Akil İnsanlara hakarete kimsenin hakkı yok

Akil İnsanlara hakarete kimsenin hakkı yok

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. 

Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Marmara bölgesi milletvekilleri ve teşkilat yöneticileriyle yaptığı toplantıda yeni yapılan bir anketin sonuçlarının da açıklandığını anlatan Çelik, anket sonuçlarını basın mensuplarıyla paylaştı.

AK Parti'nin oyu yüzde 52,9 seviyesinde

KONDA isimli kamuoyu araştırma şirketinin Türkiye genelinde yaptığı anketin sonuçlarına göre, vatandaşların yüzde 52,9'unun, ''bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz'' sorusuna ''AK Parti'' cevabı verdiğini anlatan Hüseyin Çelik, anket sonuçlarına göre CHP'nin yüzde 22, MHP'nin yüzde 12,7, BDP'nin yüzde 6,9 diğer partilerin ise yüzde 5,5 civarında olduğunu açıkladı.

AK Parti olarak, ANAR, POLLMARK ve DENGE isimli 3 farklı kamuoyu araştırma şirketine çapraz denetleme yöntemiyle düzenli olarak kamuoyu araştırması yaptırdıklarını ifade eden Çelik, bu anketlerin, her ay Türkiye genelinde yapıldığını kaydetti. Çelik, ''Bu anketlerde biz gerçek anlamda nabız tutmak, yüzümüze ayna tutmak istiyoruz. Şişirme anketlere hiçbir zaman iltifat etmedik. Ismarlama anketlere, bir partinin oylarını yükseltmeye, bir partinin oylarını düşürmeye yönelik anketlere hiçbir zaman tevessül etmedik, etmeyeceğiz'' dedi.

Karadeniz ve Ege'ye çözüm süreci ziyaretleri

Kısa bir süre önce bir gazetede yer alan ve ''AK Partili seçmenlerin sadece yüzde 40'ının çözüm sürecini desteklediği'' yönündeki anket sonucunun gerçeği yansıtmadığını da ifade eden Çelik, 21 Mart'taki Nevruz'dan önce Türkiye genelinde yapılan anket sonuçlarına göre çözüm sürecine desteğin yüzde 58 seviyesinde olduğunu söyledi. AK Parti Sözcüsü Çelik, ''Mesela Karadeniz'de yüzde 15'e yakın 'fikrim yok' diyen insanlar var. Demek ki bu insanların bilgilendirilmesi gerekiyor. Bundan dolayı 5-14 Nisan tarihleri arasında bakanlarımız ve genel başkan yardımcılarımız tarafından Karadeniz'e ziyaretler yapılacak. Yerel basında programlar yapılacak. Açık veya kapalı salon toplantıları yapılacak. Çarşı, pazar gezilerek esnafla mesele paylaşılacak. İlk etapta Karadeniz ve Ege bölgesine bu ziyaretler yapılacak. 21 Mart'tan önce yapılan bu anketler, 21 Mart'tan sonraki somut gelişmelerin ardından kamuoyu desteğinin artacağını tahmin ediyoruz. 21 Mart'tan önceki anketlerde bile 'fikrim yok' diyenlerin bir kısmını diğer tarafa bir kısmını da sürece destek tarafına eklediğimizde bile yüzde 64'e varan bir desteğin varlığını öngörebiliriz.''

Hüseyin Çelik, ''Çözüm süreci öngörülen şekilde devam ediyor. Siyasi iradenin iradesiyle başlayan, devletin çeşitli kurumları tarafından yürütülen bu çözüm süreci öngörülen şekilde devam ediyor. Bu sürece katkı sunabilen herkese kapımız da gönlümüz de açıktır ama katkı sunmayanlar da lütfen ateşe benzinle gitmesinler'' dedi.

Akil İnsanlar Heyetindeki isimlere yönelik eleştirilere tepki gösteren Çelik, ''Heyeti, tahkir ve tezyif eden bazı yazı ve beyanlar var. Bunlar sadece yapanları küçültür. İyi niyetle sadece gönüllülük esasına dayalı olarak, hiçbir menfaat gözetmeden, memleket meselesinde elini taşın altına koyan bu insanlara hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar sadece kendi kalitelerini ortaya koyuyorlar'' diye konuştu.

Akil İnsanlar Heyetinin ''Türkiye'nin birikimi'' olduğunu söyleyen Çelik, ''Sağdan insanlar var, soldan insanlar var. Müslim var, gayrimüslim var. Sünni var, Alevi var. Burada İslamcı var, burada kadın var. Doğu'dan var, Batı'dan var. Bu 63 kişiye, 'siz 63 kişilik bir liste yapın' desek, 63 farklı liste çıkar. Elbette Türkiye'de akil insanlar, 63 kişiden ibaret değildir. Bunlar bir örneklemdir. Birini sen akil bulmazsın başkası bulur'' şeklinde konuştu.

Akil İnsanlar Heyetinin, ''Damat Ferit Paşa zamanındaki heyet-i nasiha''ya benzetilmesine de tepki gösteren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hele hele bazı köşe yazarları cehaletini o kadar açık ediyor ki Osmanlı'daki bütün tamlamalar, müennestir. Bu adamlar bunu da bilmez. Siz daha neyi nasıl yazacağınızı bilmezken, memlekete vereceğiniz aklı kendinize saklayın. Beğenmeyebilirsiniz. 'Şu olmasın, şu olsun' diyebilirsiniz ama bu insanlara hakaret etmek, bu heyetin oluşmasında katkıdan bulunan iradeye hakaret etmek doğru değildir. Herkesi memleketimiz, milletimiz için hayati olan bu meselede sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Biz gelecek seçimleri düşünerek değil, gelecek nesilleri düşünerek bu işe talibiz.''

Sorunun çözümü için yurt genelinde büyük bir ümidin olduğunu vurgulayan Çelik, ''Biz romantik iyimserlerden değiliz. Bu işin çok kolay olmadığının da farkında değiliz. Biz realist iyimseriz. Herkesi bu sorumluluk içinde davranmaya davet ediyoruz'' dedi.

CHP'ye Ergenekon uyarısı

Basın toplantısında iddia edilen Ergenekon terör örgütü yargılamasıyla ilgili davada gelinen noktaya da değinen Çelik, CHP'ye sağduyu çağrısı yaptı. AK Parti Sözcüsü Çelik, ''Savcının mütalaasını da çıkan kararı da beğenmeyebilirsiniz ama mahkemeye baskı yapmaya yönelik, mahkemeyi kendi doğrultunuzda etkilemeye yönelik ve adaleti çalıştırmamaya yönelik bu gayretleri antidemokratik ve kesinlikle olmaması gereken tavırlar olarak değerlendiriyoruz'' dedi.

''Bu marjinal grupların, nöbetçi protestocuları var. Bazı yerlerde kadrolu protestocuları var. Bunların goygoycuları var, bir yerde bir şey olduğunda hurra oraya akın ederler ama yargıyı çalıştırmamak için hele şiddet ve kaba kuvvete tevessül ederseniz tabii ki gerekli tedbirler alınacaktır'' diye konuşan Çelik, şöyle devam etti:

''Biz şimdiden CHP'yi uyarıyoruz. Milletvekiliniz bariyerlerin üzerinden atlayacak, jandarmanın yakasına yapışacak. Onlar, mahkemenin selametini, oradaki hakimlerin savcıların can güvenliğini sağlamayacaklar. Size, 'buyrun yakın yıkın' diyecekler öyle mi- Orada olabileceklerin sorumlusu CHP'dir. Herkes aklını başına alsın. CHP'ye bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.''

CHP'nin anamuhalefet partisi olarak, her 4 seçmenden 1'inin oyunu aldığını kaydeden Çelik, ''Ama CHP marjinal grupların peşine takılmış gidiyor. Takmışlar CHP'nin burnuna halkayı peşlerinden sürüklüyorlar'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü TBMM Grubu'ndaki konuşmasında çözüm sürecine yönelik hiçbir değerlendirmede bulunmadığını hatırlatan Çelik, ''Çobana sorsanız çok bilgisi var. Çobanın bu konuda çok şey biliyor''dedi.

CHP kurmayların, ''Başbakan Erdoğan'ın oğlunun gemisinin, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler kopukken bile İsrail'e mal taşıdığı''na ilişkin iddiasına da cevap veren AK Parti Sözcüsü Çelik, ''Bu gemilerin çoğu bizatihi gemi sahipleri tarafından çalıştırılmıyor. Bunlar kiraya veriliyor ama kiraya verdiğiniz bir firmanın hangi ülkeye, hangi malı götürüp, getirecek bu sizin takdirinizde değildir. Diyelim ki böyle bir şeyin olduğunu var sayalım, nereye varıyorsunuz, ne elde edeceksiniz'' diye konuştu.

''Daha çok kan dökün dese bundan mutlu mu olacaksın?''

Muhalefeti, ''İsrail'in Türkiye'den özür dilemesine bile siz sevinmediniz ve buna da kulp buldunuz'' sözleriyle eleştiren Çelik, şunları kaydetti:

''İsrail özür diledi ama bir sorun bakalım niye diledi. Kendisine bu iyiliği çok gören bir zihniyet var. Standart&Poors Türkiye'nin kredi notunu yükseltiyor. Ne kadar olumlu bir gelişme olsa, bundan rahatsız olan bir muhalefet anlayışı var. 'Bunlar hepsi iktidarın karnesine artı puanlar getiriyor. İktidarı sallayacak bir şey çıksa da sevinsek' düşüncesindeler. Ülkemiz adına olan olumlu gelişmelerden sevinç duymamız lazım.''

Eleştirilerini sürdüren Çelik, ''PKK örgütünün lideri, 'silahları susturun' diyor ama 'bunun altında ne var?' diyorlar. 'Daha çok kan dökün' dese bundan mutlu mu olacaksın? Türkiye'nin kredi notunun yükselmesi, İsrail'in özür dilemesi sizi sevindirmiyor. Sizi ne sevindirecek. Devlet adamı sorumluluğuyla hareket etmemiz, lütfen zaaf olarak algılanmasın'' dedi.

Bir gazetecinin, dün İmralı'ya BDP heyetinin yaptığı ziyareti hatırlatarak, ''PKK'nın çekilmesi için 18 Nisan tarihinin öngörüldüğü belirtiliyor. Bu konuda size gelen net bilgiler var mı''sorusu üzerine Çelik, ''Bu süreç, öngörüldüğü gibi devam ediyor. Gittiler, döndüler. Bir daha giderler, bir daha dönerler. Bu, tekrar altını çizmek istiyorum, 1 günde, 1 haftada, 1 ayda çözülecek bir mesele değil. Hangi tarih. Böyle bir tarih ben bilmiyorum. Yani 18 Nisan vesaire gibi bir tarih bilmiyorum. Yani bu sürecin, bu müzakerelerin, bu istişarelerin içerisinde olan birisi olarak söylüyorum; böyle bir tarih ben bilmiyorum. Böyle bir tarih yok en azından'' diye konuştu.

''Öcalan'a vaad edilen bir şey yok''

Süreci tıkayan olumsuzlukların yaşanmadığını söyleyen Çelik, ''Bugün dünden daha iyidir. İnşallah yarınlar da bugünden daha iyi olacaktır. Mühim olan arkadaşlar, bir kere şu noktaya gelinmiş olmasıdır. Terör, şiddet, kaba kuvvet artık iş görmez. İnsanların kendisini ifade etme biçimi değildir. 'Bunlarla yola gidilmez, bunlarla mesafe alınmaz' düşüncesinin şu anda Türkiye'nin her kesimde hakim olmasıdır. Buna terör örgütü de dahildir. En azından bugünkü vaziyet budur. Önemli olan budur, bunun gerisi teferruattır'' değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, çözüm süreci kapsamında kamuoyundan hiçbir şey gizlemediklerini söyleyerek, şunları kaydetti:

''Her şey çok şeffaf. Arka planda ne var? Ne pazarlığı var? Abdullah Öcalan'a vaad edilen bir şey yok. Bir af söz konusu değil. Türkiye'nin üniter yapısı asla bir sorgulama konusu değil. Türkiye'nin birliğinden bütünlüğünden, üniter yapısından taviz vermek asla söz konusu değil. Bunu sayın Başbakanımız da biz de her vesileyle söyledik söylüyoruz. Dolayısıyla bu konuda vatandaşlarımızın özellikle bir kaygı, endişe içerisinde olmaması gerekiyor. AK Parti 81 ilin partisidir. AK Parti bir bölgeyi gözeterek icraat yapmaz, bir etnisiteyi gözeterek icraat yapmaz.''

''Gizli pazarlık içinde olmayız''

Çelik, PKK'nın nereden ve nasıl çekileceği yönündeki tartışmaları hatırlatarak, bunların birer detay olduğunu söyledi. Çelik, ''Biz bir gizli pazarlık içinde olmayız, gizli bir ajandanın sahibi olmamız söz konusu değildir. Böyle bir pazarlık da söz konusu değildir. Bunun herkes tarafından bilinmesi gerekiyor'' diye konuştu.

Meclis'te süreçle ilgili bir değerlendirme komisyonu oluşturacağına ilişkin iddialarla CHP ve MHP'nin bu amaçla bir komisyon kurulması durumunda üye vermeyeceklerinin hatırlatılması üzerine Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:

''TBMM'de kurulan bir komisyona bir parti üye verir, birisi vermez. Veren partilerin üyeleri ile birlikte süreci götürürsünüz. Bu konuda bir kilitlenme söz konusu değildir. Biz de böyle bir dayatmaya gelmeyiz''

''MİT, başından beri zaten bu işin içerisinde''

MİT'in PKK'lıların sınır dışına çıkma sürecine gözlemcilik yapacağına ilişkin iddiaların anımsatılması üzerine Çelik, PKK'ın çekilmesiyle ilgili hükümetin veya MİT'in ilan ettiği bir tarih olmadığını söyledi. Çelik, PKK'nın çekilmesiyle ilgili MİT'in de işin içinde olacağını ifade ederek, ''MİT, başından beri zaten bu işin içerisinde. Bu herkes tarafından bilinir. Dolayısıyla Türkiye'yi terk edebilecek, sınır dışına gidecek, gitmesi gereken terörist grupların da gidişinden elbette MİT haberdar olacaktır. Türkiye'de istihbarat örgütü olmayacak da kim olacak- Bunun bir de yurt dışı boyutu var. Yurt dışından istihbarat alan tek kuruluşumuz da biliyorsunuz Milli İstihbarat Teşkilatımızdır. Bu açıdan elbette o işin içerisinde olacaktır'' diye konuştu.

''MHP'nin yönetimi de şu anda ulusalcıdır''

Çelik, ''CHP, daha önce sürekli çözüm sürecinde Meclis'in muhatap olmasını öneriyordu. Şimdi üye vermemesini nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna ise şu karşılığı verdi:

''Bir CHP klasiği olarak değerlendiriyorum. Bir anlamda CHP tam da bu dediğinizdir. CHP, daha önce çözüm sürecinde Meclisi işaret etmişti. Başbakan Erdoğan, daha önce CHP'ye 'Gelin bu işi ikimiz çözelim' demişti. 'Diğeri gelmezse biz yokuz'. Bu, muhali talep etmektir arkadaşlar. Zaten MHP baştan beri 'ben bu işin içinde yokum' diye ilan etmiş. MHP'yi bir şart olarak koşmak, 'ben de bu işin olmasını istemiyorum' demekle eş değerdir. CHP daha önce bunu istiyordu, ama çözüm süreciyle ilgili değerlendirme yapacak Meclis adına. Bu süreçte üzerine düşmekle görevli olan bir komisyona CHP niye karşı çıkar- Ben bunu akılla izah edemiyorum, niye karşı çıkar- Hani 'Bunu Meclis'te kuralım' diyordunuz. 'Eee MHP gelmiyor, ben de gelmiyorum'. Açıkçası ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Şimdi iki parti ulusalcılıkta birleştiler, işin ilginç tarafı bu. Ben eskiden beri söylüyorum MHP'nin tabanı, milliyetçi-muhafazakardır. Ulusalcılıkla, klasik milliyetçilik aynı şey değil. İki şeyi birbirine karıştırmayalım. Klasik milliyetçilik, manevi tarafı olan bir milliyetçiliktir. Ama ulusalcılık, bütün manevi sinirleri alınmış milliyetçiliktir. Bu, CHP'nin zaten milliyetçilik anlayışıdır. MHP'nin yönetimi de şu anda ulusalcıdır Dolayısıyla MHP'nin tabanın da MHP tavanından hoşnut olmamasının sebeplerinden birisi budur. Sayın Bahçeli ve ekibi böyle bir yol geliştirdiler, Allah yollarını açık etsin.''

DİSK'ten birisi listede yer alacak

Çelik, Akil İnsanlar heyetinde bulunan Vedat Ahsen Coşar'ın sonradan mazeret bildirerek heyetten çekildiğini ve DİSK adına heyette kimsenin olmayacağı yönündeki bir soru üzerine, ''Vedat Ahsen Coşar beyfendi aslında daha önce Sayın Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay'ın kendisiyle görüşmesi esnasında bunu Baro yönetimine götüreceğini ifade etmişti. 'Ben katılmıyorum ama böyle bir sorumluluk almaktan da' memnuniyet duyacağım' demişti. Çekilmesini normal karşılıyorum, tabii karşılıyorum, saygı duyuyorum'' diye konuştu.

DİSK'in ise kurumsal olarak çekilmesinin söz konusu olmadığını belirten Çelik, DİSK'ten bir ismin daha sonra listede yer alacağını söyledi. Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''DİSK biliyorsunuz ayın 6'sında genel kurula gidecek. Ve DİSK yetkililerinin söylediği şey şudur, dün akşam da kendileriyle bu manada görüşmeler yapıldı. Dedikleri şey; 'biz genel kurula gideceğiz. Ve bizim genel başkanımız olarak şu anda kimin seçileceği belli değil. Orada seçim yapıldıktan sonra bizi DİSK olarak, kurumsal olarak orada bırakın, seçilecek kimse o gelsin bizi temsil etsin' şeklinde bir talepleri var. Biz bu talebi de saygıdeğer bir talep olarak değerlendiriyoruz. Dikkat ederseniz birilerinin düşündüğü gibi biz ısrarla birileri olmasın diye bir gayret içerisinde değiliz.''

Çelik, Akil İnsanlar heyetinde, değişik toplumsal kesimleri temsil eden insanların bulunduğuna dikkati çekerek, ''Sivil toplum örgütlerin başındaki insanlar var. Ve bütün Türkiye'yi kucaklayacak, dediğim gibi Doğu'yu, Batı'yı, Güney'i, Kuzey'i, sağcıyı, solcuyu, Müslimi, gayrimüslimi, esnafı, tüccarı, sanatkarı,herkesi kucaklayacak orada bir yapı aslında vicdan sahibi olanlar olduğunu görürler'' ifadesini kullandı.

Hüseyin Çelik, 5. Yargı Paketi ile ilgili bir hazırlık olup olmadığının sorulması üzerine, ''Ben böyle bir şey duymadım. Tabi yasama süreci dinamiktir, her an ihtiyaç olabilir. Bunun adı paket olur mu olmaz mı ama'' değerlendirmesi yaptı.

Yeni anayasa süreci

Bir gazetecinin, ''Yeni anayasa yapım sürecinde sizin açınızdan neler oluyor? Umudunuzu hala koruyor musunuz'' sorusu üzerine Çelik, şunları aktardı:

''Bu hafta sonu itibariyle, yani ayın 5'ine kadar bütün siyasi partiler bütün başlıklardaki taslaklarını komisyona verecekler. Bunu biliyorsunuz zaten. Yani bu şu demektir; her siyasi partinin anayasanın her bölüm ve alanla ilgili böylelikle biz ne düşündüklerini öğrenmiş olacağız. Bu önemli bir gelişme. Sonra ayın 8'inde sayın Başkanın başkanlığında tekrar Uzlaşma Komisyonu toplanacak ve son durumu değerlendirecek.''

Son 3 ayda, 4-5 maddenin ancak geçilebildiğini hatırlatan Çelik, ''Açıkçası ben bu Uzlaşma Komisyonu'nun nisan sonu itibariyle de olsa, mayıs sonu itibariyle de olsa dört grubun üzerinde uzlaştığı bir taslak ortaya çıkarabileceği kanaatinde değilim. Bu konuda çok ümitli olmadığımı ifade etmek isterim. Ama AK Parti sonuna kadar bunu zorlayacaktır. Ve kesinlikle masadan kalkan taraf olmayacaktır. Ama bunun yapılabilirliğini gördüğü sürece de katkısını sunmaya devam edecektir. 325-326 milletvekili olan bir siyasi parti, 29 milletvekili olan bir parti ile orada eşit oranda temsil edilmeyi kabul ederek büyük bir fedakarlık örneği göstermiştir. Ama buna rağmen birileri ipe un seriyorsa, buna rağmen olması yönünde değil olmaması yönünde gayret gösteriliyorsa söylenecek bir şey yok'' ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa sürecinde, CHP'nin kendi içinde farklı şeyler söylediğini belirten Çelik, ''CHP'deki durum Anadolu Beyliklerine benziyor. Biri Candaroğulları Beyliği, birisi Germiyanoğulları Beyliği, birisi Karamanoğulları Beyliği. Niye, Osmanlı beylikleri toplayarak Devlet-i Aliyyeyi oluşturdu. AK Parti'ye bakın devlet-i aliyeye benziyor. Ama CHP maalesef hala fetret dönemindeki beylikler dönemini yaşıyor. Bir problemimiz de bu bizim'' diye konuştu.

''Grup Başkanvekilleri temasta bulunacak''

Çelik, ''Meclis'te Değerlendirme Komisyonuyla ilgili bir takvim var mı- Muhalefetle temasa geçilecek mi'' sorusu üzerine bu komisyonun oluşmasında grup başkanvekillerinin çalıştığını ve TBMM'de grubu bulunan 4 parti ile temasta bulunacaklarını söyledi. ''Şu şu partiler vermek istemiyor. Vermek istemeyince zorla alınmaz'' diyen Çelik, şunları kaydetti:

''O onların iradesiyle olabilecek bir şeydir. Bunun çalışmasıyla da ilgili olarak biliyorsunuz bu araştırma komisyonlarının belli bir süresi var. Eğer içtüzük gereği o süre yetmezse, TBMM Genel Kurulu o süreyi uzatabilir. Ama vaktinde darbeleri araştırma komisyonunda olduğu gibi süre yetmedi, süreyi uzatın denildiği zaman uzatılabiliyor. Böyle bir süreyi uzatmaya gerek olur mu olmaz mı ondan emin değilim. Hele bir çalışmaya başlasınlar, bir de bu süreç ümit ediyorum ki çok sürüncemeye kalmadan şekillenir. Bizim gruptan, AK Parti grubundan kimler buraya getirildi o henüz sanırım şekillenmedi ama en kısa zamanda şekillenir. Bu komisyona üye vermeleri için bu grup başkanvekillerinin yürüttüğü bir faaliyettir. Yani genel başkanlar düzeyinde böyle bir şey olabileceğini şu anda sanmıyorum. Ama grup başkanvekillerimiz o diğer bütün siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle elbette temasta bulunacaklar.''