“Ergenekon’un Kazdığı Çukurlara Gömdüğünüz Delilleriniz Varsa, Hepsini Çıkarın”

“Ergenekon’un Kazdığı Çukurlara Gömdüğünüz Delilleriniz Varsa, Hepsini Çıkarın”


AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Çelik:


“Ergenekon’un Kazdığı Çukurlara Gömdüğünüz Delilleriniz Varsa, Hepsini Çıkarın”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Kayseri’deki yolsuzluk iddialarına ilişkin olarak, ”Ben diyorum ki; kasanızda bir defter varsa, belge varsa, Ergenekon’un kazdığı çukurlara gömdüğünüz başka delilleriniz varsa, hepsini çıkarın” dedi. Çelik, AK PARTi Siyaset Akademisi Programına katılmak için gittiği Kayseri’de, AK PARTi İl Teşkilatı’nı ziyaret etti. Çelik, burada düzenlediği basın toplantısında, Kayseri’deki yolsuzluk iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kayseri’nin ”bozkırın ortasında, Anadolu’nun göbeğinde bir başarı hikayesi” olduğunu ifade eden Çelik, ”Kayseri’nin şehircilikte, mimaride,özelikle marka bir şehir oluşturmadaki performansı, sadece Türkiye’de değil, dünyada da övünebileceğimiz bir örnektir. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, ilçe belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz, bakanlarımız, Ankara siyaseti, yereldeki yönetim, mülki idare ahenk içinde çalışıyorlar. Birçok ilin Kayseri’nin bu başarı örneğinden büyük dersler çıkarması gerekiyor” diye konuştu. Çelik, kentteki yatırımlar hakkında da bilgiler vererek, şöyle devam etti:

”Böyle başarılı bir şehre, bu kadar güzelliklerin paylaşıldığı şehre, bir yafta vurmaya çalışıyorsunuz, iftira atıyorsunuz; tam bir yalan rüzgarı. Herhalde CHP’li arkadaşlarımız ‘Yalan Rüzgarı’ dizisinden çok etkilenmiş olmalılar. Bakın önce Sayın Kılıçdaroğlu dedi ki ’26 sayfalık iddianame kayıp’. Son açıklamasında diyor ki ’emniyette’. 17 kişilik çeteden bahsediyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız diyor ki ’17 kişilik çete değil, Hacı Ali Hamurcu 50 kişinin adını vermiş’. Bu da tutmadı. Bu sefer dedi ki ‘Avukat Yakup Erikel’in Kayseri’ye geldiğinde otel parasını Büyükşehir ödedi’, o da yalan çıktı. ‘Efendim bir LPG istasyonuna rüşvet karşılığı ruhsat verdiler, 9 katlı, yanında da bina var, içinde market, restoran, düğün salonu var’ dedi. Bir bakıyoruz bina 2 katlı, restoran da yok, düğün salonu da yok, 9 katlı da değil; 9 kat yalan söylenmiş. Bunların hepsi fos çıktı ve Sayın Kılıçdaroğlu yalan söyleyen akıl hocaları sayesinde her seferinde Kayseri’ye tosluyor, Kayseri’deki gerçeklere tosluyor. Ertesi gün yeni bir şey icat ediyor -bugün gazetelerde de var- güya olayı kapatan savcının hanımı Büyükşehir Belediyesinde çalışıyormuş. Bakıyoruz, sayın savcının eşi Büyükşehir Belediyesinin yaptığı eğitim hizmetlerini üstlenen bir yüklenici firma var, firmanın 115 eğitmeninden birisi. Sertifikalı bir eğitmen, bin 500 lira da para alıyormuş. Eğer savcı 4-5 yıl önce bunu kapattıysa ve Büyükşehir Belediyesi tarafından mükafatlandırılacaksa 4-5 sene önce mükafatlandırılırdı. 3 ay önce işe girmiş hanımefendi.”

“Bunun adı ‘çamur atma siyasetidir”

İddiaların tutar tarafı olmadığını belirten Çelik, Kılıçdaroğlu’nun ”kişinin kimden ne kadar rüşvet aldığıyla ilgili defteri, elyazısı bizdedir, kasada saklıdır” sözünü anımsatarak, şöyle devam etti:

”Sözünü ettiği herhalde Hacı Ali Hamurcu’dur. Hacı Ali Hamurcu birilerinden rüşvet aldıysa, Büyükşehir Belediye Başkanı bunu zaten mahkemeye sevk etti, hakkında işlem yaptı ve mesele böyle çıktı ortaya. Ben şimdi buradan basın aracılığıyla Sayın Kılıçdaroğlu’na, CHP’lilere bir çağrıda bulunuyorum; insanların haysiyet ve şerefleriyle oynamayın. Elinizde sağlam deliller varken, kimseyi yolsuzlukla ve hırsızlıkla suçlamayın, bumerang gibi size geri döner. Ben diyorum ki; kasanızda bir defter varsa, belge varsa, Ergenekon’un kazdığı çukurlara gömdüğünüz başka delilleriniz varsa, hepsini çıkarın. Savcı diyor ki ‘kimde ne delil varsa bana getirsin’. CHP’liler, Sayın Kılıçdaroğlu oradan diyor ki ‘Savcının görevi delil toplamak’. Sen ‘benim kasamda’ diyorsun, zorla mı alacak? 8 yıldır AK PARTi iktidardadır ve 2004’ten beri de belediyelerin yüzde 60’ı AK PARTilidir. Eğer bildiğiniz bir yolsuzluk, usulsüzlük, kamuya zarar veren, devlet malına zarar veren, yetimin hakkını yemeye yönelik bir şey varsa, bir tespitiniz varsa, derhal mahkemelere gidin, savcılıklara teslim edin gereği yapılsın. Eğer yapmaz da sadece bunu sözlü olarak ifade ederseniz, bunun adı ‘çamur atma siyasetidir’. Duvara çamur at, tutmazsa izi kalır.”

“Nitelikli dolandırıcılıktan, resmi evrakta sahtecilikten yargılanan arkadaşlarına baksın”

”Sayın Kılıçdaroğlu ille de yolsuzluk, ille de usulsüzlük arıyorsa, yakınına, en yakınındakilere baksın, nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan arkadaşlarına baksın, resmi evrakta sahtecilikten yargılanan arkadaşlarına baksın” diyen Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bu da yakında ortaya çıkacak, göreceksiniz. Onun için tekrar altını çiziyorum, temiz siyaset tamam, rekabetçi siyaset, sonuna kadar, rekabet dürüstlük gerektirir, rekabet nezaket gerektirir. Şimdi siz AK PARTi’nin Büyükşehir Belediye Başkanını, onun çalışma arkadaşlarını, camiamızı bir yalan rüzgarı ile lekelemeye çalışacaksınız; kamuoyu bunlara inanmıyor ve kanmıyor. Buyurun, sıfır, baştan delillerinizi götürün adliyeye, savcılıklara, yeniden, baştan yargılama yapılsın. Kimin ne suçu varsa, kimin ne ihmali kusuru varsa bu ortaya çıksın. ‘Efendim niye mülkiye müfettişleri buraya gelmemiş?’ Biliyorsunuz idari suçlarla ilgili olarak valilikten muhakkik tayin edilir. Bir vali muavini bunu incelemiş, incelemeden sonra bir suç unsuru bulursanız o zaman bakanlıktan müfettiş istersiniz ve gelin bunun üzerine gidin dersiniz. Böyle bir şey bulunmamış. Savcının hanımını belediyede çalışmakla suçluyorsunuz, diyorsunuz ki ‘şeytan üçgenin de o da var’. Mülkiye müfettişi de İçişleri Bakanlığına bağlıdır. Senin lehine, senin istediğin gibi bir rapor çıkmayınca ‘o da hükümetin emrindedir’ diyeceksin. Bütün alem, bütün dünya, bütün denetim mekanizmaları yolsuzluk ve usulsüzlük içinde de siz sağlam mısınız. Bu yaklaşım kabul edilebilir bir yaklaşım değil.”

Çelik, yurt dışına gidildiğinde Türkiye’nin imajının daha yakından görüldüğünü ve hissedildiğini ifade ederek, ”bütün dünya Türkiye’yi takdir ederken, Kılıçdaroğlu’nun uçuk kaçık vaatlerle iktidara gelebilmek için her türlü vasıtayı meşru kabul ettiğini” ifade etti. Kayseri’ye her gelişinde güzelliklere tanık olduğunu ancak bunu görebilmek için de göz olması gerektiğini dile getiren Çelik, ”Kayseri gibi bir şehirde, şehri ortasından ikiye bölen bir nehir var. Sayın Özhaseki gibi de başarılı bir belediye başkanı var. Belediye Başkanı, nehirden karşıdan karşıya geçerken suyun üzerine basa basa geçiyor. Sayın Kılıçdaroğlu gibi bazıları da onu halkın gözünden düşürmek için ‘bakın başkanınız yüzme bile bilmiyor’ diyorlarmış. Kronik muhalif olmak budur. Siz iyiyi takdir ederseniz, bir şeye karşı çıktığınızda da inandırıcılığınız olur. Kayserilinin ak ve pak yüzüne birilerinin kara çalması operasyonunun tutmayacağını ve CHP’nin bundan önceki bütün iddialarında olduğu gibi bu iddiada da gerçeğe tosladığını, hakikate tosladığını, başarıya tosladığını ve halkın mahşeri vicdanında mahkumiyet gibi bir engelle karşılaştığını ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

31.12.2010