Herkesle konuşmaya hazırız

Herkesle konuşmaya hazırız

Çelik, İstanbul Gelişim Üniversitesinin düzenlediği “Yılın En'leri” etkinliğine katıldı.

Etkinlikte konuşan Çelik, çevre konusunda duyarlı olduğunu belirterek, çevreye ve hayvanlara karşı saygılı olanlara da en derin sevgi ve saygılarını sunduğunu söyledi.

Çelik, Cahit Sıtkı Tarancı'nın “Memleket İsterim” şiirini hatırlatarak, şiirin 60-70 yıl önce yazılmasına rağmen bugüne de ışık tuttuğunu dile getirdi.

Osman Bey'in oğlu Orhan Bey'e bıraktığı 6 maddelik vasiyetnamenin ilk maddesinin “Allah'ın yarattığı her şeye karşı merhametli ol” olduğunu aktaran Çelik, Osmanlı Devleti'nde kuşlar ve yabani hayvanlar için vakıfların da bulunduğunu, bugün bunlara daha fazla ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Çelik, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle özel ve kamu üniversitesi sayısındaki artışa da değinerek, kendisine ilk zamanlar çok ititraz geldiğini ancak doğmayan bir çocuğun büyümeyeceğini, fidanın dikilmeden ağaç olamayacağını ve meyve veremeyeceğini belirterek, İstanbul Gelişim Üniversitesi'nin de bu şekilde meslek yüksekokulundan üniversite olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin çok iyi bir yolda ilerlediğini belirten Çelik, tarihin zirve yaptığı dönem olan bu yılın mayıs ayında uzun süredir konuşulan nükleer santralin ve İstanbul'daki üçüncü havalimanının ihalesinin yapıldığını, IMF'ye son borcun ödendiğini, devletin borçlanma faizinin tarihinin en düşük seviyesine indiğini, ülkede yıllardır kan döken ve ocaklara ateş düşmesine neden olan terör örgütü PKK'nın mensuplarının sınır dışına çıktığını, 3. Boğaz Köprüsü'nün temelinin atıldığını ve kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu arttırdığını anlattı.

Çelik, “Türkiye bu şekilde yoluna devam ederken, insan hakları, demokratik devlet ve hukuk devleti konusunda birçok mesafe almışken, işkence, kötü muamele hayatımızdan çıkarılmışken bu son olaylar malesef Türkiye'nin dünyadaki imajına gölge düşürdü” değerlendirmesinde bulundu. 

Hüseyin Çelik, konuyla ilgili 29 Mayıs'ta düzenlediği basın toplantısında, vatandaşların çevre konusundaki duyarlılığına saygı duyduklarını, endişe duyulacak bir meselenin olmadığını, Taksim Gezi Parkı'nda AVM yapılmasının söz konusu olmadığını, orada 100 bin metrekarelik bir yayalaştırma projesinin uygulandığını, şık kafeler, parklar ve daha fazla ağaç olacağını söylediğini hatırlattı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Başlangıçta halisane niyetlerle bir demokratik tepki olarak ortaya çıkan hareket, malesef pusuda bekleyenlerle büyük çapta bir vandalizme, kamu malına zarar veren, insanların günlük hayatını ızdıraba çeviren, insanların malına canına zarar veren bir harekete dönüştü. Hatay'da bir vatandaşımızın vefat etmesi bizi kedere boğdu. Ankara'da ciddi şekilde yoğun bakımda olan biri var. Sanal medya üzerinden bu olaylar pompalanıyor; 'polis öldürdü' vesaire diye… Polisin yaptığı açıklamalar, ortaya konan doktor raporları, bunu böyle söylemiyor. Bizim tarihimizde bunun benzeri hadiseler var. Toplumun galeyana gelmesi, öfkenin kabarması için bazı gizli eller malesef pusuda bekliyor. Benim, Londra Üniversitesi'nde bir Türk politikası hocam vardı bize hep şunu söylerdi; 'Hakim güçlerin Türkiye'ye uyguladığı politika, uzadıkça budanan, kurudukça sulanan bir politikadır'. Bunu aklımızdan çıkarmayalım.”

“Halkın yüreğine dokunarak yapılmayan siyaset ayaklarımızın altındadır”

Çelik, yaşananlara, 6-7 Eylül olaylarını ve 1960 darbesi öncesinde çıkarılan dedikoduları örnek vererek, gençleri, “AK Parti'ye, hükümete zarar vereceğim diye yola çıkarak memleketimize, geleceğimize, ülkemize zarar vermeyelim” şeklinde uyardı.

Bazı insanların “Şu komşunun evi yansa da ben de yumurtamı pişirsem” gibi gayri ahlaki düşünceye sahip olduğunu ifade eden Çelik, bazı insanların da kendi saadetini başkasının felaketinde aradığını kaydetti.

Başbakan Vekili Bülent Arınç'ın Taksim Dayanışması Heyeti'ni kabulüne de değinen Çelik, “Parti sözcüsü olmam hasebiyle bu söylediklerim aslında AK Parti hükümetini de bağlar. Çünkü bu hükümet bu partinin içerisinden çıkmıştır. Vatandaşlarımızın makul, meşru ve mantıklı her türlü talebine, şiddet, antidemokratiklik içermeyen, hukuk dışı olmayan bütün taleplere açığız. Herkesle konuşmaya hazırız” diye konuştu.

Çelik, 2011 yılındaki genel seçimler öncesinde ve sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde sanatçılar, sporcular ve farklı camialarla bir araya gelindiğini hatırlatarak, bu toplantılara katılanlarla görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti. 

Hüseyin Çelik, “Halkın yüreğine dokunarak yapılmayan siyaset ayaklarımızın altındadır” dedi.

Demokasilerde halkın takdirinin de tepkisinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

“Mevlana'nın güzel bir söz var; 'İyi bir dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur, dost yüzüne ayna tutar'. Biz aynadaki görüntümüzden rahatsız olmayız. Birileri bizim yüzümüze tümsek, çukur ayna veya fuar aynası tutmasın. Biliyorsunuz fuarlarda adamı şekilden şekile sokan aynalar vardır. Medya da sivil toplum örgütleri de yüzümüze ayna tutsun. Biz bu anlayışla hareket ediyoruz. Bu kavganın kazananı olmaz. Onun için sokalarda gösteri yapan bir şekilde tepkisini ortaya koyan, 'Efendim endişeli laiklerin tepkisi var'… Endişeli laikler bir şeyden endişe duyuyorlarsa, bunu samimiyetle bizimle paylaşırlarsa çünkü bu hükümet 76 milyonun hükümetidir, onların endişelerini de saygıyla dinler varsa bir endişe ortadan kaldırırız.”