“Neredeyse Öğretmenler Hint Fakiri Yapılıyor”

“Neredeyse Öğretmenler Hint Fakiri Yapılıyor”


Doç. Dr. Çelik:

“Neredeyse Öğretmenler Hint Fakiri Yapılıyor”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak, “maalesef öğretmenlik mesleğiyle bağdaşmayan, öğretmenlerimize yakışmayan zaman zaman bazı sıfatlar yakıştırılıyor. Öğretmenler açtır, öğretmenler sefildir. Yarışa girdi sendikalar, biri diyor ki yoksulluk sınırındadır, birisi diyor açlık sınırındadır, diğeri neredeyse öğretmeni Hint fakiri yapıyor. Bunlar öğretmenlik mesleğiyle, öğretmenliğin ulviliğiyle, bu kutsal meslekle bağdaşan şeyler değil” dedi.

Doç. Dr. Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Öncelikle tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan Çelik, “Öğretmenlik mesleğiyle bağdaşmayan, öğretmenlerimize yakışmayan zaman zaman bazı sıfatlar yakıştırılıyor. Öğretmenlik mesleği o manasıyla gerçekten derinlemesine anlamıyla değil, o mesleğin kutsallığıyla değil, efendim öğretmenler açtır, öğretmenler sefildir. Yarışa girdi sendikalar, biri diyor ki yoksulluk sınırındadır, birisi diyor açlık sınırındadır, diğeri neredeyse öğretmeni Hint fakiri yapıyor. Bunlar öğretmenlik mesleğiyle, öğretmenliğin ulviliğiyle, bu kutsal meslekle bağdaşan şeyler değil” dedi. Çelik şunları söyledi:

“Elbette öğretmenlerimizin insanca yaşama hakkı vardır ve yarın endişesi taşımadan, çoluk çocuklarının rızk endişesi içerisinde olmadan öğrencilerini geleceğe hazırlamaları hepimizin arzusudur ve hükümetlerin çabaları da bugüne kadar bu yönde olmuştur. Tabi muhalefetin tavrını elbette anlıyoruz. Muhalefet bir şekilde çeşitli meslek grupları üzerinden rant elde etmeye, muhalefet yapmaya çalışıyor. Son 2010 yılı Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporuna göre, satın alma paritesine göre Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 13 bin 300 küsur civarındadır. Dolayısıyla, mukayese yaparken, bir ülkedeki geçim standardını, bir ülkedeki hayat seviyesini, bir ülkede kamu çalışanlarının aldıkları maaşları mukayese ederken, bu göstergeleri de bilmek ve bunları da karşılaştırmak zorundayız. Ama bu hesapları yapmadan, efendim öğretmene sadaka gibi maaş, öğretmen açtır, öğretmenlerin geçim dramı yürekleri parçalıyor şeklindeki yaklaşımlar ve tutumların, öz Türkçe’de adı kışkırtmadır, Türkçe’de bunun adı tahriktir, Fransızca’da bunun adı ajitasyondur. Bu yakışmıyor.”

“Maaşlarda yüzde 200’lük artış var”

2002’de, 1’in 4’ünden maaş alan bir öğretmenin, 386 lira ek ders ve aile yardımı olmadan maaş aldığını, ek ders ve aile yardımı da ilave edildiği zaman bu rakamın 503 dolar olduğunu ifade eden Çelik, “Peki şimdi nasıl? 2010 yılında 1’in 4’ünden maaş alan bir öğretmenimizin ek ders ücreti ve aile yardımı dahil olmadan eline geçen 1120 dolardır. Ek ders ücreti, aile yardımı ilave edildiği zamana da 1520 dolardır. 2002 yılında öğretmenin eline geçen para 503 dolardır, 2010 yılında 1520 dolardır. Peki artış dolar bazında ne kadardır? Yüzde 200’lük bir artış sağlanmıştır” dedi. Öğretmen maaşlarındaki artışa ilişkin olarak Çelik şunları söyledi: Peki ek ders ücretlerinde durum neydi? 2002 yılında bir öğretmenin ek ders ücreti 3 lira 27 kuruştu. Peki şimdi ne oldu bu? 8 lira 32 kuruş oldu. Dolar bazında nasıl oldu? 2002 yılında öğretmenin ek ders ücreti 2 dolardı, şimdi 5 dolar 73 cent oldu. Burada da yüzde 200’lük yaklaşık bir artış var. Peki 8’in 1’inden maaş alan bir öğretmenimiz, yeni mesleğe başlamış bir öğretmenimizde durum nedir? 2002 yılında yine çıplak maaş 310 dolar, ek ders ücreti, aile yardımıyla birlikte 427 dolardır. Bugün ise 968 dolar çıplak maaş, ek ders ücreti ve aile yardımıyla birlikte 1368 dolardır. Şimdi dolar bazında baktığınız zaman mesele böyle. Türk Lirası bazında baktığınız zaman, aşağı yukarı yine diyelim ki 600 lira alan bir öğretmen, 1800 lira alıyor, yüzde 200’lük bir artış var. Bu bol keseden ben veririm, biz iktidara geldiğimizde şu kadar veririz diyenleri bu ülke çok görmüştür, 2 anahtar vaat edenleri görmüştür. Kim ne verirse, ben 5 fazlasını veririm diyenleri görmüştür. Ama neticede bu halk dalkavukluğunu yapanlar, bu popülist özellikle hesapları yapanlar memleketi iyi yere götürmemişlerdir. Bir ailenin hesabı kitabı ve bütçesi olduğu gibi, bir devletin de hesabı kitabı ve bütçesi vardır. Ve buna göre hareket etmezseniz, kesinlikle yaptığınız popülizm olur, kimseye inandırıcı da gelmez.”

“13 bin kilometre duble yoldan dolayı trafik kazalarında büyük azalmalar meydana gelmiştir”

Gerek CHP, gerekse MHP liderlerinin duble yollara rağmen trafik kazalarının azalmadığına ilişkin iddialarına da yanıt veren Çelik, 2002 yılında yaklaşık 9 milyon 300 bin civarında aracın trafikte olduğunu, bugünse 14 milyon 943 bin 715 adet motorlu taşıtın trafikte bulunduğunu söyledi. Araç sayısında yaklaşık yüzde 62’lik bir artışın meydana geldiğini kaydeden Çelik, “Peki bu arada trafik kazalarında durum nedir? 1 milyon araca düşen ölü sayısı diye dünyada yapılan bir hesap vardır. Bu hesaba göre 2002 yılında 1 milyon araca düşen ölü sayısı ölümlü kazalardan dolayı 449 ölüdür. Bu motorlu taşıt araçlarının artmasıyla birlikte eğer gerekli tedbirler alınmamış olsaydı, 2002’deki aynı oran devam etmiş olsaydı, bugün bu 1 milyon araca 727 ölü olarak ortaya çıkardı. Ancak alınan tedbirler sonucunda, duble yolların devreye girmesiyle birlikte, halkımızın daha bir parça bilinçlenmesi sebebiyle 2009 yılı itibariyle bu rakam 300’e düşmüştür” dedi. Çelik şöyle devam etti:

“Peki bu iyi midir? Bir tek vatandaşımızın hayatını kaybetmesi bile kabul edilebilecek bir şey değil. Ama takdir edersiniz ki, karayolu alt yapısı en gelişmiş olan ülkelerde bile maalesef karayollarındaki ölümlü kazalara sıfırlanamamıştır. Yeryüzünde böyle bir şey yoktur; ama bunun asgariye indirilmesi özellikle önemlidir ve Hükümetimizin de çabası bu yöndedir. Sadece fikir vermesi açısından bir rakam daha vereyim. Mesela 1 milyon araca düşen ölü sayısı 1999’da 714 kişi, 2000 yılında 633 kişidir. Bu yüksek rakamlar yapılan yaklaşık 13 bin kilometre duble yoldan dolayı bu trafik kazalarında büyük azalmalar meydana gelmiştir.”

24.11.2010