“Bu Tam Bir Sokak Jargonu”

“Bu Tam Bir Sokak Jargonu”


Doç. Dr. Çelik: “Bu Tam Bir Sokak Jargonu”

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine yanıt verirken, ”Cumhurbaşkanı’na ‘kim oluyorsun’ diyeceksin, Başbakan’a ‘kim oluyorsun’ diyeceksin. Bu nasıl bir üslup? Bu tam bir tam sokak jargonudur” dedi.

Doç. Dr. Çelik, AK PARTi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup toplantılarında AK PARTi ile AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine yanıt verdi.

“Resepsiyon, anamuhalefet partisinde depresyona yol açtı”

Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünün cuma günü kutlanacağına işaret eden Çelik, ”Sevinç ve gurur vesilesi olması gereken Cumhuriyet resepsiyonunun maalesef anamuhalefet partisinde bir depresyona yol açtığını” söyledi. Çelik, şöyle konuştu:

”İlk defa Cumhuriyet resepsiyonu, adında cumhuriyet olan bir partide ne yazık ki depresyona yol açıyor. Bunu ibretle takip etmeye devam ediyoruz. Dün siyasi parti gruplarının TBMM’de toplantıları vardı. Bu toplantılarda gerek anamuhalefet lideri tarafından, gerekse MHP lideri tarafından dile getirilen bazı hususlarla ilgili partimizin görüşlerini paylaşmak istiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, dün grubunda yaptığı konuşmada hükümetin Deniz Feneri dosyasına niçin sahip çıkmadığını soruyor. Ve bizi adeta defalarca da söyledikleri gibi Deniz Feneri’nde bazı şahısları kolladığımızı, koruduğumuzu, savsakladığımızı, ötelediğimizi bununla ilgilenmediğimizi iddia ediyorlar. Bu iddialar kesinlikle gerçek dışıdır. Bir bilgi notu da dağıtacağız.”

“Anamuhalefet bu deniz feneri sakızını çiğnemeye devam ediyor”

Bu konuda yapılan tüm girişim ve işlemlerle ilgili gazetecilere bilgi notu da dağıttıran Çelik, bütün yazışmaların yapıldığını dile getirerek, ”bütün yazışmalar zamanında yapılmış olmasına rağmen anamuhalefet ve muhalefet sözcüleri maalesef bu deniz feneri sakızını çiğnemeye devam ediyorlar. Kendilerini dürüst olmaya davet ediyorum” dedi. Başbakan Erdoğan’ın, insanların yardım kuruluşlarına yaptıkları yardımlarla ilgili Kızılay’ın 2 Nisan 2010’da Kızılay Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmadan kesitler de veren Hüseyin Çelik, hayırseverlik adına, sosyal sorumluluk adına verilen paralar, birileri tarafından hiç ediliyorsa, suiistimal ediliyorsa bunun emanete ve namusa hıyanet olduğunu söyledi. Bunu kim yaparsa yapsın adaletin yakasına yapışması gerektiğini ifade eden Çelik, AK PARTi olarak gocunulacak hiçbir şeyin söz konusu olmadığını dile getirdi. Bu konuyla ilgili Kılıçdaroğlu’nun ”iftira attığını” belirten Çelik, Almanya’da bir failin ”Benim arkamda Başbakan var” sözlerini Kılıçdaroğlu’nun dillendirdiğini söyledi. Bu kişinin sözleriyle ilgili yargı sürecinin başladığını ve gerekli yanıtı defalarca verdikleri söyleyen Hüseyin Çelik, ”Bu iftiralar, bu yalanlar tekzip edildi ve bununla ilgili yargı süreci başlatıldı” diye konuştu. Bir İngiliz gazetesinin, Türkiye’de AK PARTi’ye İran’dan para gönderildiği iddiasını ortaya attığını hatırlatan Çelik, ”Biri, bir deli, bir edepsizce iftira ortaya atar ama benim ülkemin anamuhalefeti tekzip edilmesine rağmen, elde bir delil olmamasına rağmen buna yapışırsa, bunun doğruluğunu kabul ederse, bunu aleyhimizde bir itham olarak sürekli olarak itham ederse ben sadece teessüf ederim” dedi.

“Siyaset nezaket, nezih üslup ister”

Kılıçdaroğlu’nun bir başka iddiada daha bulunduğunu, Başbakan Erdoğan’ın muhtelif zamanlarda yaptığı konuşmaları, ”Sözünden döndü, sözünü tutmadı” diyerek gündeme taşıdığını anlatan Çelik, şöyle konuştu:

”Kılıçdaroğlu’nun bazı ifadelerini paylaşmak istiyorum. ‘Sana omurgasız derler’, ‘Sen zaten omurgasız birisin’. Bir anamuhalefetin lideri bunu Başbakan’a söylüyor. ‘Peygamber sevgisi sende bir günlük mü?’, ‘Kıvırmaya başlıyor’, ‘Sen kim oluyorsun?’. Cumhurbaşkanı’na ‘kim oluyorsun’ diyeceksin, Başbakan’a ‘kim oluyorsun’ diyeceksin. Bu nasıl bir üslup? Bu tam bir tam sokak jargonudur. Sayın Bahçeli biliyorsunuz, maalesef bunu çok sık kullanıyordu. Sayın Kılıçdaroğlu da bunun prim yaptığını zannediyor. ‘Sonra okurken yüzün kızarır mı, halka yalan söylemek mi, ellerine kimse su dökemez’. Bütün camiamızı kast ediyor. Bizi yalan söylemek ve yalancılıkla itham ediyor. 180 derecelik kıvırmadan söz ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bizim için kullandığı bu ifadeleri ben kendileri için kullanarak ağzımı kirletme niyetinde değilim. Siyaset nezaket ister, nezih üslup ister. Biz bu nezih üslubu bir tarafa bırakmayacağız.”

27.10.2010