AK Parti bu memleketin çimentosudur

AK Parti bu memleketin çimentosudur

Çelik, AK Parti Amasya İl Başkanlığı tarafından düzenlenecek İl Danışma Kurulu Toplantısına katılmak üzere geldiği kentte çeşitli temaslarda bulundu.

Kentin tarihi ve kültürel alanlarını gezen Çelik, daha sonra AK Parti Amasya İl Başkanlığını ziyaret etti. Çelik burada açıklamalarda bulundu, gazeteciler gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın parti kapatma ile ilgili oylamada partinin üç fire vermesiyle ilgili sözlerini hatırlatması üzerene Çelik, şu yanıtı verdi:

“Anayasa oylamalarında oy gizlidir. O arkadaşlarımız daha sonra zaten başka partilere geçtiler. Bir parti içinde farklı görüşlere sahip olabilirsiniz. Bu farklı görüşlerinizi de ilgili kurumlarda dile getirebilirsiniz. Bu medeni olmanın, demokrat olmanın, demokrasinin bir gereğidir. Sayın Başbakanın söylediği şey şudur; toplanıyoruz 'şu şu şu konulardaki fikirleriniz nedir arkadaşlar' dedeğiniz zaman birisi sizinle 'efendim ben bu konuda sizinle hemfikirim. Olması gereken budur, doğru budur' dedikten sonra gidip başka türlü davranırsa bu doğru değildir. Mertçe olmayan budur. Sayın Başbakan'ın işaret ettiği budur.”

Demokratikleşme Paketi

Bir başka gazetecinin 30 eylül tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanması beklenen “Demokratikleşme Paketi” ile Türkiye'nin neler kazanacağı yönündeki soru üzerine Çelik, şunları söyledi:

“Başından itibaren bu paketin hazırlanmasında içinde bulunan bir arkadaşınız olarak söylüyorum. Bir kere herkes şundan müsterih olsun. Biz Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü, üniter yapısını bugüne kadar hiç kimseye müzakere konusu yapmadık, pazarlık konusu yapmayız bunu, kendimize büyük bir haksızlık olarak kabul ederiz. Bu asla söz konusu değildir. Türkiye'nin üniter yapısı 76 milyonun ortak paydalarda buluşmasını, 76 milyonun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında ilelebet yaşaması, bizim herkesten çok hassas olduğumuz bir konudur. Dolayısıyla 'efendim memleket bölünüyor, parçalanıyor, şuna taviz vereliyor, buna taviz vereliyor' şeklinde bir değerlendirme doğru bir değerlendirme değildir.”

Demokratikleşme Paketini demokratik hukuk devleti gerektirdiği için hazırladıklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

“Gerçek manada hukuk devleti olmak bunu gerektirdiği için yapıyoruz. Bu arada vatandaşımızın talebi olduğu için yapıyoruz. Yoksa onu bunu memnun etmek, onu bunu sevindirmek için yapmıyoruz. Yani bundan BDP mutlu olacak, PKK mutlu olacak, şu, bu sevinecek diye biz bunu asla yapmadık. Asla aklımızın bir köşesinden de böyle bir şey geçmez. Nitekin bu güne kader yaptığımız refonmlarda halkımızın özellikle kültürel haklarını kullanabilmelerini konusunda yaptığımız düzenlemelerde bundan BDP'de memnun olmadı, PKK'da memnun olmadı, böyle bir şey de beklemiyoruz. Nitekin daha dün BDP Genel Başkan Yardımcısı daha paket açıklanmadan 'paketten kabak çıkacağını' söylüyor ama bir taftan bunu söylüyorlar bir taraftan 'dağ fare doğurdu' diyorlar ne yaparsanız yapın bunu söylüyorlar.

Bir taraftan da kendi tabanlarına diyorlar ki 'bunlar kendiliğinden mi oldu? biz bastırdık oldu, kan döktük, can aldık, canımızı verdik, kanımızı döktürdük bu oldu' diyorlar. Herkes şunu bilsin, biz iktidara geldiğimiz günden beri bir şekilde ötekileştirilmiş veya kendini öteki hisseden bütün toplum kesimleri ile ilgili demokratikleşme yaptık.

Gayrimüslimler adına bir terör örgütü olduğu için biz bunu yapmadık, gayrimüslimlerle ilgili demokratikleşme hamlelerini. Alevi vatandaşlarımız var, alevi vatandaşlarımız ile ilgili ileri adımlar attık. Onları adına eline silah alıp dağa çıkan, bizi tehdit eden biri olduğu için yapmadık. Bu ülkede dindar, mütedeyin insanlar dediğimiz insanlar lehine bir çok demokratikleşme çalışmaları yaptık. Bu halen devam ediyor. Dindar insanlar adına eline silah alan, dağa çıkan, bizi tehdit eden, örgüt kuran birileri olduğu için biz bunu yapmıyoruz. Bunu Kürt vatandaşlarımız ile ilgi olarak, bu memlekette yaşayan Kürtlerle ilgili olarak da malesef geçmişte görmemezlikten gelme, yok sayma politikaları vardı. yanlış politikalar vardı. Biz kurulduğumuz gün programımıza ne yazdıysak onu hayata geçiriyoruz. Bu memlekette ister Türk, ister Kürt, ister Çerkez, ister Laz, istar Abaza, ister Arnavut, ister Gürcü, ister Roman kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olan herkes bizim için birinci sınıf vatandaştır, saygıdeğer insandır, başımızın üstünde yeri vardır. Bir ırkın diğerine üstünlüğü söz konusu değildir. Bu konuda da her türlü ayrımcılığı biz elimizin tersi ile kenara ittik.”

Farklılıkları birer zenginlik olarak gördüklerini belirten Çelik, insanların kızlarının ismini ister Zozal koysun İster Suzan koysun herkesin ana dilinin ağzında anasının öz sütü kadar helal olduğunu, memleketin resmi dilinin Türkçe olduğunu ama etnik dillerin insanların kendi hakkı olduğunu söyledi.

Açıklanacak Demokratikleşme Paketinin aslında 76 milyonu aidiyet duygusu ile bu devlete, bu cumhuriyete, bu millete bağlamanın bir başka yolu olduğunu vurgulayan Çelik, “Birbirimizin farklılığına saygı duyacağız. Biz gökkuşağına benzer bir toplum oluşturmak zorundayız. Gökkuşağındaki farklı renklerin birbirine dönüşme mecburiyeti yoktur. Her renk kendisi olarak orada kalacak, gökkuşağının güzelliği o renklerin orada olması ve armonik bir şekilde orda olmasıdır. AK Parti bunu yapmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Çözüm Süreci

Çözüm Süreci ile Türkiye'nin rahatladığını ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

“Bu memlekette 8-9 aydır kan akmıyor. Bu çözüm süreci olmasaydı 30 yıldan beri yaptığımız gibi hergün ana haber bültenlerinin başına oturacaktık. Kaç güvenlik gücümüzü şehit verdiğimizi ve kaç PKK'lının etkisiz hale getirildiğinin envanterini çıkaracaktık. Bundan sonra da böyle devam edecek. Ha buna rağmen PKK tekrar silaha dönerse ne olur? E PKK silaha dönerse herhalde bizim güvenlik güçlerimizin eli mantar toplamıyor değil mi? Biz terörle mücadele etmekte sonuna kadar kararlıyız. Bizi bölücülerin ekmeğine yağ sürmekle çalışanlar ellerini vicdanlarına koymak zorundadırlar.

AK Parti bu memleketin birliğinin, bütünlüğünün sigortasıdır. AK Parti bu memleketin çimentosudur. AK Parti olmasaydı Hakkari'de bir tane parti olacaktı. Van'da, Bitlis'te, Muşta, Siirt'te, Diyarbakır'da, Batman'da bir tane parti olacaktı. O da hangisi, malüm parti. AK Parti orada, Başkale'de, sınır köylerinde BDP'lilerin bütün saldırısına, hakaretlerine, tehditlerine rağmen siyaset yapıyor orada. Amasya'da siyaset yapmak kolaydır. Manisa'da da yapmak kolaydır ama gidip Van'ın Sarayı'nda, Özalp'inde, Bahçesarayı'nda siyaset yapmak, bütün PKK'nın gölgesinde siyaset yapan bir ekiple mücadele etmek, silahlı bir terör örgütünün gölgesinde siyaset yapanlarla mücadele etmek herhalde çok kolay değildir. Oralara parti binalarını, tabelalarını bile götüremeyenler AK Parti'yi bölücülükle suçluyor. Bu parti 81 vilayetin partisidir. AK Parti bir bölgenin bir etnik unsurun partisi değil, bu manada Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü için AK Parti hakikaten olmaz sa olmazdır. Meseleye böyle bakarsak yarın ki Demokratikleşle Paketinin ne anlama geldiğini belki çok daha iyi anlayacağız.”

Çelik'e AK Parti Amasya milletvekilleri Naci Bostancı, Avni Erdemir, Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, AK Parti Amasya İl Başkanı Osman Faik Salman ile partililer eşlik etti.

BENZER YAZILAR