemreleri düşer. Bu kin, nefret ve öfke ortadan kalkar. Eğer biz aklımızı duygularımızın önüne geçirirsek bu meseleyi çözeriz'' dedi.

MHP'nin sürece karşı çıktığını savunan Çelik, şöyle konuştu: 

''Neden karşı çıkıyor biliyor musunuz? Çünkü Kürtçülük ortadan kalkarsa Türkçülük pirim yapmaz. Etki tepki meselesi var. Bakın eğer bu çözüm süreci başa geçsin BDP marjinal bir parti olur. Bunu bir yere yazın. Tabii aynı düzeyde MHP de oy kaybeder. MHP şehit cenazelerini kullanarak siyaset yapıyor. Biz bunu söylediğimizde Sayın Başbakanımız kızıyor ancak hakikat bu. Peki CHP ne yapıyor? CHP de mahcup gelini oynuyor. Ne evet diyor ne de hayır diyor. Kılıçdaroğlu'na soruyorlar, 'ne diyorsunuz bu süreç için' o da 'biz bir şey bilmiyoruz' diyor.'' 

Çelik, ''Biz gelecek seçimi düşünerek değil, gelecek nesilleri ve Türkiye'nin istikbalini düşünerek hareket ediyoruz. Güzel günler inşallah bizi bekliyor. Kimsenin ölmediği, öldürmediği, kinlerin, nefretlerin değil, sevginin büyütüldüğü bir Türkiye hepimizin özlemidir'' diye konuştu.