Fikretmeyenler Bahçeli gibi küfreder

Fikretmeyenler Bahçeli gibi küfreder

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına ilişkin, “Sayın Bahçeli, Sayın Başbakan, iktidarımız, hükümetimiz biz sizin şamar oğlanınız falan değiliz, çok ayıp ediyorsunuz ve gerçekten bu toplumda siyaset nasıl yapılmaz bunun da örneklerini ortaya koyuyorsunuz” dedi.

Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ramazanda özellikle oruç tutanları kem söze karşı da oruç tutması gerektiğini bilenlerden olduğunu belirten Çelik, “Bugün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, düzenlediği basın toplantısında maalesef her zaman alışık olduğumuz şekilde yine hükümetimize, partimize, Başbakanımıza ve tüm camiamıza ağır hakaretlerde bulunmuştur” diye konuştu.

Konuşmasında kullanacağı ifadeleri Bahçeli’den ödünç aldığını söyleyen Çelik, “Bu kelimeleri ondan ödünç alarak kullanıyorum çünkü onun en çok kullandığı, en çok sevdiği kelimeler bunlardır. Sayın Bahçeli’nin bize yönelttiği, Başbakanımıza, hükümetimize, partimize, mensuplarımıza yönelttiği ifadeler, son derece ahlaksızcadır, son derece edepsizcedir ve son derece haysiyetsizcedir” şeklinde konuştu.

“Kim önüne hangi metni yazıp veriyorsa ve Sayın Bahçeli’nin biliyorsunuz yazılı metni olmadığı zaman konuşmak gibi kabiliyeti ve özelliği yoktur, bu metni veriyorlar ve kendisi bunları harfiyen okuyor. Eminim ki o metinleri okuyuncaya kadar orada ne yazıldığını bilmiyordur” diyen Çelik, şunları kaydetti:

“Bir ülkede eğer bir siyasi partinin genel başkanıysanız ve muhatap aldığınız kimse de o ülkenin başbakanıysa, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’ndan söz ediyorsanız, sizin elbette muhalefet etme hakkınız vardır ama ona yönelttiğiniz ifadelerin, hakaretlerin nereye varacağını tahmin etmeniz gerekiyor. Türkçemizde güzel bir ata sözü vardır. Çalma elin kapısını yüzük taşıyla, çalarlar kapını balta başıyla. Sayın Bahçeli, Sayın Başbakan, iktidarımız, hükümetimiz biz sizin şamar oğlanınız falan değiliz, çok ayıp ediyorsunuz ve gerçekten bu toplumda siyaset nasıl yapılmaz bunun da örneklerini ortaya koyuyorsunuz. Dolayısıyla Sayın Bahçeli ne diyor? Anayasa ile ilgili olarak bir açıklama yapacak ama bunu binbir türlü hakaret ambalajına sarmak zorunda değildir.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir iftar yemeğinde yaptığı konuşmasında yeni anayasa için uzlaşılan 48 maddeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirme teklifinde bulunduğunu anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

“ Madem ki uzlaşma komisyonunu bir bütün anayasa yapma, tepeden tırnağa anayasa yapma konusunda bir ümidi görünmüyor. Çalışmalar devam ediyor ama kendimizi kandırmayalım, bu konuda ciddi mesafe alınamıyor. 1.5 yıldır üzerinde çalışılan bir anayasa var ve topu topu 48 madde üzerinde uzlaşılmış.

Gelin hep beraber bunu kısmen iyileştirme sağlayacağı için bir çağrıda bulunduk. CHP Genel Başkanı 'evet' de demedi, ‘hayır’ da demedi, ipe un serdi. Söz kalabalığına getirdi. Bir şey söylemedi.  Öte taraftan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, geçen cuma günü bir basın toplantısı düzenledi, ‘Sayın Başbakanın bu teklifini yapmaya hemen hazırız’ dedi. ‘Bizim şartımız şurtumuz da yok’ dedi. ‘Esasen bu 48 maddenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirilmesi, bunların yasalaşması, Sayın Bahçelinin teklifidir ve hodri meydan’ dedi. Bütün bunlar kamuoyunun gözü önünde yapılan, TBMM çatısı altında bir basın toplantısında söylendi.  Peki buna karşılık Sayın Bahçeli ne diyor?  Sayın Bahçeli, basın toplantısında diyor ki ‘bu çok erken, çok zamansız ve çok gereksiz bir tekliftir.’ MHP çok kalabalık bir parti olsa, diyelim ki AK Parti gibi 325 milletvekili olan parti olsa, iktidar gibi omuzlarında büyük bir yük olsa, çok daha büyük meşguliyetleri olsa, Sayın Bahçeli hergün bir vilayete gitse, her hatfa birkaç ülkeyi dolaşsa diyeceğiz ki, birbirleriyle irtibat kurmada zorlanıyorlar, dolayısıyla bu irtibatsızlıktan dolayı böyle bir yol kazasına uğramış olabilirler ama topu topu avuç kadar milletvekiliniz var bir avuca sığacak kadar milletvekiliniz var. “

“Türk milletinin isminden kimsenin rahatsızlığı yoktur”

Bahçeli’nin, basın toplantısında, Anayasa ile ilgili  karşı çıktıkları hususları da değerlendiren Çelik, şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti ismine kesinlikle sahip çıkacaklarmış.  Bunu, kimsenin değiştirmesine müsade etmeyeceklermiş. Sayın Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin ismini değiştirmeye yeltenen kimse yok. Bütün 4 siyasi partinin uzlaşma komisyonuna verdiği teklifler ortadadır. AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ismiyle herhangi bir problem yaşayan bir parti değildir. Elbette Türkiye  Cumhuriyeti devletidir ve Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak kalacaktır. Türk milletinin isminden de kimsenin rahatsızlığı yoktur. Bizim verdiğimiz teklifte Türk milleti, Türk milleti olarak bulunuyor. Ankara başkent olarak kalmalıymış. Ankara zaten başkent. Bunu değiştirmeye yönelik bir gayret mi var, bir teklif mi var? Çok komik oluyorsunuz. Ay yıldızlı bayrakla bir problem mi var, İstiklal Marşımızla ilgili problem mi var? Efendim diyor ki, tek dil Türkçedir. Hayır, Sayın Bahçeli biz bu konuda sizinle aynı fikirde değiliz. Resmi dil Türkçedir ve Türkçe olarak kalacaktır . Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçedir. Başka bir şey daha söylüyor, etnik ve bölgesel dillerin tanınmasına müsade etmeyeceklermiş. Bir yerde bir etnisite varsa onun bir de dili vardır. İnsanların dilini tanımamak senin ne haddine. Başka insanların kendisini ve dilini yok saymak senin ne haddine, Sayın Bahçeli. İnsanların dilini nasıl yok sayarsın, onu nasıl tanımamazlıktan gelirsiniz? Etnik diller de var, bölgesel diller de var, lehçeler de var. Biraz dil konusunda birileri şu Bahçeli’ye ders verse bari.”

Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulurken, partilerinden diğer partiler gibi 3 milletvekilinin üye olduğunu, bunun iyi niyet göstergesi olarak algılanması gerektiğini ifade eden Çelik, “Eğer yeni Anayasa yapılırsa bunun getirisi AK Parti’ye  olacak diye düşünüyorlar. Biz ne dedik? Biz dedik ki, gelin bu işi başaralım. Bir şeref söz konusu ise bu hepimizin şerefi olsun, TBMM’de siyasi grubu bulunan bütün siyasi partilerin şerefi olsun. Buna katkı sağlayan dışarıdaki bütün uzmanların, sivil toplum örgütlerin şerefi olsun. Biz burada ülkemize  iyi bir şey kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.

“Biz gerçek manada bir hukuk devleti olan bir Türkiye istiyoruz”

Çelik, Bahçeli’nin, Başbakan Erdoğan’a, “Anayasa değişikliğiyle nereye varmaya çalışyorsun” şeklinde sorusunun “Anayasa değişikliğine biz mani oluyoruz” anlamına geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Sayın Başbakan şuraya varmaya çalışıyorlar, nereye varmak istediğimiz, 2011'de hazırladığımız seçim beyannemizde var, 30 Eylül’deki kongremizden önce yayınladığımız 2023 AK Parti siyasi vizyonunda var. Bütün bu konuşmalarımızda var. Biz gerçek manada bir hukuk devleti olan bir Türkiye istiyoruz. İleri demoratik standartlara sahip Türkiye istiyoruz. Etnik ayrılıkların, kavga sebebi olmadığı, etnik ayrılıkların, farkılılıkların saygı gördüğü, her insanın ana dilini öğrendiği öğretebildiği, kendi mahalle kültürünü yaşayabildiği ama bütün ülkenin ortak paydalarında buluşabildiği, evrensel standartlarda bir Anayasa istiyoruz.  Sayın Başbakan'ın ulaşmak istediği yer burasıdır, Sayın Bahçeli. Bunu yeni mi öğreniyorsunuz?”

Bahçeli’nin etnik siyaset yapan bir lider olduğunu öne süren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türklük ve Türk dünyası üzerine siyaset yapıyor ama onu da beceremiyor. 25 Haziran’da malumunuz Kuzey Irak’taki Selahattin kentinin Tuzhurmatu ilçesinde bir saldırı meydana geldi. Burada 13 Türkmen hayatını kaybetti. Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu saldırıdan sonra Türkiye bu vefat eden insanların cenaze merasimlerinden tutun da oradaki bütün insanlarla çok yakından ilgilenmiştir, Türkmenlerle yakından ilgilenmiştir. Bizatihi Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve yetkili bütün arkadaşlarımız taziyelerini iletmişlerdir.”

“Biz Türkmenlerle,  bizim dışımızdaki Türk dünyası ile Sayın Bahçeli siyasi istismar için, oy avcılığı için ilgilenmiyoruz. Biz böyle olması gerektiği için ilgileniyoruz” diyen Çelik, “Sayın Bahçeli, Allah aşkına, siz kaç kere Bakü’ye gittiniz, siz kaç kere Bişkek’e gittiniz, siz kaç kere Taşkent’e,  Lefkoşa’ya gittiniz? Sayın Başbakan, Türkiye’nin herhangi bir vilayetine gider gibi buralara gitti.Türk dünyasıyla münasebetler esas bizim hükümetimiz döneminde bizim iktidarımız döneminde arttı. Sayın Bahçeli uçağa binmeye korkan, Ankara’da adeta kuluçkaya oturmuş bir zavallısınız ve Başbakan'a saldırıyorsunuz. Bütün yaptığınız iş budur” ifadesini kullandı.

Mısır ve Somali'yle ilgilenen hükümetin Türk dünyasını önemsemediği yönündeki eleştirileri hatırlatan Çelik, “Sayın Bahçeli, ölen insandır, Müslüman'dır. Biz ölen insanı soydaş ve soydaş olmayan olarak nitelendirmeyiz. Bunu yapabilen ancak sizin gibi ırkçı bakış açısına sahip olan bir zihniyettir. Biz bunu yapmayız yapmadık bugüne kadar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan'ın Çin ziyaretleri çerçevesinde ilk defa Çin hükümetiyle de görüşülerek  programa Sincan Uygur bölgesinin katıldığını ve buraların ziyaret edildiğini dile getiren Çelik, o bölgede Türkiye tarafından Çin'le iş birliği yapılarak bir Türk sanayi bölgesinin kuruluş çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Uygur Türklerinin insanca yaşamaları ve kültürel haklarına sahip olabilmeleri için Türkiye'nin olağanüstü gayret gösterdiğini ve üzerine düşeni yaptığını dile getiren Çelik, Kuzey Irak'taki Türkmenlerle ilgili olarak da bugüne kadarki saldırıların ardından talep olması halinde yaralıların Türkiye'ye taşındığını ve tedavi edildiğini söyledi.

Kerkük'teki saldırılarda ölenlerin Arap veya Türk olmasından dolayı aynı derecede ızdırap duyduklarını belirten Çelik, “Ama biz bu mesele üzerinden bir etnik kavgayı körüklemeyiz. Eğer bir etnik kavga söz konusuysa bunu söndürmeye, bunu yatıştırmaya ve oradaki insanları birleştirmeye huzur ve barış içinde farklılıklarını koruyarak yaşamaya davet ederiz. Türkiye bunu yapıyor” dedi.

Dışişleri Bakanlığı'nın ve ilgililerin hem Kuzey Irak'taki hem de genel olarak Irak'taki Türkmenlerle yakından ilgilendiğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

“Türkiye'deki Türk nüfusumuza 'Bakın AK Parti Türklerle ilgilenmiyor' ve Sayın Başbakan'a 'Senin Türklerle ve Türklükle problemin var' diye ikide bir tekrarlamaz mı. Sayın Bahçeli, Türkiye'deki Türkler arasında, Türkiye'nin dışında yaşayan Türkler arasında bir anket yapıldığı zaman sayın Başbakan bugüne kadar gelmiş geçmiş liderlerin hepsini üç beş kere katlayacak kadar sevgi ve sempati ve itibara sahiptir.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin, Başbakan Erdogan'a yönelik, “Sen itibarını kaybettin, inandırıcılığını kaybettin” ifadelerinin bulunduğunu dile getiren Çelik, kamuoyu anketlerine bakıldığında bunun tersi bir durumun görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:

“Sayın Bahçeli, sana yüzde 13-14 oy veren bir kitle var. Milliyetçi Hareket Partililerin toplam oyu Türkiye'de şu anda bu kadar ama sana oy veren MHP'lilerin de yarısı sana itibar etmiyor. Yani 5 bu puanlık bir itibarın var. Eski tabirle 5 kuruşluk bir itibarın var. Bu itibara sahip olan bir lider olarak sabah akşam sağlığını ülkesi ve insanı için feda eden, 24 saat kavramı üzerinden mesai yapan, gecesini gündüzüne katan ve bir ayağı Türkiye'de bir ayağı Türkiye'nin dışında bütün gayesi de bizim huzur, mutluluk ve refahımızın artması olan bir Başbakan'a, bir lidere sen bu kadar siyaset adına, oy avcılığı adına nasıl saldırabilirsin. Ben Sayın Bahçeli'yi akıl ve izanla konuşmaya davet ediyorum. Maalesef bunu göremiyoruz.”

Çelik, Bahçeli'nin, açıklamasında çözüm süreciyle ilgili “Kabus” ifadesini kullandığıne değinerek, söz konusu sürecin toplumun yüzde 70'inde büyük bir umut uyandırdığını söyledi. Çelik, şu görüşleri dile getirdi:

“Ama öyle anlaşılıyor ki Sayın Bahçeli için bir kabus olmuş bu çözüm süreci. Çünkü PKK'nın eylem ve söylemleri Sayın Bahçeli senin için ancak mamadır, senin varlık sebebindir. PKK terörü, bölücülük, Kürtçülük olmazsa senin partin marjinal bir parti olarak kalır. Bunu biliyorsun sen. Çünkü çatışmadan besleniyorsunuz. Etki tepki meselesini biliyorsunuz tez anti tez meselesini bliyorsunuz. MHP ve BDP karşılıklı birbirini besleyen iki partidir. PKK terörü bittiği gün MHP bütün tezlerini kaybedecektir. Sayın Bahçeli şehit çocuklarımızın kanı üzerinden yıllarca siyaset yapan bir liderdir. Ama altı aydan beri şehit cenazesi gelmemesi Sayın Bahçeli'yi çok üzdü.”

“Bu memlekette çok kan aktı”

Devlete silahla saldıranlara güvenlik güçlerinin aynı şekilde cevap verdiğine ve vereceğine vurgu yapan Çelik, “Ama biz diyoruz ki bu memlekette çok kan aktı, bu memlekette çok eve ateş düştü, bundan sonra düşmesin, çocuklarımız ölmesin ve PKK'nın silah bırakması bizim istediğimiz şeydir” diye konuştu.

Silahların susmasının yeterli olmadığını, bunu defalarca söylediklerini aktaran Çelik, şunları söyledi:

“Çözüm süreci varsayınki olmadı. PKK yeniden saldırmaya başladı, bizim güvenlik güçlerimizin eli mantar mı topluyor. Durup onları seyir mi edecekler? Ama bu meselenin, anlaşılıyor ki bu çözüm sürecinin rotasında gitmesi, arızalar olabilir mi olabilir, PKK'lıların sergilediği şımarıklıklar var mı var. Ama biz dedik ki ' Bu süreci sabote etmek isteyen PKK içinden ve dışından unsurlar olabilir ve bu süreci zehirlemek isteyen kötü niyetler kötü gayretler olabilir' buna takılırsak Türkiye kaybeder. Biz Türkiye kazansın istiyoruz.”

“Çözüm süreci Sayın Bahçeli'nin kimyasını bozmuşa benziyor” ifadesini kullanan Çelik, “Umarım bu hastalığından tez zamanda kurtulur ve bu söylenenler haddi zatında hasta bir ruhun hezeyanlarından başka bir şey değildir” dedi.

Çelik, kendilerine yapılacak hakaretlere müsade etmeyeceklerini dile getirerek, Bahçeli'nin, “Başbakan'ın palalı elemanları varmış, kiralık sopacıları ve satır bıçak taşıyan piyonları” dediğini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan'ın siyasi hayatı boyunca hiçbir zaman şiddete ve kaba kuvvete prim vermediğini belirten Çelik, Sincan ve Kazlıçeşme'de toplanan vatandaşların bir tek kişiye zarar vermediğini ve kimsenin burnunun kanamadığını söyledi. Çelik, “Sayın Bahçeli, şiddet ve kaba kuvvet senin genetik kodlarından gelen bir şeydir. Biz, onu tanımayız. O bizim siyaset anlayışımızda yoktur. Biz hepimiz birbirimizi çok iyi tanırız” ifadesini kullandı.

“Fikretmeyenler Bahçeli gibi küfreder”

MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye özellikle ülkücü gençliği sokağa sürmemesi, sokaktan alıkoyması gibi konularda takdirlerini ifade ettiklerini dile getiren Çelik, “Ama Sayın Başbakanı eğer sen 'sopalı adamların, eli bıçaklı piyonların' dersen buna kargalar güler. Biz, fikri olan insanlarız. Daha önce burada söyledim bir kez daha söyleyeyim, fikretmeyenler Bahçeli gibi küfrederler” diye konuştu.

Devletin otoritesini nizami güçlerinin sağlayacağını vurgulayan Çelik, vandalizm yapanların, yakıp, yıkanların tedip edilmesinin devletin görevi olduğunu belirtti.  Çelik, “Ama esnafın canına tak ettiği anda biri çıkıp da orada bir aykırılık yaptığı zaman bunun faturasını Sayın Başbakana kesemezsin. Hukuk onun yakasına yapışır” dedi.

Gezi Parkı odaklı olaylarda palayla saldıran vatandaşın AK Parti'li olmadığını, kendisinin de bunu ifade ettiğini aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunları iktidarımıza, hükümetimize yamamanın ahlakla izah edilebilir bir tarafı var mı? Sayın Başbakana 'Aşağılık yaftasını çoktan hak etmektedir' diyor Bahçeli. Sayın Bahçeli aşağı, aşağıda, aşağılık falan bunlar bir seviye olabilir. Bu söylemle siz gittikçe çukura düşüyorsunuz. Bir siyasi partinin genel başkanına bu şekilde hitap etmek dediğim gibi ondan ödünç aldığım kelimelerle hitap etmek çok hoşuma gidiyor mu sanıyorsunuz. Asla hoşuma gitmiyor. Hele hele bu ramazan günü hiç bunu yapmak istemezdim. Ama bizi  buna iten sizsiniz. Bizim suratımıza biri bir tokat vurduğu zaman diğer tarafı göstermeyiz Sayın Bahçeli. Haddinizi bilin, terbiye ve usul dairesinde siyaset yapın. Fikirlerinizi söyleyin, bu halk arif bir halktır söylediklerinizi anlayacaktır. Küfretmek zorunda değilsiniz, hakaret etmek zorunda değilsiniz. Efendim 'Başbakan haysiyetini İmralı'dakine kaptırmış.' Şimdi bu söylenebilecek bir cümle midir, hazmedilebilecek bir cümle midir? Sayın Bahçeli hakaret etse de küfretse de kendini harap etse de bu memlekette 11 yıldan beri ülkenin iktidarını, yönetimini elinde bulunduran halkın iradesiyle iktidarı elinde bulunduran AK Parti halkla beraber olan yürüyüşüne devam edecektir. Keskin sirke küpüne zarardır.  Sayın Bahçeli, bu senin ruh sağlığın için de iyi değil biraz sakin ol. Ve ben, bundan sonra Sayın Bahçeli'nin eline tutuşturulan metinleri önceden okuyup bazı kelimelerin altını çizmesini isterim, temenni ederim.”

Çelik, “Pazar günü keşke ağızların tadını bozan Sayın Bahçeli böyle bir basın toplantısı yapmasaydı ve keşke ben de ona bu şekilde cevap vermeseydim. Sayın Bahçeli size de söylüyorum, adamlarına da söyle meydan boş değil. Bir şey söylerseniz karşılığını alırsınız. Biz, bize bel bağlayan ve hissiyatına tercüman olduğumuz kitlelerin de vakarını ve onurunu ayakta tutmak zorundayız. İnsanların bel bağladığı ve yüzde 50'nin oy verdiği bir Başbakana sizin bu şekilde hakaret etmenize biz asla müsade etmeyiz, hakaret ederseniz karşılığını alırsınız” diye konuştu.

Çelik, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

“Şırnak'ta kalekol inşaatını üstlenen firmanın yetkilisinin terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığı” iddiasının sorulması üzerine Çelik, basın toplantısına gelinceye kadar bu yönde aldığı bir haber olmadığını belirtti.

“PKK'nın son günlerde bazı şımarıklıklarının olduğu ortadadır. Veya PKK'nın kontrol edemediği bazı grupların yaptığı bir çok şeyler vardır” ifadesini kullanan Çelik, bunların devletin bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Çelik, şöyle konuştu:

“Bu sürecin iyi gitmemesi için birileri olağanüstü gayret gösteriyor. Olağanüstü gayret gösteren gruplar var. Lice'deki görüntüler, Diyarbakır'daki görüntüler, adam kaçırmalar, şantiye basmalar, yol kesmeler bunlardandır. Temenni ederim ki bu söylediğiniz gibi bir şey yoktur. Ben buraya gelinceye kadar böyle bir haber almadım. Buradan çıktıktan sonra onu tekrar tetkik edeceğim, varsa bir gelişme onu sizlerle de paylaşırız.”

Çelik, CHP milletvekili Yıldıray Sapan'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan ile ilgili attığı sosyal medya mesajına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de CHP milletvekillerinin geçmişte de sosyal medya üzerinden ya da genel kuruldaki konuşmaları sırasında hakaret içeren ifadeler kullandıklarını, ancak partilerince herhangi bir yaptırımla karşılaşmadıklarını belirtti. AK Parti Milletvekili Zeyid Aslan'ın ise kadın gazetecilere yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle partisince Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini hatırlatan Çelik, şunları söyledi:

“TBMM Genel Kurulu'nda CHP Grup Başkanvekili Sayın Engin Altay, CHP adına Sayın Başbakan'dan ve kızından özür diledi. Bunlar güzel hareketlerdir. Bunlar olması gereken şeydir. Yıldıray Sapan'ın Sayın Başbakanımızın kızına yönelik terbiyesizce bir tweet atmış olması kabul edilebilecek bir şey değildir. O son derece çirkin bir davranıştır, edepsizcedir. Ama Sayın Engin Altay'ın da partisi adına böyle bir özür beyanında bulunmuş olması siyasette olması gereken davranışlardandır.”

Bu davranışlarda bulunanların, Başbakan Erdoğan ve kızına saldırarak onların üzerinden kendi isimlerini duyurmaya çalıştıklarından endişe ettiğini dile getiren Çelik, bir milletvekilinin böyle bir davranışta bulunmasının kabul edilemez olduğuna dikkati çekti.

Çelik, sosyal medyanın büyük bir imkan olduğunu, ancak “nasıl olsa sosyal medya ağzıma geleni söylerim, aklıma geleni yazarım” anlayışı içinde bulunulamayacağını vurguladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun olaya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığına değinen Çelik, “Ama Sayın Altay'ın TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmayı ve özür beyanını güzel bir hareket olarak değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim” dedi.

BENZER YAZILAR