Bu bir kavga yada ayrışma değildir

Bu bir kavga yada ayrışma değildir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, canlı yayında NTV’nin sorularını yanıtladı.

Hüseyin Çelik’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Sayın Başbakan bu hareketin lideridir, AK Parti’nin genel başkanıdır ve başbakanıdır. Aynı zamanda Bülent Bey’in parti lideri olarak amiri konumundadır, bir ast-üst ilişkisi vardır. Bu resmi münasebetleri bir yana bırakırsak, Sayın Arınç ile Sayın Başbakan 40 yıllık can ciğer dosttur, yol ve dava arkadaşıdır. Onların dostluğu, 40 yıllık yol ve dava arkadaşlığının arasına benim tabii ki araya girmem hiçbir zaman için doğru olmaz.

Ama Sayın Bülent Arınç’ın sözlerini sadece şöyle yorumlayabilirim, malumaliniz sitem sevgiden doğar. İnsan sevdiklerine sitem eder. Sayın Arınç, böyle bir ihtiyaç hissetmiş ve kendi liderine, kendi genel başkanına, başbakanına sitemde bulunmuşsa şüphesiz bu sevgiden kaynaklanan bir sitemdir. Sayın Arınç’ın bu güne kadar Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na falan sitem ettiğini duymadım, başkasına da sitem ettiğini duymadım. Ben de bir konuda eğer genel başbakanımla bir mesele söz konusu olursa bunu yüz yüze kendisiyle görüşerek sitem edebilirim, kendisini sevdiğim için sitemde bulunurum. Medya aracılığıyla olduğu, ikili görüşme olmadığı, kamuoyuna mal olduğu için böyle bir sitem etme ihtiyacı duymuştur. Ama dediğim gibi bu dostlar arasında olan bir şeydir, sitem sevgiden doğar diyeyim. Sayın Bülent Arınç’ın Sayın Başbakan’a sevgisinden kaynaklanan bir sitemdir bu.

Her kelimeyi her cümleyi alıp o sözleri tahlile tabii tutmam doğru değildir. Sayın Bülent Arınç da bu partinin önemli bir şahsiyetidir. Hepimizin çok sevdiği, saygı duyduğu, çok değerli bir ağabeydir.

Kamuoyu önünde de olsa bu kavga değil, bu bir ayrışma değildir, bir küsüşme değildir. Çok yadırganacak, çok büyütülecek, çok farklı mecralara çekilecek bir tarafı yoktur. Sayın Bülent Arınç’ın söylediği sözler nettir, ortadadır; Sayın Başbakan’ın sözleri ortadadır. İkisinin sözlerini mukayese ederek şu sözler isabetlidir, şu sözler isabetli değildir demek bana düşmez.

21.5 milyon insanın oyunu almış, 9 milyon kayıtlı üyesi olan, 2.5 milyonluk teşkilatı olan bir siyasi partiyiz. 11 yıldır iktidardayız. Kurulduktan 16 ay sonra iktidara gelmiş bir partiyiz, Meclis’te 326 milletvekili olan bir partiyiz. Bu kadar geniş bir camia içerisinde tartışma olur mu olur, fikir ayrılıkları olur mu olur, sitem olur mu olur. Ama bütün kamuoyu biliyor sevginin ve saygının maksimum olduğu partilerden bir AK Parti’dir. CHP’liler kendi aralarında ‘bizde olmayan şey sevgidir’ derler.

Bir siyasi parti içerisinde bir bakan, Başbakan’la ters de düşebilir, fikir ayrılıkları olabilir. MYK, MKYK toplantılarında Sayın Başbakan’la tartışırız. Katılmadığımız, karşı çıktığımız noktalar var. Kendi adıma bunu doğru bulmuyorum, böyle yaklaşmıyorum, böyle olması gerekir dediğimi hatırlıyorum. Bunlar olabilir.

Bülent Arınç, bu söylediği sözleri Sayın Başbakan’la yüz yüze gelerek söyleyebilirdi. Böyle bir yol seçseydi daha iyi olur muydu, bence daha iyi olurdu. Medya yazıp çizdiği için Sayın Bülent Arınç da bunu açıktan yapmayı tercih etmiştir. Bu, partide, hükümet içinde büyüyecek, büyütülecek bir mesele olmaz. Partiyi, genel başkanı, iç mekanizmayı bilerek söylüyorum.

Denizli Emniyet Müdürlüğü tarafından öğrencilerin istismar edilmemesi, öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi, kız ve erkek öğrencilerinin daha güvenli ortamda eğitimlerini sürdürmesi amacıyla bir rapor hazırlanıyor.

Yasal altyapısı olmayan ve yasal boşluk olan ev apartlarla ilgili olarak bir konu gündeme getiriliyor. Bu rapor Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, İçişleri Bakanlığı’na, dolayısıyla Başbakan’a yansıyor. Bu ev apartlarla ilgili maalesef mevzuat boşluğu var. Bunlar istismara son derece müsaittir. Günlük, haftalık, aylık, hatta saatlik kiralanan apartlardan söz edilir. Kızılcahamam’da Sayın Başbakan, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, yurt yapımını hızlandırılması, tedbirlerin alınması yönünde bir talimatını veriyor.

Kamuoyuna yansıyan bir kız ya da bir kızın ya da birden fazla kız ve erkeklerin kaldığı evleri polis bu evleri basacak. Evlilik cüzdanı soracak, bunu suç sayacak gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bu doğru bir algı değil. Hukuk devleti suç kavramıyla ilgilenir, din günahla ilgilenir, töre, örf ve adet ayıp kavramıyla ilgilenir. Devlet bir adım atacağı zaman suç mudur değil mi buna bakar. Reşit olan, bırakın üniversite öğrencisini Türkiye’de 25-30 yaşında insanlar nikah yapmadan bizim tercihimiz budur, biz birlikte yaşıyoruz, çocuğumuz da var diyebilir mi, bugünkü kanunlar bunu suç saymıyor.

Sayın Başbakan da ben de Sayın Arınç da sanırım parti mensuplarımızın yüzde yüzü bir genç kızın veya kendi kızının ya da yeğeninin bir erkekle ya da oğlunun-kızının aynı bir evde bu şekilde yaşamasını istemez, ben müsaade etmem. Biz, muhafazakar demokrat bir partiyiz. Bu bizim tercihimizdir. Bizim tercihimiz, bizim demokratlığımız, başka insanların tercihlerine, başka hayatlara saygılı olmayı gerektirir. CHP veya başka bir parti çıkıp ‘buna sempatiyle bakıyoruz, bu da bizim tercihimizdir’ diyebilir. Ama netice itibariyle demokrasi çoğulculuğu emreder.

Ben tercihimi müslüman olmaktan yana koymuşum. Hristiyanlığı da museviliği tasvip etmiyorum. Ateistliği de pagan dinlerini de tasvip etmiyorum. Ama bu bizim onlara müdahale edeceğimiz anlamına gelmez. Birinci sınıf vatandaştır. Nasıl inanıyorsa öyle yaşama hakkına sahiptir. Başbakan’ın sözleri yanlış bir mecraya çekiliyor. Sayın Başbakan’ın ‘Gerekirse düzenleme yapacağız’ dediği alan apartlarla ilgilidir. Terör örgütünün yuvası olduğuna yönelik şikayetler var. Çevreyi rahatsız edecek biçimde bazı yapılanmalara sahne olmuşsa, oralar fuhuş yuvası haline getirilmişse yasalarımız bunun üzerine gitmeyi gerektirir. Bu, gençliğimizin heba olmaması, kurda kuşa yem olmaması için alınması gereken önlemlerdir.

Biz iktidara geldiğimizde 188 bin yataklı yurt kapasitesi vardı. O da ranza ve koğuş sistemiydi. Biz ranza ve koğuş sistemini kaldırdık. Şu anda yatak kapasitesi 450 bine yaklaşmıştır. 80 yıllık cumhuriyet tarihinde yapılanların on yılda yüzde 200’ünü yapmıştır. Özel yurtları teşvik veriyoruz. Özel yurt kapsamında olmayan Vergi kaçıran, haksız rekabete yol açan, kaydı kuydu olmayan, kimin girdiği çıktığı belli olmayan apartlarla ilgili bir yasal mevzuat boşluğu varsa onun doldurulması hükümetin görevidir. Bu gençlerimiz içindir, nesillerimiz içindir, toplumun huzuru içindir.

Sayın Başbakan'ın terör yuvası haline gelmiş evlerle ilgili hassas olması kastediliyorsa bu valinin görevidir. Bütün evlere tek tek gideceğiz, kapılarını çalacağız, evlilik cüzdanları yoksa eğer kanunda bir şey suç değilse, o serbesttir. Anayasada yasalarda bulunmayan bir yetkiyi vali de kullanamaz, Başbakan da kullanamaz. Hukuk devleti bunu gerektirir. Birileri durumdan vaziyet çıkarır da yanlış bir şey yaparsa o da suç işlemiş olur.

Biz muhafazakar demokrat bir partiyiz, bizim muhafazakarlığımız kendi düşüncemizi söylemeyi emreder ama bizim demokratlığımız 76 milyonun isteklerine saygı duymayı gerektirir. Kimseyi bizim gibi olmaya zorlamadık.

Bugün Posta ve Cumhuriyet gazetesinde “Hüseyin Çelik bunu oy için yapıyoruz” gibi bir şey çıktı, sözlerimden bunu çıkarmışlar. Bunu da tekzip ettirdim.

BENZER YAZILAR