Kitapları

Genç Kalemler Mecmuası Üzerinde Bir Araştırma

II.Meşrutiyet sonrası Türk Fikir ve Edebiyat hayatında mühim bir rol oynamış olan “Genç Kalemler” mecmuası bugüne kadar bir bütün olarak ele alınmış ve incelenmiş değildir. Çeşitli monografilerde, edebiyat tarihlerinde, ansiklopedilerde ve o devre dair araştırmalarda yer yer zikirler ve atıflar dışında, “Genç Kalemler” Mecmuası sistematik bir tetkike tabi tutulmamıştır.

1910-1912 yılları arasında 33 sayı çıkmış olan mecmua, bilhassa “Yeni Lisan” hareketiyle o devrin kültür hayatına tesir etmiş, hatta Cumhuriyet dönemindeki dil hareketleri büyük nisbetle oradan kaynaklanmıştır. Dilde Türkçülük, hakikatte yeni bir kültür ideolojisidir. Ve Genç Kalemler, bu ideolojinin “nâşir-ı efkârı”dır. II.Meşrutiyetin getirdiği o anarşik hürriyet ortamında insicamlı bir dil, kültür ve edebiyat faaliyeti, Türkçülük ideolojisine göre, önce bu mecmua etrafında toplanmıştır.

“Yeni Lisan” yazarlarının ve onların tesiriyle başka yazarların ileri sürdükleri fikirler, esas itibariyle bugün de geçerliliğini korumakta ve münakaşa edilmektedir. Ziya Gökalp’ın “Dilde Türkçülük” olarak sonradan sistemleştirdiği görüşlerin hareket noktası “Yeni Lisan” olduğu gibi, Servet-i Fünûn ve Fecr-i Atî Osmanlıcasından ve “Tasfiyecilik” akımından tâbiî ve yaşayan Türkçe’ye geçiş, Genç Kalemler”in fikrî ve edebî mücadelesiyle mümkün olmuştur.

Ancak biz çalışmamızda mecmuayı sadece dil bakımından değil, ihtiva ettiği bütün konular itibariyle inceledik. Bu muhteva tetkikini bu çalışmanın çerçevesine sığdırmak için teferruattan ziyade, ana fikirler ve hâkim görüşler üzerinde durduk. Bu maksatla mecmuanın dört cildinde yayınlanan yazıları tek tek ele alarak bunları, dil, edebiyat, felsefe, sosyoloji, müsbet ilimler gibi ana başlıklar altında ele aldık. Ayrıca “Genç Kalemler” mecmuasının hazırlık devresini teşkil eden “Hüsün ve Şiir” mecmuasını genel olarak inceledik. Bunun yanında “Genç Kalemler” mecmuası üzerinde bundan sonra çalışacakların ve şu veya bu şekilde mecmuadan yararlanacakların istifadesine sunulmak üzere hazırlanmıştır.

II.Meşrutiyet devri fikir ve edebiyat hayatımızın bir cephesini aksettiren “Genç Kalemler” mecmuası üzerindeki bu araştırmamız, bundan sonraki araştırmalara sadece bir başlangıç mahiyetindedir. Mecmuanın bilhassa devrinde maruz kaldığı tenkitler de gözönünde bulundurularak, daha geniş ve derin şekilde incelenmesi ve bu suretle Türk kültür ve edebiyat tarihindeki çok mühim yerinin ve katkısının aydınlatılması her bakımdan yararlı olacaktır.

Bu araştırmamız esasen Prof.Dr. Birol Emil yönetiminde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştı. Milli edebiyat sahasındaki araştırmaların azlığı, öğrencilerimize Milli edebiyat derslerinde yardımcı bir kaynak temini düşüncesi, bizi bu araştırmayı yeniden gözden geçirip bazı ilavelerle yayınlamaya sevketmiştir. Bu vesile ile öncelikle hocam Prof.Dr.Birol Emil’e, eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Osmanlı Yanlısı İngiliz Dış İşler Komiteleri

Osmanlı Yanlısı İngiliz Dış İşler Komiteleri Bu eserin adı, başlangıçta, Osmanlı Sultanlarına ve devlet adamlarına sürekli “Remain to be yourself” çağrısında bulunan Foreign Affairs Committee (Dış İşler Komiteleri)’nin bildirilerinden hareket edilerek “Müslüman Türk, Kendin Olarak Kal” şeklinde düşünülmüştü. Ancak sonradan bazı mülahazalarla bu isim değiştirildi.

Bu söz, aslında adı geçen komitelerin kurucusu ve fikir babası David Urguhart hakkında “Giriş” kısmında detaylı bilgi verilmiştir. Samimi bir Türk dostu olan Urguhart ve Foreign Affairs Committe’ler, ülkemizde neredeyse hiç tanınmıyor. Bu eserle, 19.asrın ikinci yarısında Türkiye’yi hemen her milletlerarası meselede müdafaa etmiş, Avrupa’da çok kötü şekilde uyandırılan Türk imajına karşı Türklerin faziletlerini ön plana çıkarmış olan bazı İngiliz aydınları ve onların genel olarak Müslümanlarla ilgili, özellikle de Türklerle ilgili görüşlerini tanıtmak istedik. Bu eserin adı “Osmanlı Devleti’nin Zor Günlerinde Batı’dan Dost Sesler” veya “XIX.Asırda Türk Dostu İngilizler ve Fikirleri”de olabilirdi.

Türk okuyucusu, genelde Batılıların bizi hep kötülemelerine alıştığı için, bu eserde Hıristiyan aydınların ağzından Hıristiyan Batı aleyhinde söylenmiş, Müslüman Türkleri faziletin timsali olarak takdim eden ısrarlı ifadeler karşısında hayrete düşebilir. Aynı hayrete biz de düştük. Eserde fikirlerine yer verilen insanların samimiyeti ile ilgili hep “acaba” dedik. Ancak gerek İngiliz Devlet Arşivi (Public Record Office)de gizli İngiliz belgeleri üzerinde, gerekse Başbakanlık Arşivi’nde yaptığımız araştırmalarda sözkonusu kimselerin son derece samimi insanlar olduklarına kanaat getirdik; hatta tıkanmış oldukları tavırlarından dolayı kendi ülkelerinin resmî makamları tarafından ihanetle suçlandıklarını gördük. Bunun isbatı olarak İngiliz Devlet Arşivi’nden aldığımız bazı gizli belgelere eserin girişinde yer verdik. Türkiye Cumhuriyeti’ne şekil veren bütün inkılapların temellerinin özellikle XIX.asrın ikinci yarısında atıldığı bilinmektedir.

Batılılaşma maceramızda çok önemli bir dönem olan XIX.asır bilinmeden bugünün anlaşılması imkânsızdır. Batı karşısında zayıf düşmüş ve sürekli onların reform paketleriyle muhatap olmuş Osmanlı Devlet adamlarına, bazı İngiliz aydınlar gazete makaleleriyle, yayınladıkları bildirilerle, mektuplarla “Sakın Batı’ya güvenmeyin; size reform adı altında sunulan paketler sizin idam fermânınızdır. Sizin tek kurtuluşunuz, size Kur’ân-ı Kerim ile indirilen hükümlere sadakatle bağlı kalmanızdır.” Uyarısında bulunuyorlardı. Bu enteresan değil mi? Söz konusu şahısların, cemiyetlerin günümüz için geçerliliğini yitirmiş görüşleri de vardır. Burada yer verdiğimiz yazılarda ileri sürülen görüşlere tamamen katılma veya tamamen reddetme mevkiinde değiliz. Şimdiye kadar duyduklarımıza, okuduklarımıza hemen hiç benzemeyen bu görüşleri ilim âleminin mütalaasına sunuyoruz. Bu eserin muhtevası hem tarihçileri, hem sosyologları, hem edebiyatçıları, hem ekonomistleri, hem siyaset bilimcileri, hem de bugün bulunduğumuz noktaya nerden ve nasıl geldiğimizi merak eden herkesi ilgilendirir.

Özellikle devlet adamlarımızın, diplomatlarımızın, bu gün de yüz küsur yıl önceki oyunlarla karşı karşıya olduklarını anlamaları için bu eseri okumaları gerektiği düşüncesindeyiz. XIX.asırda İnglitere’nin dünyanın en büyük süpergücü olduğu ve o dönemin dünya siyasetine şekil vermekteki etkinliği gözönünde bulundurulursa tarihte İngiltere’nin resmi siyasetine isyan etmiş ve Türkiye’nin yanında yer almış İngilizlerin görüşleri daha da ehemmiyet kazanır. Bu eserde, David Urguhart’ın, dolayısıyla Foreign Affairs Cmmitee’lerin 1838 Türk-İngiliz Ticaret Antlaşmasının Osmanlı ekonomisi için bir tuzak olduğu, Kırım Savaşı’na Osmanlı Devleti’nin yanında katılan İngiltere ve Fransa’nın aslında Rusya’ya yardım ettikleri, Batılıların desteğindeki 1866-1867 yılı Girit isyanının iç yüzü, 1875 Bulgar, 1876 Bosna-Hersek isyanlarının amacı, Osmanlı Hıristiyanlarının durumu, Rusya’nın Türkiye üzerindeki emellerinde Batıyı çok rahat kullandığı, Osmanlı maliyesini alt üst eden dış borçlanma, yabancı müdahalesine boyun eğme, reform adı altında Batı’yı taklit etme vs. ile ilgili görüşlerini bulacaksınız.

Bu eser başta İngiltere’de Public Record Office, Newspaper Library, British Library Orientel Colloections, National Register Of Arcihives; İstanbul’da Başbakanlık Arşivi, Deniz Arşivi; Ankara’da, Milli Kütüphane ve Tarih Kurumu Kütüphanesi’ndeki çalışmalarımız sonucu ortaya çıkmıştır. Buradaki yazıların çoğu Foreign Affairs Commitee’lerin yayın organı olan Free Press ve The Diplomatic Review gazetelerinden alınmıştır. Ancak Public Record Office, Başbakanlık Arşivi belgelerinden, House Of Commons (İngiliz Avam Kamarası) zabıtlarından ve dönemin İstanbul basınından alınmış yazılara da yer verilmiştir. En önemlisi, bütün bu yazılar Türkiye’de ilk defa yayınlanmaktadır. Giriş kısmında, XIX.asrın ikinci yarısında İngiltere kamuoyunda, Türklere yönelik üç ayrı bakış açısı tanıtılmış, ardından üçüncü görüşü temsil eden Foreign Affairs Committee’ler ve ileri gelen mensupları tanıtılmıştır. Kitapta yer alan tercümelerde olabileceğince İngilizce olan esas metinlere bağlı kalınmıştır.

Bu eserin ortaya çıkmasını, birinci dereceden İngiltere ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde araştırma yapmam için gerekli görevlendirmeyi sağlamış olan İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetimine borçluyum. Kendilerine teşekkürü borç bilirim. Bunun dışında bu eserin çıkmasında maddî ve manevi desteğini gördüğüm herkese teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ederim.

GAZİANTEP

SOSYAL MEDYA

302Subscribers+1
1,037,669FollowersFollow

SON GÖRÜNTÜLENLER