Mezhep savaşları insanlığa gözyaşı getirmiştir

Mezhep savaşları insanlığa gözyaşı getirmiştir

Çelik, Uluslararası Yöneticiler Derneği'nde (YÖNETDER) düzenlenen, “Türkiye Gündemi: Çözüm Süreci ve Dış Politika” başlıklı programda Türkiye'nin dış politika vizyonunu anlattı.

Türkiye'nin dış politika ekseninin 360 derece olduğunu, iddia edilenin aksine ülke politikalarında eksen kayması yaşanmadığını belirten Çelik, “Yozlaşmadan dünyayla uzlaşmak zorundayız, kendimiz olarak küresel dünyada yerimizi almak zorundayız” diye konuştu.

Küresel ekonomide büyük borsaların birbirini etkilediğini, New York ya da Tokyo borsalarındaki bir hareketin Borsa İstanbul'da etkiler oluşturduğunu vurgulayan Çelik, günümüz dünyasında güçlünün haklı sayıldığını, o yüzden Türkiye'nin de hem güçlü hem de haklı olmak için politikalar üretmesi gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler'in (BM) de güçlünün haklı olduğu bir düzene göre kurulduğunu, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin de güçlü ve haklı “dayı devletler” olduğunu ifade eden Çelik, bu ülkeler aleyhine hiçbir BM kararı çıkmadığını, Rusya'nın himayesindeki Suriye, Çin'in himayesindeki Güney Kore, ABD'nin korumasındaki İsrail'in de 'yeğen devletler” olduğunu aktardı.

Çelik, AK Parti iktidarından sonra Türkiye'nin dış politikada Afrika ülkelerine önem verdiğini ve bunun da başta CHP olmak üzere muhalefet partilerince eleştirildiğini dile getirerek, “Avrupa'da ekonomik daralma var, Avrupa'da milli gelirin borca oranı kaç- Yüzde 107. Avro Bölgesi'nin yüzde 93,6 borçları var, Türkiye'nin yüzde 36. Avrupa Birliği'nde daralma olunca biz malı kime satacağız, biz de yeni destinasyonlar bulmak zorundayız. Yönümüzü Afrika'ya çevirdik ve küresel ekonomik krizde büyüyen bir ekonomimiz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Hüseyin Çelik, Türkiye'nin Afrika'daki büyükelçilik sayısını 12'den 32'ye çıkardığını ve Afrika ülkelerine sadece sömürmek için değil, insanlığın vicdanı olmak için de gidilebileceğini tüm dünyaya gösterdiğini belirtti.

Yabancılara mülk satışı

Yabancılara mülk satışıyla ilgili Avrupa'daki bir anısını paylaşan ve bu konuda vatandaşların yanlış bilgilendirildiğini, cumhuriyetin her döneminde yabancılara mülk satıldığını ifade eden Çelik, AK Parti iktidarları döneminde, kanunda belirtilen yasal kota dolduğu için, Hatay'da bu tür mülk, toprak satışında bulunulmadığını vurguladı.

Türkiye'nin terörden, derin devlet yapılanmasından ve ayrımcılık, ötekileştirmeden çok büyük zararlara uğradığını çeşitli örneklerle anlatan Çelik, “Bizim derin devlet, doktor Frankenstein gibi çalışıyor. Önce bir robot canavar üretiyor, kontrolden çıkınca onu kontrol etmek için başka çarelere başvuruyor. PKK'lılara karşı Hizbullah çıkarıldı ortaya, Türkiye Hizbullahı” diye konuştu.

Çözüm Sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çelik, Türkiye'nin üniter yapısından taviz vermenin söz konusu olmadığına işaret ederek, “Türkiye'nin demokratik oksijenini artırmaya çalışıyoruz. Türkiye, emin ellerdedir” dedi.

Başkanlık sisteminin de yeni anayasanın olmazsa olmazı olmadığını, sistem sayesinde Türkiye'yi koalisyon hükümetlerinden kurtarmayı amaçladıklarını belirten Çelik, “Koalisyonların bütün ömrü birbirini ikna etmekle geçer. Partiler koalisyon kurunca önce bankaları paylaşır” ifadesini kullandı.

Hüseyin Çelik, bir soru üzerine de Türkiye'nin Suriye'deki rejime karşı duruşunun doğru olduğuna değinerek, “Hakim güçlerin yanlış politikasıyla güneyimizde Şii blok oluşturuldu. İran, bütün bu zulme maalesef destek veriyor, mezhepçi bir tutum var. Mezhep savaşları insanlığa gözyaşı getirmiştir. Siyasi mezhepçilik yapılıyor, Türkiye'de birileri buna destek veriyor” değerlendirmesinde bulundu.