“Başkasının Konuşma Özgürlüğünü Engelleyerek, Özgürlükten Söz Edemezsiniz”

“Başkasının Konuşma Özgürlüğünü Engelleyerek, Özgürlükten Söz Edemezsiniz”


AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Çelik:

“Başkasının Konuşma Özgürlüğünü Engelleyerek, Özgürlükten Söz Edemezsiniz”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki öğrenci protestosu ve yumurta atılmasıyla ilgili, ”Başkasının konuşma özgürlüğünü kendini ifade etme özgürlüğünü engelleyerek, özgürlükten söz edemezsiniz. Türkiye, bu ve benzeri filmleri geçmişte çok gördü. Umarım herkes geçmişten, 70’li yıllardan ders alır ve gençler kimseye alet olmazlar, diye temenni ediyorum” dedi.

Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, sorular üzerine, üniversitelerde yaşanan öğrenci olaylarını değerlendirdi. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum’un dün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde protesto edildiklerinin hatırlatılması üzerine, Çelik, ”Bütün gençlerimizin başımızın üzerinde yeri var. Biz onları her zaman ve her zeminde dinlemeye hazırız”dedi.

“Umarım herkes geçmişten ders alır ve gençler kimseye alet olmazlar”

Öğrencilerin, taleplerini usulünce, yasal çerçevede ve medeni ölçüler içerisinde yapması gerektiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

”İşte demokrasi budur. Başbakan Dolmabahçe’de rektörlerle ciddi bir toplantı yapıyor ‘Yok efendim biz de gidip katılacağız’. Dolmabahçe Buluşmaları’nda bir format var. Biz ses sanatçılarını çağırdığımız zaman mali müşavirler gelip kapıya dayansa, ‘Bizi niye çağırmadınız, bizim de söyleyeceklerimiz var’ derse, bu kabul edilebilir mi? Yazarları topluyoruz, hal esnafı geliyor diyor ki, ‘Başbakan bizi de dinlesin’ derse, böyle bir şey var mı?

Her yerin bir usulü adabı var, usuller içerisinde yasal çerçevede yapıldığı zaman buna söyleyecek bir şey yok. Ama başkasının konuşma özgürlüğünü kendini ifade etme özgürlüğünü engelleyerek, özgürlükten söz edemezsiniz. Türkiye bu ve benzeri filmleri geçmişte çok gördü. Umarım herkes geçmişten ve 70’li yıllardan ders alır ve gençler kimseye alet olmazlar, diye temenni ediyorum. ”

Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ocak ayı başında Dolmabahçe’de gençlik temsilcileri ile bir araya geleceğini, yalnız öğrencilerin değil, çalışan gençlerin, kalfaların temsilcilerinin de davet edileceğini söyledi. Bir gazetecinin, ”Öğrenciler taleplerini iletmek üzere Dolmabahçe’ye gittiklerini, ağızları kapatıldığı için bu protestoyu yaptıklarını söylediler. Eğer görüşme talepleri olursa, bu öğrencilerle görüşür müsünüz?” şeklindeki sorusu üzerine Çelik, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin olayın ardından kendisini aradığını, öğrencilerin kendi taleplerini iletmek istediğini, söylediğini aktardı. Çelik, ”Ben de Sayın Çelebi’ye, ‘Madem gençler sizinle irtibatlı, beni arasaydınız’ dedim. O gençler Başbakan’a taleplerini iletmek istediklerinde bu Dolmabahçe Buluşması’nda olmayabilir. Başka bir zeminde bu olabilir. Ben bunu görev telakki ederim. En aykırı gruplar geliyor burada bizimle görüşüyorlar. Ama bunun yolu yordamı usulü var. Türkiye bir hukuk devletidir, herkes her istediği zaman istediği yerde, istediği zeminde istediğini söyleme hakkına sahip değil” diye konuştu. ”Ali Babacan, eylem yapan öğrencilerin arkasında ‘örgüt’ olduğunu söyledi, Başbakan da buna benzer yorumlarda bulundu” denilmesi üzerine Çelik, ”Elbette bu olaylar spontane de olabilir. Ama zaman zaman da bunların arasına dalan, bunu kendine meslek edinmiş kişiler var. Bunlar da polis kayıtlarında mevcuttur” karşılığını verdi.

09.12.2010