Her türlü ırkçılık ayaklarımız altında

Her türlü ırkçılık ayaklarımız altında

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Birisi bakıyorsunuz şehitlerin kanı üzerinden, birisi Kürt çocuklarının kanı üzerinden siyaset yapıyor. Başkalarının çocuklarının kanı üzerinden siyaset yapanlar siyasetçi değil ancak canavar olabilirler. Bu zihniyet ayaklarımızın altındadır. AK Parti bu zihniyeti reddediyor” dedi.

Çelik, seçim çalışmaları kapsamında geldiği Kulu ilçesinde belediye tarafından düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 30 Mart seçimlerinin demokrasi bayramı olması temennisinde bulundu.

Siyaseti çirkinleştirmemek ve kötü sözlerle kirletmemek gerektiğini ifade eden Çelik, “Rekabet olsun ama nezaketten mahrum olmasın. Fakat üzülerek ifade ediyorum, seçim meydanlarında ve sandıkta AK Parti'yi yenemeyenler, Başbakanın karizması altında ezilen muhalefet liderleri maalesef ağzını küfürle açıp, küfürle kapatıyor. Bundan da Türk siyaseti adına çok büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim” diye konuştu.

Her türlü ırkçılığı ayaklar altına aldıklarını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Biz insanımızı birey olduğu için seviyoruz. Hepimiz aynı Allah'ın kulları olduğumuz için birbirimize sarılmalıyız. Bizi millet yapan yüz özelliğimiz varsa bunun 90-95'i ortaktır. 5-10 farklı özelliğimizi ön plana çıkararak bu memlekette dirlik düzenliği bozan, kardeş kavgası yaratan, kan akmasına yol açanlar, Allah katından da millet katında da sorumludurlar. Bunun hesabını hep birlikte sormamız lazım. Birisi bakıyorsunuz şehitlerin kanı üzerinden, birisi Kürt çocuklarının kanı üzerinden siyaset yapıyor. Başkalarının çocuklarının kanı üzerinden siyaset yapanlar siyasetçi değil ancak canavar olabilirler. Bu zihniyet ayaklarımızın altındadır. AK Parti bu zihniyeti reddediyor. AK Parti Türkiye’yi bir başka Türkiye haline getirdi, milletin yüzünü güldürdü. Biz hizmet üretiyoruz, proje üretiyoruz, Türkiye’ye güzellikler kazandırıyoruz. Birileri de iftira üretiyor, yalan söylüyor, akla hayale gelmez şekilde AK Parti'ye, onun Başbakanına ve kadrolarına çamur atıyor. Ama çamur atanlar bilsinler ki o çamur kendi suratlarına sıçrayacaktır. Bunu unutmasınlar. CHP’nin MHP’nin yaptığı muhalefet neye benziyor biliyor musunuz? Biz Mecliste ne getirsek, hangi kanunu getirsek, ister iyi, ne olursa olsun CHP ‘Cumhuriyet elden gidiyor, Atatürkçülük elden gidiyor’ diyordu. Bir gün dedim ki onlara; 'Beyler sizin yanlışınız var. Elden giden Cumhuriyet değil CHP'dir' dedim. Siz bu memleket için ne istiyorsunuz? 17 Aralık operasyonunu yapanlara sesleniyorum; siz CHP’nin, MHP’nin, BDP’nin değirmenine su taşıdınız. Bunların söyleyecek sözü yoktu. 17 Aralık olmasaydı Kemal Kılıçdaroğlu meydanlarda ne söyleyecekti. Hadi Devlet Bahçeli, 'siz memleketi böldünüz, İmralı şöyle oldu, böyle oldu' deyip vaziyeti kurtaracaktı. Kılıçdaroğlu, sen ne söyleyecektin Allah aşkına, söyleyecek sözü yok. Eseri olmayanın yerinde yeller eser.”

Çelik, ülkesi için sağlığını feda eden, 24 saat gecesini gündüz, çırasını yıldız yaparak ülkesi ve insanı için koşturan bir liderden söz ettiklerini belirtti.

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 12 yılda 24 yıl yaşlandı. Başbakanın başbakan olmadan önceki resimlerine, bir de şimdiki resimlerine bakın. Ve siz bu insana akla hayale gelmez sözlerle saldırıyorsunuz, diktatör diyorsunuz. Ben size sorayım. Allah aşkına, diktatörün yüzüne karşı ona diktatör diyebilir misiniz? Şimdi Başbakana sanal medyada edilen hakaretleri duyuyorsunuz değil mi? Adama bin bir türlü hakaret edeceksiniz, ondan sonra çıkıp diyeceksiniz ki bu diktatördür. Böyle bir şey olabilir mi? Sonuçta demokrasi var bu ülkede. Bu demokrasinin nimetlerinden yararlanarak, demokrasi kimseye terbiyesiz olma hakkı vermez. Demokrasi kimseye nezaketsizlik yapma hakkı vermez. Bize Cumhuriyet düşmanı diyorlar ya… Eğer Cumhuriyet ve demokrasi olmasaydı biz buralarda olmazdık. Esas Cumhuriyetçi biziz. Ama biz demokratik cumhuriyet istiyoruz. Onlarınki gibi bürokratik cumhuriyet istemiyoruz. Sivil ve askeri vesayetin olduğu, bürokrasinin vesayeti altındaki bir cumhuriyet istemiyoruz. Türkiye bürokratik cumhuriyetten demokratik cumhuriyete geçiyor da bu beyler onun için rahatsız oluyorlar. İstedikleri kadar olsunlar. Biz, helal haram kavramını bilen insanlarız. Bu memlekette tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatan hangi el varsa o eli kırmak bizim namus borcumuzdur.”

Çelik, toplu açılış töreninin ardından ilçe merkezindeki esnafı ziyaret ederek, vatandaşların taleplerini dinledi.

BENZER YAZILAR