“İslam Dinini Siyasete Alet Etmek Müslümanlara Yapılabilecek En Büyük Hakarettir”

“İslam Dinini Siyasete Alet Etmek Müslümanlara Yapılabilecek En Büyük Hakarettir”


Doç. Dr. Çelik:

“İslam Dinini Siyasete Alet Etmek Müslümanlara Yapılabilecek En Büyük Hakarettir”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK PARTi’yi inanç sömürüsü yapmakla suçlamasına ilişkin olarak, “İslam dini üzerinden günlük siyasi polemik yapmak, İslam dinini siyasete alet etmek, bizatihi İslam dininin kendisine ve o dinin mensuplarına, Müslümanlara yapılabilecek en büyük haksızlık ve hakarettir… Sayın Kılıçdaroğlu, bizi inanç sömürüsü yapmakla suçlarken lütfen kendisine ve kendi partisine baksın. Yeri geldiği zaman CHP, oy hesabı için çarşafa sarılmıştır, yeri geldiği zaman çarşaf yırtmıştır, yeri geldiği zaman başörtüsünü mahkemelere taşımıştır, yeri geldiği zaman yine oy kaygısı ve hesabıyla başörtüsünü biz hallederiz demiştir” dedi.

Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Grup Toplantısı’nda AK PARTi’yi inanç sömürüsü yapmakla suçladığını ifade ederek, “Hükümeti, AK PARTi’yi ve tüm AK PARTi camiasını ‘mevki, makam için her şeyi yaparlar, her şeyi satarlar’ gibi hiç de nazik olmayan, hiç de şık olmayan, hiç de yakışmayan ifadelerle bizim inanç sömürüsü yaptığımızı söyledi” dedi. Çelik şunları kaydetti:

“Sayın Başbakanın Süleymaniye Camii’nde Bayram Namazı kılmasını, Bayram Namazından sonra orada vatandaşlarla bayramlaşmasını, herhalde binlerce kişilik kalabalık içerisinde Sayın Başbakanın teker teker her vatandaşın kulağına bayram tebriklerini iletmesi mümkün değil. Orada bir kalabalık toplanmıştır, Sayın Başbakan halkıyla birlikte olmuştur. Ve orada bir siyasi propaganda konuşması asla söz konusu değildir, bir parti bayrağı sallanması söz konusu değildir, bir miting havası söz konusu değildir. Ancak Sayın Başbakan halkımızın sevincini paylaşmıştır, bayramını onlarla birlikte paylaşmıştır ve bayram kutlamasında bulunmuştur. Birlik, beraberlik mesajları vermiştir. Güzellikle dolu mesajlar vermiştir. Bundan dolayı Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir yaklaşım sergilemektedir.”

“CHP oy hesabı için yeri geldiği zaman çarşafa sarılmıştır, yeri geldiği zaman çarşaf yırtmıştır”

Kutsal dini değerler üzerinden, İslam Dini üzerinden günlük siyasi polemik yapmanın, İslam Dini’ni siyasete alet etmenin, bizatihi İslam Dini’nin kendisine ve o dinin mensuplarına, Müslümanlara yapılabilecek en büyük haksızlık ve hakaret olduğunu belirten Çelik, “Din üzerinden siyaset yapmayı, dini günlük siyasi polemiklerin ve tartışmaların konusu yapmayı, biz elimizin tersiyle kenara itiyoruz” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“AK PARTi din ve vicdan özgürlüğünü, temel insan hak ve özgürlüklerinden kabul eder. Sadece Müslümanların değil, her din mensubunun kendi dini inancına sahip olması, onun pratiğini yerine getirmesi ve kendisini bireysel hayatını, dini inançları doğrultusunda tanzim etmesi konusunda yapılması gereken neyse, bunu yapmaktan yana olan, bu yönde adım atan bir Partidir. Hangi mezhep mensubu kendi inançları doğrultusunda neyi yapmak istiyorsa bundan yana olan, bununla ilgili bir değişim dönüşüm iradesini ortaya koyman bir partidir. Bu açıdan Sayın Kılıçdaroğlu, bizi inanç sömürüsü yapmakla suçlarken lütfen kendisine ve kendi partisine baksın. Yeri geldiği zaman CHP, oy hesabı için çarşafa sarılmıştır, yeri geldiği zaman çarşaf yırtmıştır, yeri geldiği zaman başörtüsünü mahkemelere taşımıştır, yeri geldiği zaman yine oy kaygısı ve hesabıyla başörtüsünü biz hallederiz demiştir. Esas inanç sömürüsü, esas din üzerinden siyaset yapmak ve din istismarı yapmak budur. Sayın Başbakanın Cuma namazına halkıyla birlikte gitmesi, onların bayramını kutlamasıyla, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir cenazeye gidip iştirak etmesi, orada Fatiha okuması, kameralar üzerindeyken ellerini kaldırıp Fatiha okuması arasında Allah aşkına ne fark var? Cumhuriyet Halk Partililer inanç sömürüsünden söz ederken biraz şöyle kendilerine baksınlar.”

24.11.2010