Kalıcı olanlar eser bırakanlardır

Kalıcı olanlar eser bırakanlardır

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, eski Milli Eğitim Bakanı Ahmet Tevfik İleri’yi anma etkinlikleri kapsamındaki sempozyuma katıldı.

Rize Valiliği ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen eski Milli Eğitim Bakanı Ahmet Tevfik İleri’yi anma etkinlikleri kapsamındaki sempozyumda konuşan Yazıcı, Tevfik İleri ve mensubu olduğu Demokrat Parti'nin kendilerine bir siyaset geleneği bıraktığını ifade etti.

Yazıcı, “onların ilkesinin bugün de yollarını aydınlattığını” vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Demokrat Parti, demokrasiye geçişte ülkemiz için bir milattır. Millet tekrar ülkenin yönetiminde söz sahibi olmuştur. Milletin talepleri, değerleri vücut bulmuş, dile gelmiştir. Onlar halka hizmetin Hakka hizmet olduğu düsturuyla yaşadılar ve öldüler. Milletin onları rahmetle, sevgiyle ebediyyen anması için birçok eser bıraktılar.”

Bakan Yazıcı, 1950 yılının Türkiye'de dönüşümün başladığı yıl olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Tevfik İleri ise bu dönemde çok önemli çalışmalara imza atmıştır. Tevfik İleri, eğitimi Türkiye'nin kalkınmasında ve gelişmesinde en önemli unsur olarak görmüştür. Milliyetçi ve muhafazakar duygu ve düşünceleriyle tanınan İleri, 3 yıl 9 ay 26 gün Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürütmüştür. Bakanlıkta geçen süresi çok fazla olmamasına rağmen İleri, çalışmaları ve fikirleriyle milli eğitim politikalarını yönlendirmiştir.”

Genel Başkan Yardımcısı Çelik

Programa katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise konuşmasında, bazı insanların eser bırakmadan öldüğünü anlattı.

“Siz vali, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olursunuz, bu sizi önemli yapar ama dert ve dava, 'önemli olmak' davası değildir. Önemli olan, insanların önemi, o mevki ve makamları işgal ettiği sürecedir” diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Koç ve Sabancı kadar zengin olursanız yine önemli olursunuz. Hanlarınız, hamamlarınız varsa, apoletleriniz varsa, rütbeniz, mevkiniz, makamınız varsa siz önemli insan olursunuz ama o mevkiler, makamlar, rütbeler geçtikten sonra önem diye bir şey kalmaz. Kalıcı olanlar insanların vicdanında yer bırakanlardır, insanların gönlüne girebilenlerdir​, arkalarında eser bırakanlardır. Kubbede hoş seda bırakanlardır. Hayırla yad edilenler değerli insanlardır.”

Çelik, “Değerli insanlar yaşadıkları zamanın ve zeminin merhametsizliğine uğrasalar bile, onları anlayan insanlar olmasa bile, onlar mağdur edilseler bile, onlar zindanlara kapatılsalar bile, onlar bu alemden göçüp gitseler bile gömülen bir hazine gibi, define gibi her zaman tazeliklerini ve değerlerini muhafaza ederler. Bir insan hem önemli hem değerli olabilir mi? Elbette olabilir. Eskiler buna nurun ala nur derler. Bir insan başbakandır, önemli bir makamdır ama Recep Tayyip Erdoğan gibi değerlidir. Bir insan cumhurbaşkanıdır, önemli bir konumdadır ama Abdullah Gül gibi değerli olur” diye konuştu. 

Sokrates örneği

Sokrates’in hayatından ve öldürülmesinden söz eden de Çelik, şöyle devam etti:

“Sokrates öldürüleceği sırada eşinin ağladığını görür. Sokrates eşine 'niye ağlıyorsun' diye soruyor. Eşi de 'seni haksız yere idam ediyorlar' der. Sokrates 'hanım beni haklı yere öldürseler daha mı iyi olur, sen bir suçlunun karısı olmak ister miydin' diyor. Sokrates’i ölüme mahkum eden 501 kişilik mahkeme heyetinin hiçbirinin yeryüzünde adı sanı yoktur ama Sokrates bütün görkemi ile yaşıyor.”

Çelik, şöyle dedi:

“Altay Egesel, Salim Başol ve onun benzerleri bu milletin vicdanında mahkum oldular, onlar lanetle yad ediliyorlar. Darbeyi yapan başta Cemal Gürsel olmak üzere Milli Birlik Komitesi üyeleri de lanetle yad ediliyorlar. Ben de onları lanetle yad ediyorum ama Tevfik ileri, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve onun gibi daha niceleri halkın gönüllerinde yer ettikleri için yaşıyorlar. Yaşamak nefes almak değildir. Bediüzzaman Hazretleri onlara 'gezen ölüler' diyor. Siz yürürsünüz, biyolojik varlığınızı sürdürürsünüz ama zilletle yaşarsınız. Tevfik İleri zilletle yaşamaktansa izzetle ölmeyi tercih eden bir adamdı.”

“Tevfik İleri kadim milli eğitim bakanıdır”

Hüseyin Çelik, bakanlıkları bırakanlara “eski bakan” dendiğini belirterek, “Eski kelimesini Azerili dostlarımız iki türlü değerlendirir. Eğer eski bugün için anlamını yitirmiş ve miadını doldurmuş ise bugün için bir anlam ifade etmiyorsa ona köhne diyorlar. Bir ara CHP Genel Başkanı 'Biz Türkiye’nin en eski partisiyiz' demişti. Ben de 'doğru siz en eskisiniz' dedim ama hem eski olup hem bugün için de tazeliğini ve anlamını muhafaza eden eskiye de biz kadim diyoruz. Tevfik İleri kadim milli eğitim bakanıdır, eski milli eğitim bakanı değildir” ifadelerini kullandı.

Tevfik İleri’nin idama mahkum edildiğini ancak daha sonra kaldırılan bu cezasını çekmesi için Kayseri cezaevine gönderildiğini anımsatan Çelik, şunları kaydetti:

“Yassıada'da iken kötü bir hastalığa yakalandı. Acımasızlığın, merhametsizliğin ve bir devletin ne kadar acımasız olabileceğinin en büyük göstergesi. Hemşire kelimesinin tercümesi 'kız kardeş' demek. Hasta zamanınızda size kız kardeşin gösterdiği şefkati gösterir. Hemşire vazifesini yapıyor, Tevfik İleri’ye ihtimam gösteriyor. Hemşireye 'Sen bu düşüklere niye bu kadar ilgi gösteriyorsun' diye soruşturma açıyorlar. Hemşirenin soruşturmaya verdiği cevap, 'Ben mesaimi devlete sattım ama vicdanımı kimseye satmadım' diyor. İşte o hemşire alkışlanır.”

Rize Valisi Çakır'ın merkeze çekilmesi

Hüseyin Çelik, merkez valiliği görevine atanan Rize Valisi Nurullah Çakır ile ilgili olarak, “Değerli valimiz Nurullah Çakır, Rize’ye çok güzel hizmetler yaptı. Bu toplantı da onun eseridir. Doğrusu ben de bugün gazetede okudum. Keşke böyle bir güne denk gelmemiş olsaydı. Bunu da üzüntü verici bulduğumu söyleyeyim. Bu siyasi iradenin bir tercihidir. Sayın valimizin çok daha hizmet yapacağı yıllar vardır. Bir nöbet ve görev değişikliği olmuş. Bugüne kadar Rize’ye, bu kültürümüze ve bütün halkımıza yapmış olduğu hizmetlerden dolayı ben de Valimize teşekkür ediyorum” dedi.

Sempozyuma, eski Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Kahraman, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Ahmet Tevfik İleri’nin kızı Cahide Aksoy ve oğlu Cahit İleri ile öğrenciler katıldı. 

Konuşmaların ardından Tevfik İleri ile ilgili düzenlenen kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi. 

BENZER YAZILAR