Zihniyet devrimi gerekiyor

Zihniyet devrimi gerekiyor

Röportajın tam metnidir;

KEMAL AVCI- Sayın Çelik, Başbakan Sayın Erdoğan 30 Eylül’de bir demokrasi paketi açıkladı bu pakete çeşitli eleştiriler geldi. Kimileri PKK’yla pazarlık sonucu hazırlandığını söyledi. Kimileri eksik ve yetersiz buldu siz bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Şimdi efendim tabii bu hazırlanan bir pakete olumlu veya olumsuz eleştirilerin gelmesi kaçınılmazdır. Eğer bir ülkede demokrasi varsa birileri sizi beğenecektir, birileri beğenmeyecektir. Yani buna eksik diyenler de var, fazla diyenler de var, olması gerekiyordu, olmaması gerekiyordu diyenler var, biz bunları saygıdeğer buluyoruz. Ama herkesin şunu bilmesinde fayda var: AK Parti iktidara geldiği günden bu yana en büyük yatırımını demokrasiye yaptı ve bu ülkede hiç kimsenin kendisini öteki hissetmemesi için veya kimsenin ötekileştirilmemesi için ötekileştirilen kimselerinde bu toplumun asli bir unsuru haline getirilmesi için biz, bize düşen her şeyi yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

Bazıları şunu diyor: Peki niye hepsini bir seferde yapmıyorsunuz? Bugün yaptığımız birçok şeyi biz 2003’te söyleseydik bu partimizin kapatılma sebebiydi. Bu kesinlikle Türkiye’de bir darbe gerekçesi olurdu. Zamanın ruhu diye bir kavram var. Yeri, günü, zamanı geldiği zaman bunlar yapılır meyveler zamanla olgunlaşır biliyorsunuz. Dolayısıyla biz bunu aslında Türkiye’nin bir ihtiyacı ve Türkiye’de yaşayan bütün insanların, farklı farklı grupların, etnik unsurların, inanç gruplarının ihtiyacı olurak görüyoruz. Tabii ki bu memlekette ötekileştirilen unsurlardan birisi de Kürtlerdir. Yani yıllar yılı Kürt yoktur, Kürtçe yoktur gibi bir kabul oluşmuş, Kürtlere yönelik asimilasyonlar uygulanmıştır; ama AK Parti iktidara gelir gelmez biz ret, inkar ve asimilasyon politikalarını elimizin tersiyle kenara ittik. Bu memlekette insanların dini ne olursa olsun, mezhebi ne olursa olsun etnik kökeni, ana dili ne olursa olsun rengi bölgesi ne olursa olsun herkes Anayasal vatandaşlık ortak paydasında buluşacak dedik. Demokraside de renklerin birbirine dönüşme mecburiyeti yoktur. Mavinin sarıya, sarının kırmızıya, kırmızının yeşile dönüşme mecburiyeti yoktur. Ve esasen gökkuşağının bu kadar güzel olmasının sebebi budur, bütün renkler armonik olarak bir aradadır. Biz demokrasiyle bu armoniyi sağlayacağız, yapılmaya çalışılan budur. Bu arada özellikle tabii ‘çözüm sürecine de bu katkı sağlayacak mı’ diye sorarsanız, tabii ki katkı sağlaması gerekiyor; çünkü dağa çıkan, eline silah alan PKK’lılara soruyoruz niçin çıktınız dağa, neyin mücadelesini veriyorsunuz? O zaman 2002’de veyahut da 1984’lere, 80’li, 90’lı yıllara döndüğünüz zaman efendim devlet bizim varlığımızı inkar ediyor diyorlardı, devlet bizim dilimizi inkar ediyor, bizim şarkımızı, türkümüzü çalmamıza bile mani oluyor bizim. Efendim annemizle, babamızla diyelim ki, resmi bir ortamda kendi dilimizle konuşmamızı bile engel oluyor. Bizim kendi müziğimizi yapmamıza mani oluyorlar, bizim Kürtçe rüya görmemize bile engel oluyorlar diyorlardı. Biz de bu gerekçeyle dağa çıktık diyorlardı, biz de diyoruz ki onlara şu anda bu dediklerinizin hiçbirisi yoktur, bugün artık insanlar kendi meramlarını başkasını öldürerek dile getirmemeli. Yani siz eğer terör yaparak, eğer insanları öldürerek, eğer başkalarının kanını akıtarak veya kendi canınızı vererek başka insanların canını alarak hak elde edeceğiz gibi bir iddia içindeyseniz bunun modası çoktan geçti.

Şimdi tabii AK Parti bu süre içinde neyi yaptıysa PKK’lılar hep şunu söylediler: Bu kendiliğinden mi oldu biz bastırdık, biz can aldık, kan döktük, canımızı verdik, kanımız döküldü bu mücadelenin sonucunda bunu elde ettik diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki, eğer bu mümkün olsaydı bunu 90’lı yıllarda elde ederdiniz çünkü 90’lı yıllar, 91-92-93-95’e kadar yılda aşağı-yukarı 3 bin, 4 bine yakın PKK’lı etkisiz hale getiriliyor ve 1000’e yakın da güvenlik görevlisi şehit oluyordu Türkiye’de. Şimdi o günkü şartlarda AK Parti gibi bir siyasi irade olmadığı için, AK Parti gibi meseleye değerler perspektifinden bakan bir siyasi irade olmadığı için mesele tamamen polise, askere havale edilmiş durumdaydı. Polis, asker ne yapacak, onlar yapmaları gerekeni yapıyorlardı o zaman; ama bugün bu zihniyet değişmiştir. AK Parti diyor ki, arkadaş bu mesele bu kan dökülme işi bitsin anaların gözyaşı dinsin, Kürt çocukları da ölmesin, Türk çocukları da ölmesin. Ve ben her vesileyle bu tür katıldığım programlarda PKK’lılara, BDPlilere, KCKlılara hep seslendim dedim ki ‘gelin siyasetle meramınız anlatın. Zaten bir partiniz var şu an mecliste grubu var. BDPli bütün milletvekilleri Abdullah Öcalan’ın bütün fikirlerini gelsinler Meclis’te demokratik bir ortamda söylesinler.’ Ama şiddet içermeden ama kaba kuvvete başvurmadan, ama terör örgütünü meşrulaştırmadan terörü meşru bir araç olarak görmeden bunu yapsınlar, ha işi silahların gölgesinde siyaset yapmaya getirdiğiniz zaman orada işin rengi şekli değişiyor. Şimdi bakın sekiz dokuz aydan beri kimse ölmüyor. Bunun sürmesi gerekiyor. Türk çocuklarının kanı üzerinden de Kürt çocuklarının kanı üzerinden de kimse siyaset yapmasın.ve kimse Kürt çocuklarının, Türk çocuklarının kanı üzerinden ideolojik hesaplarını gerçekleştirme çabası içerisinde olmasın.

KEMAL AVCI- …siz Kürt inkarının bittiğini, demokratik siyaset yollarını açtığını söylüyorsunuz bu söylendiği zaman BDP’liler de diyor ki, binlerce siyasetçi şu an içeride ve aralarında belediye başkanları, milletvekilleri var dağdaki nasıl gelsin siyaset yapsın?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- O içerideki belediye başkanı, belediye başkanlığı yaptığı için içeride değil. Eğer bu mantık doğru olsaydı BDP’li bütün belediye başkanlarının içeride olması lazımdı, yani adam belediye başkanı olduğu için içeride değil. Şimdi siz diyorsunuz ki, ben belediye başkanıyım fakat ben PKK’ya lojistik destek sağlayacağım. Ben belediye başkanıyım PKK’ya mali kaynak sağlayacağım. Ben belediye başkanıyım PKK’ya insan unsuru sağlayacağım veyahut da PKK’yı meşrulaştırmak için yardım yataklık edeceğim; ama ben belediye başkanıyım kimse bana dokunmasın kusura bakma. Terör sadece tetik çekmek değildir Sayın Avcı. Bakın şantiye basmak da terördür bugün yapıyor PKK hala bunu. Yol kesip adam kaçırmak da terördür, efendim iş makinesi yakmak da, tehditle para toplamak da, insanlara vergilendirme adı altında haraç almak da, bunların hepsi terördür. Şimdi bunlardan herhangi birine karışmış birisi efendim ben belediye başkanıyım, ben BDP’nin yöneticisiyim ben niye içerideyim diyor. Şimdi 5 kafadar bir araya geliyorlar banka soyuyorlar. Birisi arabayı kullanıyor, birisi bekçiyi etkisiz hale getiriyor, birisi gözetleyicilik yapıyor, biri kasayı açıyor, biri de parayı alıp götürüyor. Şimdi bunlar yakayı ele verdiği zaman eğer şoför derse ki tövbe Allah tövbesi ben parayı da görmemişim, kasayı da görmemişim ben şoförüm şimdi bu kurtarır mı? Terör faaliyeti topyekun birilerinin ortaklaşa çabası sonucu yapılan bir şeydir. Onun için kimse şunu söyleyemez: Arkadaş eğer siyaset yapacaksanız şimdi Kürt etnisitesine yönelik siyaset yapıyorsunuz veya onun üzerinden siyaset yapıyorsunuz biz bunu tasvip etmiyoruz, Türkçülük üzerinden siyasette bu memlekete felaket getirir, Kürtçülük üzerinden siyasette felaket getirir ama bu kendi tercihiniz. Halkınıza meramızını anlatırsınız, halkta karşılık bulursa size oy verir gelirsiniz koalisyon ortağı olursunuz, Meclis’te grup kurarsanız, fikirlerinizi söylersiniz. Ama efendim, biz cezaevindeyiz bizim hepimizi bıraksınlar. Bakın PKK var oldukça elinde silahla dağlarda potansiyel olarak şu anda adam öldürmeseler bile bir örgüt olduğu sürece ve onların paralelinde faaliyet gösteren birileri olduğu sürece bu memleketin kanunlarına göre bu suçtur ve onlar içeri girmeye devam ederler.

Çözüm süreciyle ilgili bak iki şeyi birbirinden ayırmamız lazım. Şimdi Kürt vatandaşlarımızın ister BDP’li, ister AK Partili. İster PKK’ya sempati duysun, ister devlete sempati duysun bizim Kürt vatandaşlarımız makul taleplerini başımızın tacıdır.

KEMAL AVCI- … peki, çözüm sürecinin başarıya ulaşması için PKK ve BDP’ye ne gibi sorumluluklar düşüyor?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Şimdi biz bir paket çıkardık.  Ooo bunu yerden yere vurmaya başladılar, bu hiçbir işe yaramaz falan şimdi de kardeşim Türkiye’nin nereden nereye geldiğini biliyor. Reform, devrim kolay olmuyor, zihniyet devrimi gerekiyor. Ben daha 2009’da bu iş başlarken dedim ki, bizim Türkleri ikna etmek ve Kürtleri tatmin etmek gibi bir yükümlülüğümüz var. Daha kalabalık ve daha güçlü olanları ikna etmediğiniz zaman daha dezavantajlılar lehine bir değişim, dönüşüm hareketi yapamazsınız. Türkiye’de erkekleri ikna etmediğiniz zaman, kadınlar lehine herhangi bir şey yapamazsınız. Türkiye’de Kürtler azlıktık, azınlığı ben Lozan’daki azınlık manasında kullanmıyorum azlıktır, azınlıktır. Türkiye’deki çoğunluk Kürt değil. Bizim Türkiye’nin Batısındaki Türk dediğimiz insanlarda da yahu acaba bu Kürtler avantajlı hale geliyor ben dezavantajlı mı oluyorum? Acaba onlar abat edilirken ben berbat mı ediliyorum duygusuna kapılmaması gerekiyor. Çünkü aksi takdirde yaptığınız düzenlemeler kağıt üzerinde anlamsız metinler halinde kalır. Bir zihniyet devrimine dönüşmesi lazım ve insanların bunu kabullenmesi, içselleştirmesi gerekiyor, BDP’nin de buna katkıda bulunması gerekiyor. BDP, Türkiye’deki Türkçe refleksin daha fazla uyanması için elinden ne geliyorsa yapıyor.

KEMAL AVCI- Bilinçli mi yapıyor?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Bilinçli yapıyor çünkü gerilim, gerginlik politikası işlerine yarıyor gibi kabul ediyorlar. Birisi Türk etnik kökeni üzerinden siyaset yapıyor, biri Kürt etnik kökeni üzerinden siyaset yapıyor bu ikisi de tehlikelidir. Onun için BDP’nin daha makul olması gerekiyor ve BDP’nin varsa bir öneriniz nitekim diyelim ki, eş başkanlık AK Parti’yle ilgili midir? BDP fiili olarak bunu yapıyor madem fiili yapıyorsunuz biz bunun legal zeminini hazırlıyoruz, başka partiler istiyorsa o da yapsın. Şimdi daha birçok konu varsa bize makul, meşru, mantıklı getirin onları Meclis zeminde konuşalım.

KEMAL AVCI- …Kandil, Öcalan’ı dinlemiyor mu?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- …PKK yeniden efendim teröre tevessül etse de biz bunları yapacağız. Bunlar PKK’yı memnun etmek için, PKK’nın gönlünü hoş etmek için yapılan şeyler değil, bizim vatandaşımızın gönlünün hoş olması önemlidir. Yani varsayın ki PKK tekrar eskiden olduğu gibi silaha sarıldı. Biz vatandaşlarımıza verdiğimiz bu hakları geri mi alacağız yani PKK mı onların temsilciliğini yapıyor? Böyle bir şey söz konusu değil biz bunu bir kere kendimize bir haksızlık olarak kabul ederiz. Kürtlerin Türkiye’de 3’te 2’si AK Parti’ye oy veriyor 3’te 1’ BDP’ye oy veriyor manzara bu.

KEMAL AVCI- Paketten memnun kalmayan bir kesimde Aleviler. Başbakan Yardımcısı Sayın Bozdağ, Alevilerin taleplerinin bir sonraki pakette yer alacağını açıkladı bu konuda bir hazırlığınız var mı?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Sayın Bozdağ’ın Başkanlığında yani onun Bakanlığında böyle bir çalışma var. Sayın Bozdağ’ın yaptığı açıklamaya benzer bir açıklamayı da ben yapmıştım. Temenni ederiz ki, ama bugün mü olur, ne zaman onu bilemem? Onun süresini şu anda ben tayin edecek değilim. Alevi vatandaşlarımızla ilgili birçok şey yapıldı mesela şu anda Tunceli’nin adının Dersim olması o zaten kararlaştırıldı o ona karar verildi. Hacı Bektaş-ı Veli’nin ismi Nevşehir’deki üniversiteye verildi. Nefret suçu, her türlü ayrımcılıkla mücadele kapsamında Alevilerde bu uğradıkları sıkıntılardan dolayı rahat edecekler. Ama hepimizin birçok problemi var bu hepsi bir anda bitecek diye bir şey yok.

KEMAL AVCI-… son açıklanan paketle özel okullarda ana dilde eğitimin önü açıldı. Bir özel okulda eğer talep olursa bu eğitimi vermeye hazır olduğunu söyledi. Ama kimi çevreler bunun önünde anayasal engel olduğunu söylüyorlar siz ne düşünüyorsunuz?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Muhtemelen CHP, MHP bunu Anayasa Mahkemesine götürecektir, Anayasa Mahkemesi de bu konuyla ilgili kararını verecektir. Bizim getirdiğimiz formülasyonun Anayasa’ya aykırı olmadığını düşünüyoruz. Ve bu memlekette anayasa bakın 411 kararını biliyorsunuz yani üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan karar Anayasa Mahkemesi tarafından ki kaldı ki, Anayasa Mahkemesi şekil yönünden inceleme yapar, içeriğe giremez. Hani muhteva sorgulama yapamaz bu yaptı bunu fiili durum. Keyfi olduktan sonra her şey olabilir ama bakın bugün daha makul bir çizgi var, bak üniversitelerde başörtü serbest şimdi kamuda da serbest bırakılıyor.

KEMAL AVCI- İleri de devlet okullarında da ana dilde eğitim verilebilir mi?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- … demokratik olgunluğu gerektiren bir şeydir. Şimdi şu anda şunu söyleyeyim: Biz Kürt yoktur, Kürtçe yoktur noktasından buraya geldik. Şimdi oradaki şey şudur bakın ben 7 yaşında ilkokula gittikten sonra Türkçe öğrenmiş birisiyim. Ben efendim, Kürt bir anneden ilk öğrendiği dil Kürtçe olan ana dili Kürtçe olan birisiyim, bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Şimdi mesele şu: Devlet okullarında Kürt çocukları kendi ana dilini bugün öğreniyor mu, öğrenebiliyor mu? Dilini öğrenebiliyor. Ama Kürtçe fizik, kimya öğrensin mi, öğrenmesin mi meselesi? Şimdi bu hayati olan bu değil. Netice itibariyle Türkiye’de resmi devlet dairelerinde iki dil uygulanmadığı sürece, devlet okullarında ana dilde eğitim yapıldığı zaman o çocuklar orada mezun olursa bile karşılığı olmaz, iş bulamazlar. Yani şöyle düşünün: Mesela Kürtçe şu anda Kuzey Irak’a giden ve orada mühendislik eğitim alıp Türkiye’ye dönen çocuklar var. Şimdi ben Kürt mühendislere söylüyorum niye çalıştırmıyorsunuz? Efendim, bizim işimize yaramıyor diyor. Niye? Ya Türkçe bilmesi lazım ya İngilizce bilmesi lazım. Yani Kürtçe bilmesi burada devlet mekanizması resmi dil Türkçe olduğu için bir işe yaramıyor, bunların çok iyi hesaplanması lazım.

KEMAL AVCI- Kürt sorunun çözümü yönünde AK Parti Hükümetleri döneminde önemli adımlar atıldı, birçok düzenlemeler yapıldı bundan sonra ne gibi adımlar olabilir?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Bakın bizim eğer parti programını okursanız, bizim daha sonraki seçim beyannamelerimizi, Hükümet programlarımızı okursanız son 2011’de yayınladığımız hedef 2023 isimli seçim beyannamemizin ilk bölümü ileri demokrasidir o bölümü okursanız, AK Parti 2023 siyasi vizyonu belgesinde 63 madde var bu onunla pazarlık, bununla pazarlık diyorlar bakın o daha çözüm süreci ortada yoktu biz onu açıkladığımız zaman. Bütün bunlara baktığınız zaman AK Parti’nin gelecekle ilgili perspektifini çok rahatlıkla görürsünüz. Bugün dünden iyiyiz, yarınlarda bugünlerden daha iyi olacağız. Bizim şiarımız şudur: Gelişerek değişmek, değişerek devam etmektir. Eğer değişmezseniz bakın değişmemek, sabit kalmak çürütür sizi. Vücudumuzdaki hücrelerin çoğu 6 ayda bir değişiyor, beyin hücreleri bile yılda bir, iki yılda bir değişiyor. Değişmeyenler ölüler ve delilerdir. Biz değişerek büyüyeceğiz.

KEMAL AVCI- … seçim sistemiyle ilgili de üç seçenekli bir öneri getirdiniz muhalefet bu önerileriniz beğenmedi önerilerinin tümünün de AK Partiyi güçlendirmek için hazırlandığını söyledi öyle mi gerçekten?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Dördüncü önerisi var mı muhalefetin?

KEMAL AVCI- Ben de onu soracaktım, muhalefetten gelen önerilere açık mısınız?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Hayır, var mı onların yeryüzünde Barajlı D’hont Sistemi var.

KEMAL AVCI- Barajın tümünden kaldırılarak mevcut sistemin devamı.

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Hayır, şunu söylüyoruz hayır barajı tümden kaldırıp gittiğiniz zaman Anayasa da diyor ki, temsilde adalet, yönetimde istikrar olması gerekiyor. Şimdi Meclis’te diyelim ki, 18 tane parti olursa oradan yasama çıkar mı sence Kemal Bey? Yani onun için yönetimde istikrarı muhafaza etmek zorundayız. Bölük pörçük çok fazla ufalanmış bir Meclis Türkiye’nin istikbali açısından sıkıntılıdır. Dolayısıyla temsilde adaleti sağlayacağız, yönetimde istikrarı sağlayacağız. Bu ikisini bir arada temin edecek bir formül biliyorlarsa bize söylesinler.

KEMAL AVCI- Bu seçenekler arasında sizin öncelikli bir tercihiniz var mı? Bugün bir gazetede yüzde 5 baraj daraltılmış bölge tercih ettiğiniz yazılıyordu.

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- …hepsi bizim için geçerlidir şimdi bunlar çok istediler buyurun dedik hadi bir araya gelin tartışın bize getirin dedik. Bizim için üçü de olur bak bir şey söyleyeyim: Şimdi Gürsel Tekin demiş ki CHP Genel Başkan Yardımcısı, efendim demiş bunu baraj kaldırdılar yerine deniz getirdiler. Ben de dedim ki, eğer yüzücü acemi olursa havuzda bile boğulur. İster havuz, ister nehir, ister göl, ister deniz, ister okyanus fark etmez yüzme bilmeyenler boğulur.

KEMAL AVCI-…yeni anayasa çalışmaları devam ediyor siz Türkiye’nin yeni bir anayasa yapabileceğine inanıyor musunuz, umutlu musunuz bu konuda?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- …oybirliğiyle diyorsunuz şimdi birbirine taban tabana, zıt 4 siyasi bir adada şimdi MHP’yle, BDP’yi nasıl bir araya getireceksiniz bir araya gelmiyor. Neticede şimdi dolayısıyla bu kadar zıttı bir araya getiremeyeceğiniz için oybirliğiyle karar almışlar bu uzlaşma komisyonu bu yöntemle bu anayasayı yapamaz. O zaman 2015’te halka gidip diyeceğiz ki, arkadaş böyle böyle olmadı bu kabul ettiğimiz 60 maddeyi de muhafaza ederiz, bak 60 madde de uzlaştık gerisini ondan sonra yapabiliriz veya bunu bu 60 maddeyi bu dönem çıkarabiliriz.

KEMAL AVCI-…buna neden sıcak bakmıyor muhalefet partileri yani uzlaşma sağlandığı halde?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Şimdi muhalefetin neye sıcak baktığını siz bize söyleyin çünkü dışarıdan siz gözlemliyorsunuz. Muhalefetin bütün derdi şudur: Yani bunlar nerede bir başarı varsa bundan AK Parti nemalanacaktır endişesi içerisindedir, halbuki beraber yaptık bu dördünü, sizin de ittifakınız var geçirelim bunları.

KEMAL AVCI- Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek’te bir açıklama yaptı Meclis Başkanlığı bir taslak hazırlasın bunu partilere sunsun bu bir çözüm olabilir mi?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Hayır, bu şey uzman düzeyinde uzman düzeyinde taslak metinler hazırlansın ama nihai karar siyasi iradenin olacak, Meclis’teki milletvekilleri tartışsın bunu bulabilir yani makul üzerinde konuşulabilecek bir teklif.

KEMAL AVCI- Kürdistan bölgesi seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK-  Ben Kuzey Irak Kürdistan’ındaki kardeşlerimizin seçimlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Tabi birinci çıkan Sayın Barzani’yi tebrik ediyorum 38 milletvekilliği aldı bu arada Goran Partisi malum bir sürpriz yaptı ikinci parti oldu. KYP üçüncü geldi, İslami Parti herhalde dördüncü oldu bir diğeri altı aldı. Ben tabi Kuzey Irak halkının yani orada ki yaşayan insanların demokratik tercihine saygı duyuyoruz yani biz onlara başarı dileriz. Kuzey Irak halkı, Kuzey Irak Kürdistan’ındaki insanlar ne kadar mutlu olursa, ne kadar zengin olurlarsa, ne kadar güçlü olurlarsa biz bundan büyük bir memnuniyet duyarız çünkü bizim Irak’a yaptığımız ihracatın 3’te 2’sinden fazlası Kuzey Irak üzerinden yapılıyor. Bizim kültürel bağlarımız var, derin tarihi bağlarımız var, ciddi bir kardeşlik hukukumuz var Kuzey Irak halkıyla ve oradakiler bizim akrabalarımızdır, bizim buradaki vatandaşlarımızın akrabalarıdır. Dolayısıyla, biz Kuzey Irak’tan Türkiye’ye, Türkiye’den Kuzey Irak’a geliş gidişlerin artmasını ilişkilerin gelişmesini istiyoruz..

KEMAL AVCI- …Kürdistan bölgesinde seçimlerin ardından yeni hükümet arayışları başladı. Sayın Barzani geniş tabanlı bir hükümetten yana sizin yeni hükümetten beklentileriniz neler?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- …tabi bu iklimin muhafazası ve geliştirilmesi Türkiye ve Kuzey Irak Kürdistan’ı arasındaki tabi elbette bu Irak’taki ilişkilerimizi de çok büyük olumlu olarak yansıyacaktır eminim. Bu ilişkilerin ileri götürülmesi bu kardeşlik hukukun zedelenmemesi, birilerinin aramıza girmesine müsaade edilmemesi ve Kuzey Irak’ın özellikle Türkiye aleyhtarı ekiplerin mekanı haline getirilmemesi, mevcut durumun biran önce giderilmesi.

Bunlar köre sormuşlar ne istersin? Demiş ki, gören göz. Mesele bundan ibarettir.

KEMAL AVCI- O bölgenin ismi Irak anayasasına göre Kürdistan Federal Bölgesi ama siz konuşmanızda sık sık Kuzey Irak şeklinde ifade ediyorsunuz bu bir alışkanlık mı, özellikle yapılan bir tercih mi?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Kürdistan ifadesini oraya gelirken de kullandım ben Irak Kürdistan’ı diyorum dikkat ederseniz. Irak Kürdistanı, Federal Kürdistan Bölgesi mi?

KEMAL AVCI- Evet.

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Federal Kürdistan Bölgesi, Irak Kürdistan’ı bizim böyle bir saplantımız yok. Kim ne derse desin orada, oradaki insanlar kendine ne diyorsa senin adın Kemal’se ben sana Kemal yok, yok sen Tarık’sın diyemem. Hüseyin’sem bende Hüseyin’im bana da Hüseyin deyin. Bize mesela AKP deyince kızıyoruz niye? Çünkü bize AK Parti diyoruz. Dolayısıyla, Kuzey Irak halkı Irak anayasasında nasıl isimlendiriliyorsa bizim için önemli olan budur, bu tabular Türkiye’de de yıkılmıştır. Uçağın üzerinde Kürdistan ifadesi olduğu için neredeyse indirmiyorlardı buralarda İran Kürdistan’ı diye bir bölge var biliyorsun İran’da bir eyaletin adıdır.

KEMAL AVCI- Türkiye şu anda Kürdistan bölgesiyle iyi ilişkiler içerisinde bu ilişkilerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HÜSEYİN ÇELİK- Efendim, dost ve kardeşler birbirleri için tehdit olmazlar yeter ki, ilkeli davranalım, yeter ki birimizin hakkını, hukukunu zayi etmeyelim, görmemezlikten gelmeyelim. Dediğim gibi Sayın Barzani veya diğerleri yani Irak Kürdistan’ında ki siyasi iradeyle bizim aramızda böyle bir problem olmaz. Ama bizim aramızı açsa açsa silahlı terör grupları açar ona da meydan vermememiz lazım.

Biz bu programı Ak Parti genel merkezinde yapıyoruz buradan Irak Kürdistan’ında ki tüm kardeşlerimize buradan AK Parti camiası adına en sıcak selamlarımızı, sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz. Bu arada yaklaşan Kurban Bayramı’nı da tebrik ediyorum. Tüm insanlık inşallah bu Kurban Bayramı’yla birlikte çok daha olumlu bir atmosfere girer diye temenni ediyorum.

BENZER YAZILAR