MHP terörün bitmesinden rahatsız oluyor

MHP terörün bitmesinden rahatsız oluyor

Çelik, partisinin Şahinbey Belediyesi Büyük Nikah Salonu'nda düzenlediği “Şahinbey İlçe Danışma Meclisi Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, 57. koalisyon hükümetinin Türkiye'yi bir uçurumun kenarına getirdiğini savundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sık sık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Yüce Divan'a göndereceğini söylediğini anımsatan Çelik, şunları söyledi:

“Sayın Bahçeli siz bıraktığınızda milli gelir 230 milyar dolardı. Recep Tayip Erdoğan sağlığını halkı için feda edercesine 10 yıldan beri gece gündüz demeden çalışıp milli geliri 800 milyar dolara çıkardığı için mi göndereceksiniz- Enflasyon yükseldi diye mi göndereceksiniz- Faiz oranlarını arttırdı diye mi göndereceksiniz- IMF'ye borcumuzu arttırdı diye mi göndereceksiniz- Türkiye'nin borcunu arttırdı diye mi göndereceksiniz- Çiftçiye, köylüye destek vermedi diye mi göndereceksiniz- Esnaf kredileri azaldı diye mi göndereceksiniz- Tekrar altını çizerek söylüyorum kendi sağlığını halkına feda eden, mesai kavramı 24 saat olan, çok az uyuyan böyle bir Başbakanı ihanetle suçlamak, hainlikle suçlamayı millet de affetmez, Allah hiç affetmez.”
    
“Bu memleketi birbirimize zehir etmeyeceğiz”

    
Çelik, Abdullah Öcalan'a taviz vermekle suçlandıklarını ancak hiçbir şekilde taviz vermediklerini dile getirdi.

Abdullah Öcalan'ın kendi mensuplarına gönderdiği mektubun 1 Mart'ta okunduğunu anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

“Abdullah Öcalan diyor ki 'silahları bırakın'. Ben Zonguldakta dedim ki 'İki kere ikinin 4 ettiğini kim söylerse biz buna doğru diyeceğiz'. Sonuçta biz bu memleketi birbirimize zehir etmeyeceğiz. Birileri bunu özellikle istiyor. Çatışmadan beslenenler var. Etki ve tepkiden beslenenler var. MHP niçin demokratikleşme olsun istemiyor- Demokratikleşme olursa, terör biterse, BDP marjinal küçük bir parti olacak. MHP'de kan kaybedecek. Merhum Türkeş'in karizmasına rağmen MHP 12 Eylül'den önce en fazla yüzde 6-7 oy aldı. Sonra MHP niye oylarını arttırarak 1999'da yüzde 18'e çıktı- Ne kadar şehit cenazesi geldiyse, terör ne zaman azdıysa, bu MHP'nin işine yaradı. Onun için MHP terörün bitmesinde rahatsız oluyor. Kanın durmasından rahatsız oluyor. Şehit cenazelerinin gelmemesinden rahatsız oluyor.”

Türkiye'nin başında gencecik çocukların hayatını kaybetmesine yol açan, anaların gözyaşının sel olmasına yol açan, milyar dolarlık kaynakların heba edilmesine yol açan bir terör belası olduğunu belirten Çelik, kimsenin teröriste çiçekle, buketle karşılık vermeyeceğini ancak bu işi sonlandırmak istediklerini aktardı.

Türkiye'de kin, nefret ve öç duygusu yerine sevgileri büyütmek istediklerinin altını çizen Çelik, “Bu memlekette ölen her insan ister PKK'lı ölsün, ister vatandaşımız ölsün, ister güvenlik görevlisi şehit olsun, bu kalıcı bir iz bırakıyor, bu bir yara bırakıyor. Biz kinleri büyütmeyelim, sevgileri büyütelim” ifadelerini kullandı.

Hepimiz bu ülkenin gerçek sahibiyiz

Çelik, dört aydan beri şehit cenazesi gelmediği için birilerinin rahatsız olmaya başladığını kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hakkari'de, Sinop'ta, Mersin'de aynı şeyi söylediğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

“Biz diyoruz ki bizim bir tane devletimiz var Türkiye Cumhuriyeti'dir. Biz bir milletiz. 780 bin metrekarelik topraklar bu memlekette yaşayan herkesin vatanıdır. Hepimiz bu ülkenin gerçek sahibiyiz. Sonra bir tane bayrağımız var. O da şehitlerimizin kanını rengini alan al yıldızlı bayrağımızdır. Bunda hiçbir tereddüt yok. Şehit aileleri ile görüşüyoruz.

Şehit anası babası bir başkası tahrik etmediği zaman diyor ki 'Bizim ocağımıza ateş düştü. Bizim yüreğimize evlat acısı düştü, başka ocağa ateş düşmesin'. Ama sen 'Bu ateş her eve düşsün' diyorsan sen o zaman canavarsın. Başkalarının çocuklarının kanı üzerinden ideolojik hesap yapanları millet de affetmez, Allah da affetmez. Başkalarının çocuklarının kanı üzerinden siyasi hesap yapanları millet de affetmez, Allah da affetmez.”

CHP'nin çözüm süreci ile ilgili olarak 'size kredi veriyoruz' dediğini hatırlatan Çelik, ana muhalefet partisinin elini değil parmağını taşın altına koymasını dahi anlamlı kabul ettiklerini söyledi.

Çelik, “Ama CHP bir tane değil ki…CHP her kafadan farklı bir sesin çıktığı, uğultuların bütün koridorları kapladığı bir parti haline geldi. Ulusalcı kanat birşey söylüyor. Bakın genel başkan yardımcıları Gülseren Onanç hanımefendi dedi ki 'CHP'nin tabanı çözüm sürecini destekliyor'. Derhal kafasını kopardırlar. 'Sen CHP'nin tabanı çözüm sürecini destekliyor nasıl dersin-' Bu nasıl demokrasidir-” şeklinde konuştu.
    
Akil İnsanlar Heyeti
    
Çelik, Akil İnsanlar Heyeti'nin para almadığını, menfaat beklemediğini belirtti.

Bahçeli'nin İzmir'deki konuşmasını eleştiren Çelik, “Devlet Bahçeli utanmadan ve sıkılmadan İzmir'deki mitingde bu insanları tehdit ediyor. Siz nasıl bu insanları tehdit edersiniz- Bu ne magandalıktır- Böyle bir şey olabilir mi. Heyette sendika ve oda başkanları var. Alevi, Sünni, Türk, Kürt ve gayrimüslimler var” dedi.

Heyetteki 63 kişinin Türkiye'nin fotoğrafı olduğunu anlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

“Peki kim olması gerekiyordu- Siz Hülya Koçyiğit gibi bir insanı tehdit etmeye utanmıyor musunuz, sıkılmıyor musunuz- Kezban Hatemi Türkiye'nin en ünlü avukatlarından birisidir. Hakkari'ye Şırnak'a gideceğine işini yapar para kazanır. Ama bu kadıncağız bu fitnenin çözümünde 'Ben de varım' diyorsa sen bu insanları nasıl tehdit etmeye kalkışırsın.”

Çelik, konuşmasını ardından AK Parti'ye katılanlara rozet taktı.